Oğul Doğa Gökşin

Sigorta şirketi, acente ve sigortalı aynı anda kazanıyor

Startup’lar, sigorta şirketi, acente ve sigortalının aynı anda kazanmasına olanak sağlıyor. Sigorta şirketlerine hasar bedellerini en aza indirmeyi vaat eden startup’lar acentelere müşteri ile sigorta ürününü daha hızlı buluşturma fırsatı sunuyor. Sigortalılar da kullandıkları mobil uygulamalar üzerinden prim indirimi gibi avantajlardan yararlanabiliyor.

Dijital dönüşüm ve Endüstri 4.0 ile birlikte insanlar, nesneler ve sistemler birbirleri ile bağlanırken startup’ların önemi de gün geçtikçe artıyor. Genel olarak maliyetleri azaltması ve iş süreçlerini hızlandırması açısından startup’lar tüm sektörler için önemli bir noktada dururken ayrıca inovasyona fırsat verdiği için de sektörleri öngörülemeyen bir yöne doğru geliştiriyor.    

Dünyada yeni ekonomi çağının en önemli dinamiği startup’lar Türkiye’de de hareketli. Sigortacılıkta fark yaratabilmek için sektörün teknolojiyi kullanarak müşterilerine daha inovatif çözümler sunması gerekiyor. Bu sebeple Türkiyeli startup’lar arasında sigorta sektörünü de yakından ilgilendiren girişimlere yer verdik. Sigorta sektöründeki hangi ihtiyaçlara nasıl karşılık verdiklerine, yasal düzenlemeler konusundaki beklentilerine ve gelecek öngörülerine ilişkin sorulara cevap aradık. 

Startup şirketleri, genel olarak teşvikleri kolaylaştıracak ve bürokratik süreçleri hızlandıracak düzenlemeler bekliyor. Özellikle teknolojiyi kullanarak inovatif çözümler arayan bu şirketler için zaman çok değerli. Bunun dışında startup’lar, sigorta şirketi, acente ve müşteriye, yani sektörün tüm bileşenlerine farklı noktalarda avantajlar sağlıyor. Sigorta şirketlerine üstlendikleri risk sonucu ödeyecekleri hasar bedellerini en aza indirmeyi vaat eden startup’lar acenteler için de müşteri ile sigorta ürününü daha hızlı ve kolay yoldan buluşturmaya fırsat verdiklerini belirtiyor. Sigortalılar ise kullandıkları mobil uygulamalar üzerinden prim indirimi gibi avantajlardan yararlanabiliyor. 

DÜNYADA INSURTECH YATIRIMLARI

Sigortacılıkla ilişkilendirilmiş startup’lara, insurtech deniyor. Dünyada insurtech’lere yapılan yatırım katlanarak artıyor. 2012 yılında dünya genelinde insurtech’lere 367 milyon dolarlık yatırım yapılırken bu rakam 2017 yılına gelindiğinde 2 milyar 285 milyon dolara yükseldi. Bununla birlikte hayat dışı şirketlerin yaptığı anlaşma hayat şirketlerine göre daha hızlı bir artış gösteriyor.

TÜRKİYE’DE 170 STARTUP’A 200 MİLYON DOLAR

Türkiye’de startup’lara yapılan yatırımı takip eden Startups.watch isimli sitenin verilerine göre, Türkiye’de 2017 yılı boyunca 167 tane startup’a 177 milyon dolarlık yatırım yapıldı. 2016’da ise 145 startup’a 90 milyon dolar yatırım yapılmıştı. Bununla birlikte sadece insurtech’lere yapılan yatırım henüz takip edilmiyor.  


SIGORTALI.IO KURUCU CEO’SU LEVENT BULUŞAN: 

Türkiye’de saatte ortalama 4-5 bin kişi internette sigorta arıyor

“Amacımız, dijital dünyada sigorta arayan müşteriler ile sigortanın uzmanı olan acenteleri hızlı ve güvenli şekilde buluşturmak. Türkiye’de saatte ortalama 4-5 bin kişi internette sigorta arıyor. Çok yüksek bir potansiyel var.”

