Oğul Doğa Gökşin

‘Sigorta şirketleri hasar ve hukuk departmanlarını güçlendirmeli’

Sigorta Tahkim Komisyonu Müdürü İbrahim Taşbaşı, Tahkim’e gelen başvuruların çoğunun sigortalı lehine sonuçlandığını hatırlatarak “Bize yapılan başvuruların önemli bir bölümü, şirketler tarafından cevapsız bırakılan dosyalardan oluşuyor. Sigorta şirketlerinin hasar ve hukuk departmanlarını biraz daha güçlendirip bu başvuru taleplerini 15 gün içerisinde cevaplamaları gerekiyor” dedi.

Sigorta Tahkim Komisyonu’nun ilk başvuruyu almasının üzerinden tam 10 yıl geçti. Bugüne kadar 300 binin üzerinde başvuru aldılar, hemen hemen hepsini de sonuca bağladılar. Tahkim’e yapılan başvuru sayısı da yıllar içinde düzenli bir artış gösterdi. Ancak 1 Ocak 2019 yılından itibaren sigortacılıktaki uyuşmazlıkları çözmek için yeni bir sistem devreye giriyor: Arabuluculuk.    

Sigorta Tahkim Komisyonu Müdürü İbrahim Taşbaşı ile geçen 10 yıl içinde Tahkim’in neler yaptığını, ileride neler yapabileceğini ve arabuluculuk sistemini konuştuk. 

Tahkim’i, ilk başvurunun yapıldığı günden bugüne geçen 10 yıllık süreci değerlendirir misiniz? Hangi amaçla kurulmuştu, bu misyonun ne kadarını gerçekleştirebildi? 

Sigortalılar veya diğer hak sahipleri ile bir ihtilaf çıktığı zaman uyuşmazlık ilk olarak genel yargıda çözümleniyordu. Ancak genel yargıda dosya yükü çok fazla. Bu sebeple dava süreleri, yani uyuşmazlığın karara bağlanma süresi uzayabiliyor. Süreçler de sigortalılar için karmaşık. Avukatsız olarak bir kişinin davasını takip etmesi zor. Hem sürenin uzun olması hem de masraflı olması insanları özellikle küçük alacaklarını takip etmekten caydırıyor. 

Tahkim ise mahkemelere göre kısa sürede ve daha düşük maliyetle çözüm sunmak için kurulmuş bir yapı. Tahkime 4 aylık karar verme süresi tanınmış. İkincisi, uyuşmazlıklar daha düşük maliyetle çözüme kavuşuyor. Ayrıca Tahkim’de vekalet ücreti de mahkemeye göre daha düşük. Bu misyon aynı zamanda sigorta sektörüne olan güvenin artırılmasına hizmet ediyor. Diğer taraftan mahkemelerin iş yükünü azaltıyor. 10 yıllık sürece baktığımız zaman Tahkim’in kendisinden bekleneni verdiğini düşünüyorum. Dosyalar ortalama 100 günde sonuçlanıyor. 2015’te 26 bin başvuru gelmişken 2018’de 107 bin başvuru gelmiş. Bu artış da Tahkim’in misyonunu yerine getirdiğini gösteriyor. 

Her yıl başvuru sayısının artmasını nelere bağlıyorsunuz?

Tahkim’in her sene daha fazla tanındığını ve ülkenin her tarafına yayıldığını gösteriyor. Bu başvurularda trafik sigortasından kaynaklı değer kaybı başvurusu da önemli bir yer tutuyor. Sigortalılar, değer kaybından dolayı böyle bir talepte bulunabileceği öğrenmeye başladı. Tahkim’e gelen başvuruların artmasında bunların da etkili olduğunu düşünüyorum.

Tahkim aynı zamanda giderleri azaltan bir sistem. Tahkim için bir kamu spotu ya da reklam çalışması gibi planlarınız var mı?

Tahkim kâr amacı güden bir kuruluş olmadığı için reklam çalışması gibi bir tavrımız yok. Tanıtım yapmasak gelen dosyalara zamanında çözüm bulunca zaten tanınmaya başlıyor. 

Gelen dosyaların %50’den fazlası sigortalı lehine sonuçlanıyor. Bu sigorta şirketlerine ne anlatıyor? 

