Erhan Dumanlı

Trafik canavarları (2)

Geçen ayki yazımda yollardaki araçları sıralamış ve her birinin trafikte yaptığı hataları, elimden geldiği kadar, çözümleriyle beraber listelemeye çalışacağımdan bahsetmiştim, aşağıda bu araçların yol açtığı sıkıntıları açıklamaya çalışacağım.

TRAFİĞE ÇIKAN İNŞAAT ARAÇLARI

Burada kast edilenler, mixerler, beton araçları ve moloz taşıyan kamyonlar. Yanlış hatırlamıyorsam İstanbul’da, yılbaşından bu yana bu tür araçların sebep olduğu kazalarda 13 insan hayatını kaybetti.

Daracık sokaklarda süratle giden bu araçlar maalesef ya gereksizsürat ya da dikkatsizlikten kazaya sebebiyet veriyorlar. Ne yapmak lazım:

– Gün içerisinde bu tür araçların yollara çıkış saatlerini iyi ve doğru düzenlemek gerekir, trafiğin yoğun olduğu saatlerde izin vermemek gerekir.

– Bazıları yolda giderken, kasten, karşıdaki aracı sıkıştırmaktadırlar kendi aracının büyüklüğüne güvenerek yapılan bu tür davranışlar karşıdaki sürücüyü paniğe sokmaktadır. Önerim bu tür vasıta sürücülerine, işe başlamadan, 1-2 haftalık emniyetli sürüş ile ilgili eğitim verilmelidir. Bu eğitim 365 gün devamlı verilirse  etkisi inanılmaz iyi olur.

***

BELEDİYE VE HALK OTOBÜSLERİ  İLE YOLCU MİDİBÜSLERİ

Yolcu midibüslerinden şikayetçi olmayan bir Allahın kulu olduğuna inanmıyorum. Güzergah boyunca devamlı korna çalarlar ve diğer midibüs ile yarış ederler, yolun ortasında, ışıkların dibin de aniden durur yolcu indirir bindirir ve bütün bunları yaparkende hiçbir kurala uymaz. Kesinlikle terbiye edilmeli ve eğitilmeliler. Gereken kursları verip sonra da imtihan edilmeliler, imtihanları geçemeyenler midibüs sürmemeliler.

Halk otobüsleri de zaman zaman midibüsü andıran hareketler yapmaktadırlar, geçenlerde Ortaköy’de gördüğüm halk otobüsü şoförü tek eliyle direksiyon sallıyor öbür eliyle de cep telefonu ile konuşuyordu. Hem buradaki şoförler hem de yukarıdaki inşaat makineleri şoförleri daha kaliteli ve eğitimli insan haline getirilmeliler. Otorite bu şoförleri kesinlikle denetlemeli ve sistematik olarak da eğitmelidir.

***

TAKSİLER

Münih’te uçaktan indim ve bir taksiye binip otele gidiyorum, yanımdaki mesai arkadaşımla konuşurken şoförün (kadın şoför) çok dikkatle dinlediğini görünce onunla İngilizce sohbete başlarken Türk olduğunu anladım. Bana kısaca nasıl taksi şoförü olduğunu anlattı, bir kitapçık gösterdi ve taksi şoförü olmak için bu kitabı ezberlemek gerekir, ben ancak 7. seferde imtihandan geçtim dedi. Kitapta her şey yazıyormuş, yolcu nerelerden ve nasıl alınır, şehrin haritası, trafik kuralları v.s.

Gelelim ülkemize, böyle bir kitap yok, adam gibi eğitim yok, şehrin her köşesinde vızır vızır dolaşıp trafikteki araç çokluğunu yaratan onlar. Işıkların altında, dönüşlerde ve köşelerde bekler, en kalabalık caddenin ortasından geri döner, çoğunun içi sigara kokar (durak taksileri hariç), yol ve adres kesinlikle bilmez (çoğunlukla).

Çok azı dönüşlerde sinyal kullanır, en dar ve sıkışıklıkta aracınıiçeri sürerek trafiği daha da sıkışık hale getirir, bol bol kornaçalar ve ses kirliliği yaratır. Sonuç olarak çoğunluğu feci bir şekilde eğitimsizdir ve hiçbir kuralı tanımazlar.

Taksi şoförleri kesinlikle, trafik kuralları, insan hakları, kamu üzeni, karşı sürücüye saygı, adresleri ve şehri tanımaları konusunda çok ciddi eğitimden geçirilmelidirler. Ancak bu eğitimleri alıp da imtihanları geçenler taksi şoförü olabilmeliler.

***

Gelecek ay trafikteki diğer araç tipleri ve onların kullanıcılarının trafikteki yaptıkları yanlışları, kendi görüşümle, anlatmaya devam edeceğim. Yukarıdaki üç vasıta türünde de benzer sürücü hataları yapılmaktadır, her ne kadar eğitim birinci sorun olmakla beraber denetim ve kontrol eksikliği vahim bir şekilde öne çıkmaktadır. Denetim ve ceza kesmek tek başına bir çözüm olmayabilir ancak bu cezalarla ilgili sürücülerin, kısa süreli de olsa, eğitimlere alınması ve orada yapılan yanlışların anlatılmasının daha etkili olacağı kanısındayım.

Trafik canavarları!


erhandumanli@gmail.com

3 Ekim 2017

İlgili Haberler

Yazarlar