Toplam primin yüzde 65’ini sağlayan sigorta acentelerinin sektörün lokomotifi olduğu bilinciyle faaliyetine başlayan Sigortali.io’nun amacı dijital dünyada sigorta arayan müşteriler ile sigortanın uzmanı olan acenteleri hızlı ve güvenli şekilde buluşturmak.
Sigortali.io Kurucu CEO’su Levent Buluşan bunun önemini, “Türkiye’de saatte ortalama 4-5 bin kişi internette sigorta arıyor. Görüldüğü gibi çok yüksek bir potansiyel var” sözleriyle anlattı. Acentenin müşteriye, müşterinin de acenteye ulaşmasında sıkıntılar yaşandığını belirten Buluşan, “İnternet üzerinden hizmet veren sigorta karşılaştırma platformları ise müşterinin ihtiyaçlarına tam olarak cevap veremiyor. Bu yüzden de tamamen internet üzerinden yapılan satışlar, tüm sigorta üretiminin %1’ini ancak oluşturabiliyor. İşte Sigortali.io, müşteri ile acenteleri online ortamda bir araya getirerek bu oranı çok daha yüksek seviyelere ulaştırmayı amaçlıyor” ifadesini kullandı. 

‘ACENTELER INSURTECH’LERLE DESTEKLENMELİ’

Acentelerin dijital dünyada istedikleri hedefe ulaşamaması üzerine bu sorunu nasıl çözeceklerine odaklanarak sigortali.io’yu 2017 yılında ekip olarak hayata geçiren Buluşan, “Türkiye’nin sigorta konusunda büyüme potansiyeli çok yüksek olmasına rağmen online tarafta maalesef gereken büyümeyi yakalayamıyor. Bunun sebeplerini analiz ettikten sonra gerçek büyümeyi sağlayabilmek için sigorta acentelerinin online dünyada ‘insurtech’ teknolojileri ile desteklenmesi gerektiğini gördük. Hedefimiz öncelikle Türkiye’de, daha sonra da dünya genelinde en büyük sigorta dağıtım kanalı olan acentelerle müşterileri bağımsız olarak bir araya getirmek” dedi. 

Sigortali.io Kasım 2017’de private-beta olarak 10 adet seçili acenteye açıldı. O günden bugüne 2 binin üzerinde müşteriye teklif verildiğini, toplam 1 milyon 500 bin lira tutarında primin talep edildiğini açıklayan Buluşan, 2018 sonu hedeflerinin aktif 2 bin acente ve günlük ortalama 10 bin teklif olduğunu söyledi. Buluşan hasar ve fiyatlama konusunda hem sigorta şirketlerine hem de acentelere faydalı olacağını düşündükleri telematik bazlı anlık hasar yönetim modülleri gibi yeni teknolojileri de sistemlerine entegre etmeyi hedeflediklerini söyledi.

Startup’ları desteklemek için birçok adım atıldığını ancak insurtech konusunda en büyük desteğin sigorta şirketleri tarafından verilmesi gerektiğini söyleyen Buluşan, “Sigorta şirketlerinin maliyetlerini düşürüp yeni teknolojileri kullanarak müşterileri ve dağıtım kanallarına daha hızlı yakınlaşmalarını sağlayacak Türkiye’deki insurtech startup sayısı şu anda maalesef 10 bile değil. Sigorta şirketlerin bu şirketlere verecekleri destek hem sektör hem de startup’lar için büyük faydalar sağlayacaktır” diye konuştu. 


Bİ’SİGORTACI KURUCU ORTAĞI METİN ÖNGÜÇ:

Startup’ların daha iyi işler çıkarmaları için bir oyun alanı sağlanmalı

“Startup’ların daha iyi işler çıkarmaları için bir oyun alanı sağlanması gerekiyor. Bu tip girişimcilerin sektörün yönlendirmelerine göre hareket etmesi hepimiz için iyi olacaktır.”