Mesela 2018 yılında kabul oranı %53. Kısmı kabül oranı %28. Ret oranı da %18. Tam kabuller 2016 %36, 2017 %49 olmuş. 2019’da bu üç ayda %50 civarında. Evet Tahkim’in kararları başvuranların lehine. Bana göre, bu durum sigorta şirketlerine şu mesajı veriyor: Dosyaları inceleyip bu taleplere 15 gün içinde cevap vermek lazım. Eğer başvuranların, tazminat alacaklarının tamamen haklı oldukları dosyalarda, 15 gün içerisinde buna cevap vermezseniz Tahkim’e başvuruyorlar ve haklı çıkıyorlar. En önemli şey bu. Bu başvuruların önemli bir bölümü hiçbir şekilde cevap alınamayan dosyalardır. Bu sebeple sigorta şirketlerinin hasar ve hukuk departmanlarını biraz daha güçlendirip bu talepleri 15 gün içerisinde cevaplamaları gerekir. Başvuranın talebini inceleyip 15 gün içinde ödeme yapması gerekir.      

‘SUİSTİMAL KONUSUNDA SBM’YE YARDIMCI OLUYORUZ’

Peki Tahkim’in elindeki büyük veriyi kullanarak sahtecilik veya suistimal vakalarını ortaya çıkarmak gibi yeni misyonları var mı? 

Daha ileride daha farklı görevler edinebilmemiz kanundaki bir değişiklikle mümkün. Ancak suistimal vakalarını ortaya çıkarmak doğrudan Tahkim’in misyonu değil. Sahtecilik ve suistimallerle ilgili SBM bünyesinde kurulmuş bir kurum da var. Onlara yardımcı oluyoruz. Öyle bir suistimal gördüğümüzde, suistimal şüphesiyle karşılaştığımızda SBM’ye bildirme gibi bir kararımız var. 

Türkiye’de trafik kazalarının azaltılması noktasında Tahkim’in görevi olabilir mi?

Ülkemizde yıllık 1 milyon 200 bin trafik kazası oluyor. Çok sayıda insan hayatını kaybediyor. Bunun azaltılmasının ekonomik ve sosyal olarak çok ciddi faydası var. Sigorta şirketleri burada ne yapabilir? Trafik kazası yapmayanların ödüllendirilmesi, kaza yapanların ise prim olarak cezalandırılması üzerinde çalışabilirler. Ayrıca sigortacılığın dünyada işlerin daha iyi yürümesi gibi bir misyonu da vardır. 

SEKTÖR PROAKTİF HAREKET EDEBİLİR

Bunu biraz daha açabilir misiniz? 

Sigortacı diyelim ki bir fabrikayı sigortalıyor. Proaktif hareket ederek alınması gereken tedbirleri sıralar ve ona göre sigortalar. Bedava danışmanlık diyebiliriz. Bazı standartları getirmesi halinde daha düşük prim de alabilir. Şimdi bütün dünyada bu böyle. Sigortacılığın işlerin kalitesini artırma anlamında yan fonksiyonu var. Trafik kazalarının azaltılmasında da bu şekilde çalışabilir.

‘EN UYGUN YOLU GÖSTERECEK OLAN ACENTEDİR’

Hasar anında acentelere bir rol düşüyor mu?

Bizim ülkemizde sigortalılar hasar anında genellikle acentelerini arar. En sıcak temas acenteyle kurulmuştur. Acentelerine nasıl bir yol izleyeceklerini sorarlar. Acentelerin her zaman bir rolü vardır. Onlara tabii en uygun yolu gösterecek olan da acentedir. 

Dünyada Tahkim uygulamasına benzer uygulamalar var mı?

Dünyada benzer uygulamalar var. Bizimki de onlardan esinlenerek yapılmış. Mesela Almanya’da ombdusmanlık. Almanya’dan esinlenilmiş ama bize özgü bir hâl almış. Sigorta Tahkim Komisyonu, sektörel olarak Türkiye’de başka örneği yok. Bu sistemin bazı eksiklikleri var. Bugün geldiği hacim itibarıyla biraz elden geçmesi gereken yönleri var. Biraz daha revize olursa bu sistemin diğer sektörlere de örnek olabilecek başarılı bir sistem oluduğunu düşünüyorum.    

Revize derken nelerden bahsediyorsunuz?

Yapı büyüdü, başvuru sayısı arttı. Tahkim’in organizasyonunun elden geçmesi gerekiyor. Daha fazla başvuruya cevap verecek bir altyapıya ulaşması lazım. Hakemlerle ilgili bazı hususların netleştirilmesi gerekiyor. 

ARABULUCULUK, TAHKİM’İN ŞARTI DEĞİL

Tahkim’e benzer bir işlevi olacak olan arabuluculuk sigortacılıkta dava şartı oldu. Bu sistem sektöre ne getirecek?

