“Sektörde bilinen tüm yöntemler unutulacak”

“Bir sektörde tüm kalıpları yıkacak ve bilinen bütün yöntemleri değiştirecek çok önemli bir gelişme 10-15 yıl boyunca olmadıysa, çok yakında olacak demektir” diyen StartersHub Program Direktörü İnci Çömlekçioğlu, “Teknolojinin ve bilimin bu kadar geliştiği bir dünyada hiçbir sektör bundan etkilenmeden kalamaz” şeklinde konuştu.

Son yıllarda iş dünyasında en çok konuşulan konuların başında startuplar ve fintech geliyor. Sigorta sektörü de bu gelişmelerden etkileniyor ve dünyada sigortacılık alanında da ciddi insurtech gelişmeleri oluyor. Biz de bu gelişmeleri sayfalarımızdan duyuruyoruz. Bu sayımızda ise ülkemizde neler olduğunu öğrenmek için StartersHub Program Direktörü İnci Çömlekçioğlu’yla konuştuk. Telekomünikasyon sektörü kökenli olan Çömlekçioğlu, StartersHub’ın 2.5 yıl önce kurulduğunu söyleyerek “O dönemde hızlandırma merkezleri örneği olarak Türkiye’de bu girişimler başlamıştı. Fakat, StartersHub aslında ekosistem içerisinde önemli bir eksikliği gördü ve bunu gidermeyi kendisine misyon edinerek kuruldu” dedi.

Çömlekçioğlu, sigorta sektöründeki gelişmelerle ilgili ise şunları söyledi: “Aslında sigorta sektöründe de iş tamamen historik datanın yorumlanması ve buna göre risk değerlendirmesi. Sigorta sektöründen gelen biri değilim, teknolojiden gelen biriyim fakat bu süreçte sektörle ilgili şöyle bir tanım yapabilirim: Doğru bir şekilde, neredeyse sıfıra yakın bir hata payıyla risk değerlendirmesinin yapılması gereken bir sektör. Ya geleneksel yöntemlerle risk değerlendirmesinde uzman olan insanlar bakacaklar ve değerlendirme yapacaklar ya da bugün dünyanın geri kalan birçok sektöründe olduğu gibi sigortacılık sektörü de değişime uğrayacak ve teknolojiyle insan birlikte karar verecek. Bunun çok güzel örneklerini çeşitli startup’larda görmeye başladık.”

HER SEKTÖR ETKİLENECEK

Insurtech’in yıkıcı etkilerinden de bahseden Çömlekçioğlu, “Bir sektörde 10-15 yıl boyunca çok önemli, sektörü yıkacak ve bilinen bütün yöntemleri değiştirecek bir gelişme olmadıysa, çok yakında olacak demektir. Teknolojinin ve bilimin bu kadar geliştiği bir dünyada, hiçbir sektör bundan etkilenmeden kalamaz. Bu yaklaşımla, bundan 1-2 sene önce biz sigorta sektöründe çok önemli değişiklikler olacağını söyleyebildik. Bir kere sektörün ihtiyaçlarına baktığımızda çok maliyetli bir sektör olduğunu görüyoruz. Operasyonel işi çok maliyetli bir sektör kendi içinde. IT  ekiplerinin olmadığı, teknoloji işlerinin dışarıdan halledildiği… Insurtech odağımızdan dolayı sigorta şirketleri ile tanışma imkanımız oldu ve oralarda şunu gördük: Artık IT ekibinin içeriye alınmasının ne kadar önemli olduğu anlaşıldı. Dünyadaki gelişmeler daha yakından takip ediliyor. İnsan aracı nasıl kullanıyor, sigorta poliçesi buna göre dinamik hesaplanıyor mu, bunların örnekleri artık dünyada var. Bizdeki Otto da buna bir örnek” dedi.

STARTUP’LAR SORUNLARA DAHA HIZLI CEVAP VERİYOR

Sigortanın bizde yarattığı değerin ve bu değerin hayatımızdaki yerinin çoğu insan tarafından farkına varılmadığını da belirten Çömlekçioğlu, “Sigorta şirketlerinden daha hızlı olarak startup’ların bu sorunlara cevap vereceğini düşünüyorum ki bütün sektörlerde bu böyle oldu. Startup’lar çözümü geliştiriyor ve büyük şirketler de o startup’larla anlaşma yapıyorlar tekrar sıfırdan ürün geliştirmemek adına. Zaten çok büyük şirketler startup kadar esnek de olmuyor. Startup bir ürünü birkaç hafta içerisinde kullanıcıya çıkartabiliyor” dedi