Sigorta yaptırmak isteyen kişiler ile lokasyona göre en yakın sigorta acentelerini buluşturan Bi’Sigortacı’nın Kurucu Ortağı Metin Öngüç, sigorta pazar yeri olarak tanımladığı uygulamayı anlatırken “Kişiler yapmak istediği sigorta ile alakalı olarak kısa bir form dolduruyor ve sigorta acenteleri bu forma göre kişilere teklif veriyor. Yani Bisigortaci.com’da sigorta acenteleri istediği müşteriyi seçiyor. Örnek vermek gerekirse; müşterinin doldurduğu forma göre kendilerine uygun portföy bulduklarında hemen cevap veriyorlar. Biz burada sigorta acentelerinin internetteki diğer şirketler ile rekabet etmelerini sağlıyoruz ve müşteri kazanım maliyetlerini %90 oranında düşürüyoruz. Sigorta acentelerinin dijital asistanı oluyoruz” ifadesini kullandı. Sigorta acentelerinin dijital ortamda rekabet edebilmesinin çok zor olduğunu savunan Öngüç, “Biz sigorta acentelerinin dijital ortamdaki müşteri kazanım maliyetlerini düşürüyoruz ve internetteki müşteriler ile buluşturuyoruz” dedi.

Acentelerin sıcak müşteriyi arama motorları üzerinden yakalayabileceğini, ancak burada diğer acentelerle rekabet etmenin ciddi giderler ortaya çıkaracağının altını çizen Öngüç şunları söyledi: “Reklam giderleri açısından aylık 5-10 bin gibi rakamlar çok komik kalır. Acente bu bütçeyi bulsa bile bu sefer çok yoğun talep karşısında o sistemin sorunsuz çalışması için acentenin teknik bir ekip ve o taleplere hızlı geri dönüş için bir call center yapısı kurması gerekecek. Bunların hepsi birer maliyet. Peki, sürekli Google reklamlarına mı bütçe bulunacak? Bunun yanında arama motoru optimizasyonu için SEO çalışması yapılması gerekiyor. Bu ise ayrı bir maliyet. Eş zamanlı sosyal medya reklamlarını ortaya koyarsanız ciddi bir maddi güç gerektiriyor. Acente bu yatırım için hiç internetten kâr etmeden minimum 2-3 yılını unutmalı. Üçüncü yıldan sonra devam edebilecek gücü var ise rekabet etmeye başlayabilir. Dijital ortamdaki rekabet sadece bir internet sitesinden ibaret değil.”

Bi’Sigortacı Kurucu Ortağı Öngüç, startup’lar arasında insurtech’lerin çok az bulunmasına karşın sigorta ile ilişkilendirilmiş bir ürün çıkarmalarını şu şekilde anlattı: “Daha önce bir sigorta acentesinde bireysel emeklilik ve hayat sigortası satışı yapıyordum. Sürekli yeni müşteri bulmak zorundaydık ve internette aşırı rekabet vardı. Arayan sigortacı değil, aranılan sigortacı olma yolunda harekete başladık ve fikir evrildi bu duruma geldi.”

‘YÖNLENDİRMELER HEPİMİZ İÇİN İYİ OLACAK’

Startup’ların daha iyi işler çıkarması için bir oyun alanı yaratılması gerektiğini söyleyen Öngüç, “Hukuksal boyutlar dahilinde bir oyun alanı açılmalı, hukuksal çerçeveyi aşmadan yeni düzenlemelere gerek kalmadan bir şeyler yapabiliriz. En basiti, sigorta sektöründe bir adım atmak istiyorsanız ilk önce o yapacağınız şeyin sigorta hukukuna uygun olup olmadığına bakmanız gerekiyor. Ayrıca bu oyun alanı sayesinde bu tip girişimcilerle bir araya gelerek taleplere yönelik yönlendirmeler almamız hepimiz için iyi olacaktır” dedi.


SİGORTA.İO KURUCUSU ONUR DOĞAN:

Regülasyonun teşvik başvuru ve alım süreçlerini hızlandırmasını bekliyoruz

“Özellikle teknolojik çözümler söz konusu olduğunda 6 ay ya da 1 yıl gibi süreler çok uzun. Genelde teşvik başvuru süreci ve teşvik alım süreçleri çok uzun sürmekte. Zaman darlığı nedeniyle bazı teşvik programlarına başvurmaktan vazgeçiyoruz. Regülasyonun süreçleri hızlandırmasını bekliyoruz.”

