“Sorumluluk sigortalarında daha çok ‘zorunlu’ olabilir”

Türkiye'de kişi başına 1.2 adet olan poliçe sayısının Almanya'da 10 olduğunu belirten HDI Sigorta Genel Müdürü Ceyhan Hancıoğlu, ürün yelpazesinin genişletilmesine ve zorunlu sigortalara dikkat çekti. Hancıoğlu, "Zorunlu sigorta sayısı mümkün olduğu kadar artmalı. Sorumluluk sigortalarında zorunluluk daha çok olabilir" diye konuştu.

Türkiye’deki düşük sigortalılık oranlarının önemli nedenleri arasında, gelir seviyesi, kadercilik anlayışı ve yetersiz bilinç düzeyinin öne çıktığını ifade eden HDI Sigorta Genel Müdürü Ceyhan Hancıoğlu, “Sigorta aile bütçesindeki son kalemlerden biri. Özellikle tüketimin kısıldığı, ekonomik sorunların yaşandığı dönemlerde, önce ya sigorta poliçeleri yenilenmiyor ya da erteleniyor. Örneğin zorunlu trafik sigortasında tavan fiyat öncesi bunları gördük. İnsanlar bedeni hasarları bile düşünmeden bu sigortayı yenilemediler. Yine primleri çok uygun olmasına rağmen DASK yüzde 50’lerde. Sigortaya bakış açısı ve satınalma gücü süreci etkiliyor. Bir de başımız yandıkça poliçe alıyoruz” diye konuştu.

‘Yol haritası’ rahatlatır

Dünya gazetesinden Serhat Aligil’in haberine göre, Türkiye’de kişi başına 1.2 adet olan ortalama poliçe sayısının Almanya’da 10 olduğunu belirten Hancıoğlu, sigortacılığın gelişimi için önerilerini şöyle sıraladı:

  • “Zorunlu sigorta sayısı mümkün olduğu kadar artmalı. Sorumluluk sigortalarında zorunluluk daha çok olabilir. Bu alan sigortacılık açısından gelişmeye de açık.
  • “Zorunlu sigortaların yanı sıra ürün yelpazesi de genişletilmeli. Alacak, bina tamamlama, kefalet sigortaları buna iyi birer örnek.
  • Bilinci de artırmalıyız. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün, arka koltukta emniyet kemeri takılmasıyla ilgili başlattığı kampanya güzel “örneklerden biri.”

Hancıoğlu’na göre ayrıca sigortacılık havuzu ne kadar dolarsa, bu fiyatları olumlu etkileyecek. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in, ‘strateji belgesi, yol haritası hazırlıyoruz’ yönündeki açıklamasını da değerlendiren Hancıoğlu, bunun herkes için faydalı olacağını belirtti. Özellikle uluslararası şirketlerin orta ve uzun vadeli planlarla çalıştıklarını hatırlatan Hancıoğlu, “Mevzuat, piyasadaki dalgalanma gibi konularda sıkıntı yaşayan sektörümüze yönelik böyle bir yol haritası şirketleri rahatlatacak. TSB olarak biz de sektörün vizyonuyla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Paydaşların biraraya gelmesi önemli” dedi. Son yılların tartışmalı konusu zorunlu trafik sigortasıyla ilgili değerlendirme yapan Hancıoğlu, son düzenlemelere rağmen primlerin halen yüzde 15 düşük olduğunu, TSB’nin de bir çalışma yaparak Hazine’ye sunduğunu söyledi. Hancıoğlu şu noktalara dikkat çekti:

