Sektör işveren katkısında ısrarcı

Otomatik BES’te 2 aylık cayma hakkı süresinin 6 aya çıkartılması, sistemden ayrılanların istedikleri zaman yeniden giriş yapabilmeleri, 1000 liralık ek devlet katkısının yatırım araçlarında değerlendirilmesi gibi düzenlemeler torba yasayla meclise sunuldu. Sektör yöneticileri revizyonları olumlu bulsa da, işveren katkısının da sisteme dahil edilmesi gerektiğini ifade etti.

Otomatik BES’te uzun süredir beklenen revizyonlar netleşmeye başladı. Yapılacak değişikliklerle ilgili düzenlemeler Torba Yasa ile meclise sunuldu. Taslakta, 2 aylık cayma hakkı süresinin 6 aya çıkartılması, sistemden ayrılanların istedikleri zaman yeniden giriş yapabilmeleri, 1000 liralık ek devlet katkısının yatırım araçlarında değerlendirilmesi ve bu katkıya enflasyon uyarlaması yapılması ile ayrıldıktan sonra yeniden sisteme girenlerin de 1000 liralık devlet katkısına hak kazanabilmeleri gibi düzenlemeler yer alıyor.

Öte yandan, yürürlüğe giren “Fon Tercihi, Fon Dağılımı Değişikliği ve Bu Hakların Devrine İlişkin Genelge” ile katılımcılar artık fon tercih ve dağılım değişikliği haklarını portföy yönetim şirketine devredebiliyor. Bunun için katılımcının portföy yönetim şirketiyle bir sözleşme imzalaması gerekiyor. Portföy yönetim sözleşmesinin asgari içeriği Sermaye Piyasası Kurulu tarafından belirlenecek. Devir hakkı, sözleşmenin kurulmasından itibaren bir yıllık süre boyunca geçerliğini koruyacak. Bir yıllık süre sonunda katılımcı veya portföy yönetim şirketinden herhangi birinin aksi yönde bir talebi bulunmadığı sürece sözleşme yürürlükte kalmaya devam edecek.

Yapılan değişikliklerin, katılımcıların BES’te kalma süresini artırması bekleniyor. Yine de, işveren katkısının değişiklikler arasına alınmaması en büyük sorunlardan biri olarak görülüyor.

Konu hakkında görüş bildiren şirket yöneticileri, otomatik katılımın başarılı örneklerinin tamamında işveren katkısı olduğunu vurguluyor. Allianz Yaşam ve Emeklilik ile Allianz Hayat ve Emeklilik Şirketlerinin Genel Müdürü Taylan Türkölmez, otomatik katılım sistemi (OKS) için kademeli bir şekilde işveren katkısı getirilebileceğinden bahsederek, “Cazibesine rağmen işverenlerin istihdam maliyetini artıracak olması nedeniyle işveren ve/veya devlet katkısının kademeli olarak uygulamaya alındığı bir geçiş yapılabilir, örneğin, %1 oranında başlayıp belli bir sürede %3’e yükselmesi ve/veya başka bir işveren ödemesinden karşılanması (işsizlik sigortası) gibi modeller geliştirilebilir” ifadelerini kullanıyor.

“45 YAŞ ÜSTÜ DE OKS KAPSAMINA ALINSIN”

Vakıf Emeklilik’ten yapılan açıklamada da işveren katkısının önemine dikkat çekiliyor ve “45 yaş üstünden de otomatik BES’e katılım konusunda talepler geliyor. Bu talepler de değerlendiriliyor. Otomatik katılımda yaş sınırının kalkması ile birçok 45 yaş üstü çalışanın sisteme dahil olmak isteyeceğini düşünüyoruz” ifadelerine yer veriliyor.