Çevrimiçi sohbet robotu, randevulu görüntülü konferans sistemi, bildirim ve sosyal medya entegrasyonu gibi özellikler barındıran Sigorta.io projesi, gelişen teknoloji çağında iletişim kanallarını genişleten sektörel bir platform olarak hizmet veriyor. “Bu platform ile fintech veya insurtech firmalarının mevcut hizmetlerini daha etkileşimli ve akıllı otomasyon sistemlerine dönüştüren farklı iş modelleri geliştiriyoruz” diyen
Sigorta.io’nun Kurucusu Onur Doğan, sahibi olduğu platformun sigorta sektörü açısından önemini şu sözlerle anlattı: “Sigorta.io; çevrimiçi sohbet robotu ve görüntülü görüşme gibi teknolojileriyle, içinde iş süreci barındıran alanlara konumlanarak tıkanıklığı çözüyor ve süreçleri daha kolay ölçülebilir akıllı sistemlere dönüştürerek süreçlerin iletişiminde yaşanan verimlilik ve hız sorunlarını çözüyor.”

Sigorta sektöründe poliçe üretiminden hasar değerlendirmeye kadar pek çok iş sürecinin yavaş ilerlediğini sözlerine ekleyen Doğan, “Bu ve benzeri problemlere çözüm üretmek üzere Sigorta.io platformunu geliştirdik” dedi. 

Süreçlerin uzun sürmesinin doğrudan üretim maliyetini ve müşteri memnuniyetini olumsuz etkileyen en önemli noktalardan birisi olduğunu söyleyen Doğan, “Ürünümüzü kullanan sigorta firması, süreç iyileştirmesi sayesinde 6 ayda 1.2 milyon lira tasarruf etti. Özel çağrı merkezi projemizde bulunan chat robotu sayesinde çağrı merkezi trafiğinin %35’ini otomatize ediyoruz. Bu sayede daha fazla sigortalının destek hizmetinden faydalanmasını sağladık” dedi. 

‘TEKNOLOJİK ÇÖZÜMLERDE 6 AY ÇOK UZUN BİR SÜRE’

Startup ekosistemindeki sıkıntılar kapsamında regülasyonun karar alma sürecinin daha hızlı olması gerektiğini gerekçelendirirken “Özellikle teknolojik çözümler söz konusu olduğunda 6 ay ya da 1 yıl gibi süreler çok uzundur” diyen Doğan’ın konuyla ilgili görüşleri şöyle: “Genelde teşvik başvuru süreci ve teşvik alım süreçleri çok uzun sürmekte. Zaman darlığı nedeniyle bazı teşvik programlarından faydalanabilecek iken başvurmaktan vazgeçtiklerimiz oluyor.”

Bununla birlikte küresel bir insurtech şirketi olma yolunda bazı adımlar attıklarından bahseden Doğan, “ABD’ye bir şube açmak üzerine aksiyonlarımızı aldık. Yeni projelerimiz, platformumuz kapsamını genişletecek iş modellerini içeriyor” dedi.


OTTOO KURUCUSU MURAT ARAS:

Startup’lar prosedüre takılınca esneklik avantajı ortadan kalkıyor

“Ekonomide her şey günlük değişiyor ve startup’ların en büyük avantajlarından biri esneklik. Herhangi bir prosedüre takıldığımızda bu avantaj ortadan kayboluyor. Bu durumda kaybeden sadece startup olmuyor, ülkemiz de kaybediyor.”   