Trafik için %2-2,5 önerisi

  • Seçim sonrası sigorta otoritesinin bir aksiyon planı açıklamasını bekliyoruz. Detaylar tartışılabilir. Örneğin aylık yüzde 1.5’luk artışlar yüzde 2-2.5’a çıkarılabilir. Daha sonrası için beklentimiz serbest tarifiye geçmek için 2019’da adımlar atılması. Bu geçiş kademeli olabilir.
  • Bu alan 16 milyon tüketiciyi ilgilendiriyor. Bu branştan kâr etmeyelim ama zarar da etmeyelim. Sektörü rahatlatacak çalışmalar önemli. Karşılıklı olarak yoğun bir çaba harcanıyor. Hem sigorta otoritesiyle hem yargıyla ortak dili yakaladık diye düşünüyoruz.
  • Devletin ‘havuz’a katkı vermesiyle ilgili önerime gelince, bu hasar paylaşımı, özel reasürans, belli zararın üstünde katkı verilemesi şeklinde olabilir.”

“Dövizdeki hareketlilik kaskoyu etkileyecek”

Dövizdeki yükselişin primlere etkisiyle ilgili yorum yapan ve oto branşlarının pazarın yüzde 50’sini oluşturduğunu hatırlatan Hancıoğlu, şu bilgiyi verdi: “Hasar dosyalarının yüzde 60’ı yedek parça kaynaklı. Bu da kur riski getiriyor. Kur özellikle kaskoyu etkiliyor. Elbette dövizdeki hareketin etkilerini hemen görmeyeceğiz. Çünkü, genellikle hasar 5-6 ay sonra gerçekleşir. Soğukkanlılığımızı koruyoruz. Ama hareket böyle devam ederse acı reçeteyi birkaç ay sonra görebiliriz. Tarife artışı için çalışmalara başladık. Kurun durumuna göre prim artışlarının yüzde 10-15’in altında olmayacağını düşünüyorum. Sigorta şirketleri kurdaki hareketliliği yakından takip ediyor ve sabırla bekliyor.”

“Liberty Sigorta’nın satın alınması Türkiye’ye inancın bir işareti”

Ana hissedarları Talanx’ın kısa süre önce Liberty Sigorta’yı alması sonrası yaşanan gelişmelerle ilgili bilgi veren HDI Sigorta Genel Müdürü Hancıoğlu, halen ikinci aşamada olduklarını belirterek şöyle devam etti: “Talanx’ı temsilen bu şirketin yönetimine girdik. İzin sonrası iki şirketi birleştirme aşamasına geçeceğiz. Bu 2-3 aylık bir süreç. Liberty bünyemize katılacak. Bu alımla Talanx’ın en büyük mesajı Türkiye’ye olan inançtır. Ayrıca bu alımla sigortacılıkla ilgili ‘ölçek sınırı’da aştık. Bu bizi rahatlatacak. Ortaya güçlü bir sinerji çıkacak. Acentelere odaklanmasıyla, dengeli portföyüyle bizi güç katacak. Bizi özellikle kaskoda tamamlayacak. Halen 6’ncı olduğumuz bu branşta 5’inci sıraya çıkacağız.”

“Katılımla ilgileniyoruz”

HDI Sigorta. 2017de yüzde 26artışla 1,1 milyar liralık prim üretti. Kasko ve nakliyatta çok iyi olduklarını, bu yıl özellikle yangın ve mühendisliği geliştirmek istediklerini, zorunlu trafiğin ise doğal akışı içinde büyüyeceğini anlatan Hancıoğlu, kârlılık sıkıntısı yaşamadıklarını da vurguladı. Şirketinin katılım sigortacılığına bakışıyla ilgili açıklama yapan Hancıoğlu, devletin bu alanda yeni yasal düzenlemeler yaptığını ve teşvik ettiğini hatırlatarak şunlan söyledi: “Konuyla biz de ilgileniyoruz. Bu alanda olmamız gerektiğini düşünüyoruz. Talebe bakacağız. Kısa sürede başlayacakmış gibi de hazırlıklarımızı yapıyoruz.” Hancıoğlu ayrıca acente komisyonlarını artırmak için çalıştıklarını duyurdu.

23 Mayıs 2018

İlgili Haberler

Yazarlar