Erhan Dumanlı

Trafik canavarları (4)

Son 3 ay elimden geldiği kadar aramızda her gün dolaşan, kesinlikle başka gezegenlerden gelmeyen trafik canavarlarını, örneklerle yazmaya çalıştım. Çok bariz olarak görülüyor ki hangi araç türünden bahsedersek edelim çoğunluk aynı hataları yapıyor. Sürücülerin eğitim seviyelerine göre sürüş hataları ufak tefek farklılıklar gösteriyor ama çok çok bariz değil. Şehir içi otobüs sürücüleri, kamyon ve inşaat makineleri sürücüleri, yolcu midibüs sürücüleri ve taksi sürücülerinin çoğunluğu benzer vahim ve insan hayatına zarar verebilecek hataları yapıyorlar ve de yapmaya devam ediyorlar maalesef. Karşıdaki sürücünün ve yayaların haklarını tanımamak, diğer vasıtaları sıkıştırmak, sürat yapmak, yol çizgilerine uymamak, her yerde durarak yolcu indirip bindirmek, neredeyse her vasıta türü sürücülerin ve de hiç yakıştıramadığım kadın sürücülerin sağa sola dönüşlerde hiç sinyal vermemeleri gibi. Özellikle sağınızdan solunuzdan vızır vızır motosiklet ve bisikletin geçtiği yollarımızda dönüşlerde sinyal kullanmak çok çok önemli. En azından bu kurala uysak çok mu zor bilemiyorum. Ülke tarihinde kuralların hiç uygulanmadığı bir süreçteyiz maalesef. Denetimsizlik ve kontrol eksikliği çok yaygın.

***

Her türlü ekonomik ve parasal gelişmeden bahsetmek boşunadır,

bu trafik sorunu çözülmeden ülkemiz kendini gelişmiş bir ülke olarak görmemelidir. İnsan hayatına önem vermeyen bir ülke istediği kadar yatırım çağrısı yapsın bu keşmekeşliğe ve vurdum duymazlığa gelişmiş ülkeler vatandaşlarını yollamaz. Bu gün ülkemizde çalışan/yaşayan yabancılara sorarsanız her konuda çok güzel sözler duyarsınız, trafik sorunu hariç. Geçtiğimiz yıllarda trafik polisleri bir nebze trafikte oluşan sorunlara müdahale ederlerdi ama maalesef son zamanlarda etrafta polisde yok. Yani tüm sürücüler kendi çözümlerini veya isteklerini diğer sürücülere kabul ettirmek çabası içinde kalıyorlar bu da içinde olduğumuz karmaşayı ve kaosu yaratıyor.

***

Öncelikle ne tür önlemler alınması gerekir sıralamaya çalışayım.

  1. a) Özellikle büyük şehirlerde, eğitimli insanlar işe alınmalı ve onlara trafik kuralları konusunda çok detaylı eğitim verilmeli. Bu trafik görevlileri bütün gün, neredeyse şehrin her köşesinde denetim ve kontrol yapmalılar. Taviz vermeden ve affetmeden kuralları uygulamalılar ve caydırıcı cezalar vermeliler. Bu cezalar hem parasal hem de eğitim şeklinde olabilir. Aynı suçtan bir kaç kere ceza alanlar hafta sonu eğitimlere katılmaya zorlanabilirler.
  2. b) Talebeleri ve şirket çalışanlarını taşıyan vasıtalar neredeyse sabahtan akşama kadar yolları işgal ederek trafiğin düzgün akışını engelliyorlar. Buna otoritenin kesin bir çözüm bulması gerekir. Bazı yerlere büyük/açık otoparklar yaparak bu tür vasıtaları oralarda park ettirmek gerçekten önemli bir çözüm olur.
  3. c) Bazı güzergahlarda çalışan midibüsler bence en büyük trafik

canavarları. Hiçbir kural uygulamazlar, birbirleri ile yarışıp müşteri kapmaya çalışırlar. Devamlı korna çalarak ses kirliliği yaratırlar. Yolda üzerinize sürerek sizi korkuturlar. Her yerde durarak müşteri indirir ve bindirirler. Başka hiçbir ülkede böyle taşıma sistemi bulamazsınız. Önerim süre tanıyarak artık bu taşıma şeklini bırakmamızdır.

  1. d) Otorite kurallara uyma ve denetim konusunda kararlı olunca bunu devamlı halka duyurmalı ve onları uyarmalı. Yoksa belki birçoğumuz kurallardan haberdar ama uygulamada eksikler olduğunu bilerek pek aldırmıyorlar.

***

Yapılacak çok şey var ve maalesef hep beraber bu karmaşayı sadece seyrediyoruz. Sorunlar belli ve otoritenin hamle yapması çözümün ilk ateşidir, o arada trafik sorunları ve sürücülerin davranış biçimlerini kapsayan çok köklü eğitim programları devreye sokulmalıdır. Toplu taşıma ve ticari araçları kullanacak sürücüler kesinlikle, göreve başlamadan, çok yoğun olarak sürüş teknikleri, yol güvenliği, karşı sürücü hakları, trafik kuralları v.s. gibi konularda, taksi şöförleri ise bu konulara ilaveten çalıştıkları şehir haritası ve adresler konusunda eğitilmeliler. Uzun vadeli olarakda okullarda, ilköğretim okullarından başlamak kaydı ile, trafik konusu milli eğitim programlarına dahil edilmelidir. Şunu unutmamalıyız insan hayatı her şeyden daha önemli ve kutsaldır, çok büyük masraflar ve yatırımlar ile hayatını devam ettirmeye çalışanları korumak ve yaşamlarını sürdürmelerini sağlamak bir devletin en önemli, hatta birinci görevi olmalıdır.

ERHAN DUMANLI: erhandumanli@gmail.com

 

 

4 Aralık 2017

İlgili Haberler

Yazarlar