Bulut tabanlı araç veri ve bağlantı platformu olan Ottoo, otomotiv ekosistemindeki oyuncular için araç ve sürüş verilerine dayalı ürünler geliştiriyor ve kullanıcı ile firmalar arasında iletişim kanalı oluşturuyor. Örneğin aracın anlık benzin seviyesi ve konumuna göre en yakın akaryakıt istasyonunu tavsiye etmek, arıza durumunda en yakın servis istasyonlarını listelemek ya da çekici çağırmak gibi. Uygulamanın sigorta sektörü açısından faydalarından bahseden Ottoo Kurucusu Murat Aras, “Kaskoda düşük olan sigortalılık oranını artırabilir, daha doğru risk hesaplaması yapabilir, yüksek olan hasar oranını düşürebilir, kaza gibi durumlarda müşterinin anında yanında olabilir ve kaza sonrası süreci her iki taraf için de azaltabiliriz. Yani sigorta sektörü bu ürünün en önemli ayağını oluşturuyor” diye konuştu. 

Öte yandan Ottoo, sigorta firmalarının, yatırım yapmalarına gerek kalmadan araç kullanımına dayalı kasko ürünü sunmasına olanak sağlıyor. Aras, “Yani biz sigorta firmalarına ürün satmak yerine, mevcut Ottoo kullanıcılarına, anlaşmalı olduğumuz sigorta firmalarının kasko ürünlerini sunuyoruz. Böylece sigorta firmaları büyük yatırımlar yapmadan, kullanım bazlı kasko ürünleri tasarlayabilir ve bunları Ottoo üzerinden potansiyel müşterilere sunabilir. Müşteriler de, özellikle yaşı düşük olan aracını az riskle kullanan ve aracını daha çok güvenli bölgelerde ya da çok düşük sürelerde kullananlar, adil fiyatlanmış kasko ürünlerine ulaşabilirler” dedi. 

‘SADECE STARTUP DEĞİL, ÜLKEMİZ DE KAYBEDİYOR’

Devlet tarafında startup’lara yönelik farklı teşvik ve yasal düzenlemeler üzerinde sürekli çalışıldığını vurgulayan Aras, başta TÜBİTAK olmak üzere bunlardan da faydalanıldığını söyledi. Yine de düzenlemelerin istenen seviyede olmadığını öne süren Aras, “Yeni yasalar ve teşvikler üzerine çalışılmadan önce, bu konulardaki karar mercilerinin genel bir değişime gitmesi gerektiğini düşünüyoruz. Yapılan düzenlemeler mevcut durumu esnetmeye yönelik ve bu düzenlemelerin çıkması uzun sürüyor. Ancak yeni ekonomik sistemde her şey günlük değişiyor ve startup’ların en büyük avantajlarından biri olan esneklik herhangi bir prosedüre takıldığında bu avantaj ortadan kayboluyor. Bu durumda kaybeden sadece startup olmuyor, ülkemiz de kaybediyor” dedi.    

Öncelikli olarak otomotivle ilgili sektörleri platforma dahil etme aşamasında olduklarını açıklayan Murat Aras, “Başta sigorta, akaryakıt, satış sonrası hizmet sektörleri olmak üzere, sürücüler ve araç sahiplerinin, araçları ile en sık işlem yaptığı sektördeki firmalara yönelik dijital dönüşüm planları ile farklı çözümler sunuyoruz. Kullanıcıların bu sektördeki ürün ve hizmetlere ulaşabilecekleri, araç ve sürüş güvenliklerini artırabilecekleri mobil uygulamamızı pazara hazır hale getirmeye çalışıyoruz” diye konuştu. 

Bununla birlikte Ottoo’ya farklı uygulamalar için de teklifler geliyor. Bunlardan biri geliştirmiş oldukları sürücü puanlama sisteminin kurumların saha ekiplerinin sürüş performansının ölçülmesinde kullanılması. Bu puanlama sistemi ile birlikte daha güvenli sürüş ve daha az benzin tüketimi mümkün oluyor. 


DRIVE BUDDY KURUCU ORTAĞI EMRE YİĞİT ALPARSLAN:

İnsanların hayatını kurtaran bir uygulama geliştirmek isterken sigortacılıkta bir ihtiyacı karşıladık

“Biz aslında kazaları tespit edip insanların hayatını kurtaran bir uygulama geliştirmek istedik. Sonrasında Almanya’da Ergo’dan ödül alınca sigortacılıkta bir ihtiyacı karşıladığımızı fark ettik ve sigorta sektörüne odaklanmaya karar verdik.”