“YENİ DÜZENLEMENİN REVİZYONA İHTİYACI VAR”

Görüşünü aldığımız yöneticiler, fon tercih ve dağılım değişikliği haklarının devredilebilmesini de olumlu buluyor. Düzenlemenin uzun vadede katılımcı memnuniyetini artıracağını, ancak revizyona ihtiyacı olduğunu kaydeden Taylan Türkölmez konu hakında şunları söyledi:

“Düzenlemede konu ile ilgili operasyonel işleyiş portföy yönetim şirketine verilmiş durumda. Katılımcının ilgili portföy yönetim şirketi ile sözleşme imzalaması, katılımcıya ait tüm bilgilerin portföy yönetim şirketi ile paylaşılması ve yapılacak bilgilendirmelerin de portföy yönetim şirketi tarafından yapılması gerektiği gibi unsurların yer aldığı düzenlemede, bu işlemlerin emeklilik şirketleri tarafından yapılacak şekilde revize edilmesi gerektiğini düşünüyoruz.”

Değişikliğin katılımcıların memnuniyetini artıracağı konusunda hemfikir olan Vakıf Emeklilik, düzenlemenin duyurulması için şu önerilerde bulundu: “İlk akla gelen SMS, internet şube ve e-posta gibi iletişim kanallarının kullanılmasının yanı sıra şirketlerin ya da yasal otoritenin oluşturacağı kamu bilgilendirme çalışmaları ile geniş çapta kitleye bildirimde bulunulabileceğini düşünüyoruz.”

3.8 MİLYON ÇALIŞAN SİSTEMDE

1 Ocak itibarıyla, 50-99 çalışanı olan firmalar ile yerel yönetimler ve KİT’ler de otomatik olarak BES’e dahil olmaya başladı. Böylelikle, otomatik BES’in 4. etabı da başlamış oldu. 1 Temmuz’da ise 10-50 arasında çalışanı olan şirketler OKS’ye girecek. 6. ve son etapta ise, 5-9 çalışanı olan şirketler sisteme dahil olacak.

Emeklilik Gözetim Merkezi’nin 9 Şubat tarihli verilerine göre, otomatik katılımla BES’e dahil olmuş ve cayma hakkını kullanmamış toplam 3.8 milyon çalışan bulunuyor. Bu çalışanların fon tutarıysa 2 milyar lira büyüklüğünde. Gönüllü BES tarafına bakıldığındaysa, 6.9 milyon katılımcı olduğu görülüyor. Bu katılımcıların fon tutarı 68.7 milyar liraya ulaşmış durumda. Toplam devlet katkısı tutarıysa 10.3 milyar lira.

Vakıf Emeklilik: Sistemde az da olsa işveren katkısı bulunmalı

“Otomatik katılımın başarılı olduğu ülkelere baktığımızda, hepsinde işveren katkısı olduğu görülüyor. İşverenin bu sistem içine dahil olması, çalışanın gözünde çok önemli. İşveren katkısının az da olsa sisteme dahil edilmesi gerekiyor.”

Vakıf Emeklilik’ten yapılan açıklamada, torba yasayla birlikte yapılacak değişikliklerle hem çıkışları azaltmanın hem de emeklilik şirketlerine otomatik BES’in avantajlarını anlatabilecekleri süreyi yaratabilmenin amaçlandığı belirtildi. Bütün bu gelişmelerin sektörü 2018 yılında daha da hareketlendireceğini, düzenlemeler sonrasında sisteme tekrar girişlerin %25 oranında olacağını açıklayan şirket şu ifadeleri kullandı:

“Otomatik katılımın başarılı olduğu ülkelere baktığımızda hepsinde işveren katkısı var ve başarı bu sayede yakalanmış. İşverenin bu sistem içine dahil olması, çalışanın gözünde çok önemli. İşveren katkısının az da olsa sisteme dahil edilmesi gerekiyor. Ayrıca 45 yaş üstünden de otomatik BES’e katılım konusunda talepler geliyor. Bu talepler de değerlendiriliyor. Otomatik katılımda yaş sınırının kalkması ile birçok 45 yaş üstü çalışanın sisteme dahil olmak isteyeceğini düşünüyoruz.”