Zorunlu arabuluculuk dediğimiz uygulama sadece sigorta sektörüne yönelik çıkarılmış bir şey değil. Ticari alacaklarla ilgili bir konu. Sigortacılıkla ilgili ticari alacaklar da kapsamı içinde. Konusu bir miktar tazminatın konusu olan alacaklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu hale getirildi. “Tahkim de bu sisteme dahil midir, yoksa bundan istisna mıdır?” şeklinde bir tereddüt hasıl oldu. Düzenlemede hangi tür alacakların bu düzenlemeye dahil olmadığına dair istisna maddeleri var. Ancak Sigorta Tahkim Komisyonu’na yapılan başvurularda istisnalar açık açık zikredilmiş değil. Bunun üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığı’na şunu sorduk: “1 Ocak’tan bize gelen başvurularda zorunlu arabuluculuğa gitmiş mi, gitmemiş mi bakmamız gerekiyor mu?” Onlar da Adalet Bakanlığı’na sordular. Adalet Bakanlığı bir görüş verdi. “STK’ya yapılan başvurularda zorunlu arabuluculuğa gitmiş olması bir dava şartı olarak aranmayacaktır” dedi. Sonuçta bize gelen başvurularda zorunlu arabuluculuğa gidip gitmediğine bakmıyoruz. 

En ideal düzeni kurarsak tazminat talep eden sigortalı, hangi sıralamada nereye gitmeli?

Hasar yaşayan birisi önce sigorta şirketine başvuru yapıp tazminatını istemeli. Çünkü bununla ilgili Sigortacılık Kanunu’nda özel bir hüküm var. Sigorta şirketine başvurup tazminatını istemeden Tahkim’e gelemiyor. Sıralama şöyle oluyor: Önce sigorta şirketine başvurdu, ret cevabını aldı ya da cevapsız kaldı. Ondan sonra Tahkim’e gelebiliyor. Eğer mahkemeye gidecekse, önce yine sigorta şirketine başvuruyor, ondan sonra arabuluculuğa başvuruyor, problemi çözülmezse mahkemeye gidebiliyor. Tahkim’den sonra arabuluculuğa gidemez. Tahkim’de dava açtı diyelim, dava sürecinde uzlaşmak istediler. Arabuluculuğa giderek taraflar uzlaşabilirler. Uzlaştıklarına dair de o belgeyi hakeme sorarlar. Hakem onu bi şekilde karara bağlar.

Arabuluculuğun gideriyle Tahkim’in gideri arasında bir fark var mı?  

Tahkim’de hakem ücreti ve başvuru ücreti var. Arabulucuya gittiği zaman arabuluculuk ücreti var. Her ikisinde ayrıca vekalet ücreti de var. Dolayısıyla arabuluculuk ücreti ile Tahkim’e başvuru ve hakem ücretini karşılaştırdığımızda Tahkim daha uygun.

Tahkim yapılan bütün başvuruları raporluyor. Arabuluculukta bu yok şu anda…

Arabuluculuk çok yeni şu anda. Belli bir kurumsal çatı altında da değiller. Arabulucuların raporları bir çatı altında yok.

TAHKİM 818 MİLYON LİRALIK TAZMİNATA HÜKMETTİ

Sigorta Tahkim Komisyonu, 2018 yılı istatistiklerini açıkladı. Özellikle başvuru sayısının artışa devam etmesi dikkat çekti. Bu hem sigorta bilincinin arttığını hem de Tahkim’in her yıl daha fazla sigortalıya ulaşabildiğini gösteriyor. Bu da Tahkim’in hükmettiği tazminat tutarının her yıl artmasına yol açtı. Tahkim geçen sene 818 milyon liralık tazminat tutarına hükmetti.  

Son dört yıla baktığımızda başvuru sayılarının katlanarak arttığı gözüküyor. 2015 yılında 26 bin olan başvuru sayısı 2016 yılında 42 bine, 2017 yılında 84 bine ve son olarak geçtiğimiz yıl 107 bin gibi bir rakama ulaştı. 2018 yılında da yapılan başvuruların çoğu sigortalı lehine sonuçlandı. 2018 yılında başvurunun kabul oranı %53, kısmen kabul oranı ise %28 oldu. Yani başvuruların sadece %18’i reddedildi. Yıllara göre başvuru kabul oranlarına baktığımızda da başvuru sayılarındaki gibi düzenli bir yükseliş görüyoruz. 2015 yılında %29 olan başvuru kabul oranı, 2016 yılında %37’ye, 2017 yılında %49’a, 2018 yılında yarıyı geçerek %53’e yükseldi. 

Branşlara göre baktığımızda trafik açık ara liderliğini korudu. 2017 yılında gelen başvuruların %95’i trafik poliçelerinden olurken bu oran 2018 yılında %92’ye düştü. Bununla birlikte kaskoda değişim dikkati çekiyor. Kaskoyla ilgili başvurular, 2017 yılında %2.7 seviyesindeyken 2018’de %5’e yükseldi.   

Oğul Doğa Gökşin
ogul@sigortacigazetesi.com.tr


8 Mayıs 2019

İlgili Haberler

Yazarlar