Drive Buddy sadece akıllı telefonlar üzerindeki sensörleri kullanarak sürüş analizi yapan ve trafik kazalarını otomatik olarak anında tespit eden mobil bir altyapı. Trafik kazalarını tespit edip erken müdahale sayesinde daha fazla insanın hayatını kurtarmayı hedefleyen bir uygulama geliştirmek istediklerini belirten Drive Buddy Kurucu Ortağı Emre Yiğit Alparslan, Almanya’nın en büyük sigorta şirketlerinden biri olan Ergo’dan ödül alınca sigorta alanında bir ihtiyacı karşıladıklarını fark ettiklerini, bu sebeple sigorta sektörüne odaklanmaya karar verdiklerini söyledi.

Drive Buddy uygulaması bir mobil uygulama olarak değil, uygulamalara entegre olabilir bir altyapı olarak geliştirildi. Bu sebeple sigorta şirketlerinden araç kiralama firmalarına otomotiv ekosisteminde yer alan birçok sektör, binlerce sürücünün ne kadar riskli veya güvenli sürdüğünü panel üzerinden takip edebiliyor. Alparslan, bunun sonucunda Drive Buddy uygulamasının sigorta şirketlerinin üstlendiği riskleri %50’ye varan oranda düşürebileceğini söylüyor.

Örnek olarak kaskodan bahseden Alparslan şunları söyledi: “Kasko tarafında en büyük eksiklerden biri sürücü hakkında yeterli veri olmaması. Yaşı, cinsiyeti gibi çok genel veriler üzerinden bir risk hesabı yapılıyor. Bunun sonucunda risksiz sürücüler riskli sürücülerin masraflarını karşılamak zorunda kalıyorlar. Aynı zamanda bu durum sigorta şirketlerinin kârlılıklarını yükseltememesine sebep oluyor. Drive Buddy her bir sürücü için tamamen sürüşüne odaklanarak bir risk hesabı yapıyor. Sigortacıların risklerini daha doğru kontrol edebilmelerini sağlıyor.” 

‘PUANLAMA UYGULAMALARI ZORUNLU OLABİLİR’

Türkiye’de kaza oranlarının Avrupa’ya nazaran çok fazla olduğunu hatırlatan Alparslan, Drive Buddy gibi uygulamalara zorunluluk getirilebileceğini belirterek, “Bu devlet kontrolünde bile olabilir. Bunların zorunlu hale getirilmesi yollarımızı çok daha güvenli hale getirecektir. Akıllı telefonu olan herkesin kullanabileceği bir teknoloji üretiyor olmamız aslında hem sigorta sektörünün hem de devletin işini kolaylaştırıyor. Küçük teşvikler bile önemli gelişmelere sebep olacaktır” dedi.

Sürücüleri puanladıklarını söyleyen Alparslan, “Sigorta şirketlerine 3 ana puanlama sunuyoruz. Birincisi ‘Control’; sürücünün ani hızlanma, ani yavaşlama gibi hareketlerini analiz ediyor. İkincisi ‘Caution’; hız limitleri, ters yön gibi kurallara ne kadar uyduğunu tespit ederek bunu puanlıyor. Sonuncusu ‘Focus’; sürüş sırasında telefon ile etkileşimini ölçerek yola ne kadar odaklandığını puanlıyor. Artık sürüş sırasında telefon kullanmak alkollü araç kullanımından daha fazla kazaya sebep oluyor. Bunu düşündüğümüzde bu puanımızın şirketler açısından ne kadar değerli olabileceğini anlayabilirsiniz” diye konuştu.


TAZİ.Aİ’NİN CSO’SU KEREM ÖZÇAKIL:

Startup’ların çalışanlarına ‘hisse senedi opsiyonu’ vermesine ilişkin düzenleme lazım

“Startup’lar için insan kaynağına destek olacak bir çözüm olması için, ABD’dekine benzer, şirketlerin çalışanlarına ‘hisse senedi opsiyonu’ vermesine imkan sağlayacak düzenlemeler olabilir.”

