Sigortasız tatil olmaz…

Yaz mevsiminin neredeyse yarısı geride kaldı. Ramazan ayı, havaların yağışlı ve serin geçmesi, seçimler, üniversite sınavları derken mevsimi yarıladık. Artık hemen hemen herkes tatile çıkmanın telaşını yaşıyor dersek yanılmayız herhalde. Kimilerimiz memleket ziyaretini, kimilerimiz deniz kenarını, kimilerimiz ise imkanları doğrultusunda yabancı bir ülkeyi tatil için seçiyor. Tabii ki böyle olunca mega kentlerimizde nüfusun bir miktar azaldığını hissedebiliyoruz. Sonuçta yaz ayları yıl boyunca çalışanlar ve okula gidenler için hak edilen önemli bir tatil dönemi. Fakat tatil planlarımızı yaparken, hayatımızı, evimizi, aracımızı sigortalıyor muyuz? Buna birçoğumuz hayır diyecektir diye düşünüyorum.

Hayat sigortasına bir bankadan kredi kullanmamışsak temas etmiyoruz, zorunlu olduğu için evimize birkaç yıl DASK yapıyoruz ama hatırlatma olmazsa ardından ondan da vazgeçiyoruz. Konut sigortasını da, “Evime hırsız girmez”, “Evimi su basmaz”, “Elektrik kontağından yangın çıkmaz” diyerek başımıza bir şey gelene kadar yaptırmayı erteliyoruz. Araç sahibiysek zorunlu trafik sigortasını yaptırıyoruz ve üçüncü kişilere vereceğimiz zararı güvenceye alırken, bize ve aracımıza bir şey olduğunda güvence sağlayan kaskoyu ise “Aman olmasa da olur” diyerek yapmıyoruz. (Bunu rakamlarla desteklersek, TSB’nin verileri gösteriyor ki ülkemizdeki 22.5 milyon araç içinde kasko poliçesi sayısı yaklaşık 5 milyon. Yani 10 aracın 8’inin kaskosu yok.)

Tam da bu yazım üzerine düşünürken, bir arkadaşım aradı, tabii ki konu tatilden açıldı. Arkadaşım eşi ve kızıyla birlikte önümüzdeki hafta 4 günlüğüne Yunan adalarına gideceğini söyledi. Seyahat sağlık sigortasını nasıl yaptırabileceğini soran arkadaşıma söz konusu poliçeyi yaptırmanın çok kolay olduğunu ve internetten araştırma yapmasını söyledim. Arkadaşımla sonra görüştüğümüzde ise söz konusu sigortayı internet aracılığıyla yaptırdığından ve poliçeye 3 kişi için toplamda 105 lira ödediğinden bahsetti. Buraya kadar her şey normaldi, fakat arkadaşım poliçesindeki teminatları bana anlatırken gözlerindeki mutluluk ve hayret eder bakışlar çok ilgimi çekti. Arkadaşım, kişi başı günlük yaklaşık 15 lira prim karşılığında Yunan adalarında sağlık sorunu yaşanması durumunda kişi başı azami sigorta bedelinin 30 bin euro, tıbbi bilgi, ülkeye nakil, çalınan, kaybolan ve zarar gören bagajlara 300 euro ödenmesi gibi teminatlar olmasının kendini çok mutlu ve güvende hissettirdiğini söyledi. Evet, sigorta bu: Güven ve mutluluk. Tatilinizin böyle geçmesi ise düşündüğünüzden çok daha kolay…

TOBB SAİK’e teşekkür

Öte yandan geçtiğimiz hafta bazı TV kanallarında içinde sigortacılığın olduğu güzel bir reklam dönmeye başladı. Reklamı bugüne kadar yapılan reklamlardan ayıran en büyük fark ise reklamın sigorta şirketi tarafından değil de, sektörün en önemli üretim kanalı olan acenteleri temsil eden çatı kurumu TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi’nin yaptırmış olmasıydı. Reklamda acentelik mesleği çok güzel anlatılmış ve “ihtiyaç duyduğunda sigorta acenten anında yanında” mottosuna vurgu yapılıyor. Sigortayı insanlara hatırlattığı için TOBB SAİK’e teşekkür etmemiz gerekiyor. Artık sıra sigorta şirketlerinin çatı organı TSB’de. Sonra da bakarsınız sektörün düzenleyicisi Hazine’den de sigorta konulu bir kamu spotu gelir…

11 Temmuz 2018

İlgili Haberler

Yazarlar