“CAYMA ORANLARI AZALIR”

Yeni etap hakkında da değerlendirmelerde bulunan Vakıf Emeklilik’ten yapılan açıklamada, “Ülke genelinde tasarrufların artırılması amacıyla geçen yılın başından itibaren uygulanan otomatik BES’e 45 yaş altındaki çalışanların kademeli katılımı yeni yılda da devam edecek. Söz konusu grupla otomatik BES sistemine yaklaşık 1.3 milyon çalışan daha dahil olacak. Otomatik BES’in yeniden kurgulanması ile birlikte cayma oranları da gerileyecektir. Dolayısıyla 2013 yılında %25’lik devlet katkısıyla ivme kazanan sistem 2018 yılında da hızlı büyümesini sürdürecektir” denildi.

BES’te fon tercihi hakkında yapılan düzenleme konusunda da açıklama yapan Vakıf Emeklilik şu ifadelere yer verdi: “Yılda 6 değişiklik hakkı katılımcılar için son derece kullanışlı bir opsiyon. Ancak gerek finansal okuryazarlık hususundaki eksiklikler gerekse piyasa takibinin her kişi için çeşitli nedenlerden zor olabilmesi nedeniyle, hem başlangıçta hem BES sürecinde geçen vakit içerisinde katılımcılar fon dağılımı oluşturmakta sıkıntı çekebiliyor ya da değişiklikleri yapma aşamasında direkt desteğe ihtiyaç duyabiliyor. Portföy yönetim şirketleri, uzmanlıkları gereği yasal açıdan da sorun yaşamadan katılımcıların bu ihtiyaçlarına yanıt verebilecektir. BES sektörü açısından da gerek operasyonel anlamda gerekse katılımcı memnuniyetinin yükseltilmesi bakımından değişikliğin son derece yapıcı sonuçlar vermesini bekliyoruz.”

Katılımcıların böyle bir hakları olduğundan nasıl haberdar edilebileceğine dair de yorum yapan şirket, “İlk akla gelen SMS, internet şube ve e-posta gibi iletişim kanallarının kullanılmasının yanı sıra şirketlerin ya da yasal otoritenin oluşturacağı kamu bilgilendirme çalışmaları ile geniş çapta kitleye bildirimde bulunulabileceğini düşünüyoruz” diye aktardı.

AllIanz Yaşam ve Emeklilik ile AllIanz Hayat ve Emeklilik Şirketlerinin Genel Müdürü Taylan Türkölmez: Açıklanan revizyonlar çift haneli büyüme sağlamaz

“Otomatik BES için açıklanan düzenlemeler sistemdeki katılımcı sayısını belli ölçüde artırmaya imkan tanıyacaktır, ancak beklenen iki haneli büyümeyi sağlamayacaktır. Başarılı sonuçlar alabilmek için işveren katkısı çok önemli.”

Allianz Yaşam ve Emeklilik ile Allianz Hayat ve Emeklilik Şirketlerinin Genel Müdürü Taylan Türkölmez, otomatik BES için açıklanan revizyonları değerlendirdi. Açıklanan düzenlemelerin kendilerinin de öngördüğü revizyonlar olduğunu kaydeden Türkölmez, bununla birlikte, düzenlemelerin sistemdeki katılımcı sayısını belli ölçüde artırmaya imkan tanıyacağını, ancak beklenen iki haneli büyümeleri sağlamayacağını dile getirdi.

Yurt dışı örnekleri incelendiğinde, başarılı sonuçların belirli oranlarda işveren katkısı yapılmasıyla alındığına dikkat çeken Türkölmez, “İşveren katkısı çalışanların sistemde kalması için önemli bir motivasyon kaynağı olurken, bir yandan da şirketler açısından çalışan bağlılığını sağlama açısından önemli bir sadakat unsuru oluyor. Cazibesine rağmen işverenlerin istihdam maliyetini artıracak olması nedeniyle işveren ve/veya devlet katkısının kademeli olarak uygulamaya alındığı bir geçiş yapılabilir, örneğin, %1 ile başlayıp belli bir sürede %3’e yükselmesi ve/veya başka bir işveren ödemesinden karşılanması (işsizlik sigortası) gibi modeller geliştirilebilir” dedi.