Tazi.ai, bundan 3 sene önce İTÜ Arı Teknokent’teki ofisi ile çalışma hayatına atılan, kısa sürede San Francisco ve Amsterdam ofislerini açarak yurt dışındaki müşterilerine de hizmet veren bir yapay zeka firması. AML (Automated Machine Learning) alanında ulaşılan sonuçlar ile müşterilerinin karar alma mekanizmalarını hızlandıran Tazi.ai şirketinin Ticari Operasyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kerem Özçakıl, bankacılık, sigorta, perakende ve telekom sektörlerine yoğunlaştıklarını söyledi. 

DOĞRU VE ETKİN KAYNAK KULLANIMI

Sigorta sektöründe faaliyet gösteren tüm firma ve tedarikçilerin, araştırma ve geliştirme ile yeni teknolojilere kaynak yaratmaları için kârlı büyümeleri gerektiğinin altını çizen Özçakıl, bağımsız startup’ların burada devreye girdiği belirterek, “Kaynak yaratmak her zaman mümkün olamayabiliyor. Tazi.ai olarak teknoloji tarafında sektörü destekleyici ürünlerimiz ile hem müşterilerimizin odağını bozmuyoruz, hem de doğru ve etkin kaynak kullanımı ile iş birimlerini teknolojimizle çok hızlı karar almaya olanak sağlayacak şekilde buluşturuyoruz” diye konuştu. 

‘AMACIMIZ SİGORTACILARIN FIRTINAYA YAKALANMAMASI’ 

Tazi.ai’nin sigorta sektörüyle ilişkisine değinen Özçakıl, “Yaptığımız işi; risk, prim ve sürdürebilirlilik arasındaki rüzgarın sürekli olarak hangi yöne doğru estiğini tahmin etmek diye basitçe ifade edilebiliriz. Bunu gerçekleştirirken çalıştığımız sigorta firmalarının, fırtınaya yakalanmamaları için hazır ve dinamik bir sektör oyuncusu olarak pozisyon almalarını sağlamak önemli. Ürünlerimiz ile sektörün, dinamik fiyatlama, mikro segmentasyon, prim devamlılığı başta olmak üzere satış kanalı performansının sürekli ölçülmesi ve iyileştirilmesi gibi problemlerin çözülmesine yardımcı oluyoruz” dedi. 

Bununla birlikte, regülasyon tarafından startup ekosisteminin desteklenmesi gerektiğini belirten Kerem Özçakıl, gereken düzenlemeleriyse şu şekilde sıraladı: “Nitelikli insan kaynağını makul maliyetlerle çalıştırabilmek için AR-GE desteklerinin uygulamasında daha esneklik sağlanabilir. Teknoloji geliştirme bölgeleri ve Ar-Ge merkezlerinde sağlanan teşviklerin en azından bir kısmı daha küçük olan startup’lara da sağlanırsa çalışan maliyetleri açısından büyük firmalarla rekabet edebilirler. İnsan kaynağına destek olacak bir çözüm, ABD’dekine benzer, çalışanlara ‘stock option’ (hisse senedi opsiyonu) vermeye imkan sağlayacak düzenleme olabilir. Basitleştirilmiş, yetki ve sorumlulukları, ABD’deki gibi düzenlenmiş, hisse senedi opsiyonu gibi bir enstrüman nitelikli eleman çekmek için faydalı olacak.” 

Eylül ayında ABD’nin New York kentinde Strata Data konferansında yer alacak olan Tazi.ai, Amerika pazarında perakende ve bankacılık alanında faaliyet gösteren firmalara, yeni ürünlerini tanıtacak. Tazi.ai, 2019 sonu itibarı ile, genel merkezini ABD’ye taşımayı ve global operasyonlarını oradan yürütmeyi hedefliyor.

Oğul Doğa Gökşin 
ogul@sigortacigazetesi.com.tr 

31 Temmuz 2018

İlgili Haberler

Yazarlar