UZUN SÜRE ÇALIŞANLARDA KÖRLÜK OLUŞUYOR

Çömlekçioğlu, sigortacılıkta, bankacılıkta veya telekomünikasyon tarafında çalıştığı sektörde ne olduğunun farkında olan çok az insan olduğunu söyleyerek şöyle devam etti: “İçeride iş tanımları ve uzmanlaşma çok daralmış durumda, kişiler sadece kendi yaptıkları işi biliyorlar. Sektörlerin geneline karşı bir körlük var. Kuş bakışı görüş ve değerlendirme henüz çok gelişmedi. Sorunu yaşayan kişi daha çözümcü olacaktır. İlk olarak, sorunu yaşadım, bunu tekrar yaşayabilirim, benden başka insanlar da yaşıyor olabilir, ben bu sorunu nasıl çözebilirim? Problemi ve teknolojiyi birleştirip bir çözüm geliştirmeliyim. Bundan sonra bana sektör bilgisi lazımsa, bizim gibi kuruluşlar sigorta şirketleri ile startup’ları bir araya getiriyor. Örneğin “Otto”, araçlara takılan cihazla hem araç hem de sürücüyle ilgili datayı topluyor ve topladığı data üzerinden birtakım analizler çıkarıyor, size tavsiyeler verebiliyor araç hakkında. Masraflar hakkında ya da sürücü iyi bir sürücü mü, bunları tespit ediyor. Otto bir sigorta şirketi değil, sigorta ile alakası yok fakat bu geliştirilen çözüm sadece sigortada kullanılacak diye de bir şey yok. Bir tur şirketi de araçlarını kullanan şoförlerin takibi için bunu kullanabilir. Fakat bu startup’ı bir sigorta şirketi ile tanıştırırsak ya da sektörün kanaat önderi biriyle tanıştırırsak, Otto’ya senin çözümün sigorta için uygun, gel bunu orada değerlendirelim deyip desteklerse Otto artık Insurtech şirketine dönüşmüş olur. O yüzden uygulamayı geliştiren, mutlaka sigorta şirketinden olmalı diyemiyoruz. Ama siz sağlık teknolojileri ile ilgili bir iş yapıyorsunuz sağlık sektöründen olmanız gerekir. Otto’nun kurucusu yazılımcı ama sigortacılık üzerine bir startup.”

İYİ BİR STARTUP GİRİŞİMCİSİ NASIL OLUR?

“İyi bir startup girişimcisi nasıl olur diye bir tanım olmasa da başarılı örneklere bakılınca birtakım ortak özellikler var aslında. Bu özellikler, ihtiyacın bizzat kendisi ya da çok yakınındaki biri o problemi yaşamış ve bildiği teknolojik yöntemlerle bunu çözmeye çalışmış. Bunlar genelde başarılı oluyor. Daha önce bir şirkette çalışmış da olabilir çalışmamış da olabilir; üniversiteden mezun da olabilir üniversiteye yeni başlamış da olabilir, 60 yaşında da olabilir, fark etmez. Önemli olan ihtiyacı bizzat deneyimlemesi ya da yakınından görmesi. Ama tabii ki bunu hiç yaşamamış girişimciler de var. Mesela görme engellilerle ilgili bir uygulama geliştirirsiniz, gerçekten onların hayatını geliştirirsiniz ama sizin ya da yakınınızdaki birinin öyle bir problemi yoktur. Ama bunların oranı diğerlerine göre çok daha düşük. O yüzden bizim tavsiyemiz de yaşadığınız sorunu çözmeye çalışın, mutlaka başkaları daha bu sorunu yaşıyordur. Böylece büyümesini de garantilemiş olursunuz.”

30 Ekim 2017

İlgili Haberler

AvivaSA’dan Türkiye’nin 10 yılı araştırması: %67, çocuklarının geleceğine garanti istiyor

AvivaSA, 10. yıl iletişim çalışmaları kapsamında “Türkiye’nin 10 Yılı” araştırması ile geçmiş ve gelecek 10 yıla ışık tuttu. Araştırmaya katılanların %67'si gelecek 10 yıl içinde “çocuklarının geleceklerini garanti altına almanın” ilk tercihleri olduğunu belirtti. Geçmiş 10 yıla ilişkin “Ah Keşke!” denen şey ise, en yüksek oranda (%34) “Keşke boş zamanlarımı daha dolu dolu geçirseydim” oldu. Araştırmada ayrıca, son 10 yıl içinde, Türkçe pop şarkısı ve şarkıcısı, Türk filmi, Türk dizisi, Türk sinema ve tiyatro oyuncusu ve Türk sporcusu gibi alanlarda, Türk insanının en başarılı bulduğu isimlere de yer verildi. Tarkan, Kenan İmirzalıoğlu, Arda Turan, Ali Sunal isimleri ve Recep İvedik filmi ile Diriliş Ertuğrul dizileri ilk sırada yer aldı.

“Dünyanın yarısının kullandığı işletim sistemindeki güvenlik açıklarına dair rapor trende unutulur ve…”

Lloyd’s ve Cyence tarafından yayımlanan siber risk raporunda siber saldırıların mevcut sonuçlarını daha iyi anlamak için iki senaryo üzerinden ilerleniyor. İki senaryo da, siber saldırılara karşı alınan önlemleri sağlamlaştırabilmek için analistlerin hayal güçlerinin bir ürünü. Oldukça ilginç olan bir senaryoya göre, bir siber güvenlik analisti, içinde küresel piyasanın yarısı tarafından kullanılan bir işletim sisteminin güvenlik açıklarına dair raporu trende unutuyor. Bu rapor “derin web” üzerinden satışa çıkarılıyor. Birisi de sistemdeki açıkları kullanarak maddi kazanç sağlamak amacıyla raporu satın alınıyor.

Yazarlar