Bir araştırmaya göre, BES’ten ayrılanlardan ileride sisteme tekrar katılabileceklerini belirtenlerin oranının %49 olduğunu aktaran Türkölmez, “BES’in verimliliğinin artırılmasında müşterilerle etkin bir iletişiminin sağlanması, sistemin dijital teknolojilerin avantajlarıyla geliştirilmesi ve etkin portföy yönetimi büyük önem taşıyor. Ayrıca dünyada BES fonlarının sermaye piyasalarına ve ekonomiye kaynak sağlamada başarı hikayesi niteliğindeki örnek uygulamalara imza atan ülkelerin de yakından izlenmesi ve sistemden ayrılanların ayrılma sebeplerinin iyi analiz edilerek iyileştirilmesi gereken noktalarda adımlar atılması gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

“FON TERCİH HAKKININ DEVREDİLMESİ FAYDA SAĞLAR”

Katılımcıların fon tercih ve dağılım değişikliği haklarının portföy yönetim şirketlerine devredilebilmesinin oldukça fayda sağlayacağını düşünen Türkölmez, bununla beraber, düzenlemenin revizyona ihtiyacı olduğunu ifade etti. BES katılımcılarının büyük bir kısmının sistemde kaldıkları yıllar boyunca giriş sırasında seçtikleri fon dağılımını hiç değiştirmediklerini aktaran Türkölmez, “Seçilen fon dağılımının katılımcının risk profiline uygun ve beklentilerini karşılayamayacak bir dağılım olması durumunda, katılımcı bir süre sonra fon getirilerinin düşük olduğunu görerek, beklediği getiriyi elde edemediği düşüncesiyle sistemden veya şirketten ayrılıyor” dedi.

Katılımcının fon tercihi ve değişiklik haklarını deneyimli uzmanlara devredebilmesinin katılımcıları fon getirileri açısından memnun edeceğini kaydeden Türkölmez, şunları söyledi: “Risk profiline uygun bir fon dağılımı seçimi ve sonrasında birikimlerin aktif bir şekilde yönetilmesi, katılımcıların sistemde daha uzun süre kalmalarına da katkıda bulunacaktır. Ancak düzenlemede konu ile ilgili operasyonel işleyiş portföy yönetim şirketine verilmiş durumda. Katılımcının ilgili portföy yönetim şirketi ile sözleşme imzalaması, katılımcıya ait tüm bilgilerin portföy yönetim şirketi ile paylaşılması ve yapılacak bilgilendirmelerin de portföy yönetim şirketi tarafından yapılması gerektiği gibi unsurların yer aldığı düzenlemede, bu işlemlerin emeklilik şirketleri tarafından yapılacak şekilde revize edilmesi gerekir. Özellikle 1 Mart itibarıyla başlayan yeni uygulama ile şirketlerin fon büyüklüklerinin %40’ından fazlası tek bir portföy yönetim şirketi tarafından yönetilemeyeceği için, portföy yönetim şirketlerinin yerine bu konudaki yetkilinin emeklilik şirketleri olması gerektiği görüşündeyiz. Tüm fonların yönetimleri konusunda bütüne hakim olup, müşteriyi tanıyan ve bu konudaki altyapısı uygun olan emeklilik şirketleri, gerekirse portföy yönetim şirketlerinden danışmanlık alarak katılımcıları en doğru şekilde yönlendirebilecektir.”

“CAYMA ORANLARININ AZALMASINI BEKLİYORUZ”

Otomatik katılımın başlamasıyla birlikte neredeyse 4 milyona yakın kişinin BES’e katılmasının son derece önemli olduğunun altını çizen Türkölmez, “Önümüzdeki dönemde cayma oranlarında azalan bir ivme olmasını öngörüyoruz. Ancak sektörün tüm oyuncuları olarak odak alanımızı, sisteme dahil olan katılımcıların kalıcı olması ve onlara sağlıklı ve mutlu olacakları bir emeklilik planlaması yapmak yönüne çevirmiş durumdayız” dedi.


Renk Özcan
renk@sigortacigazetesi.com.tr

7 Mart 2018

İlgili Haberler

Yazarlar