Erhan Dumanlı

Trafik canavarları!

HER kazadan sonra medya ‘trafik canavarı faaliyette’ falan gibi

başlıklar atarak sanki 3. birinden bahseder gibi olayı yazar,

sanki Mars’tan bir canavar gelip masum sürücüleri kaza yapmaya zorluyor gibi yanlış anlaşılacak senaryolar üretirler. Kazada esas suçluların yaptıkları hatalardan ziyade başka bir şeyleri suçlamaya çalışırlar, direksiyon hakimiyetini kaybetti (hata direksiyonda) frene bastı araç kaydı (hata yolda veya lastikte), virajı alamayan araç yoldan çıktı (hata virajda, yolda), buz tutmuş yolda kaydı kaza yaptı (hata tabiatta/ buzda), 14 kişilik minibüse 24 kişi alıp kaza yaparsan (hata patronda ve minibüsleri küçük yapanda) sağa veya sola dönüş sinyali vermediği için oluşan kaza (suçlu herkes, kimse sinyal vermiyor), kavşakta köşeye park ettiği için olan kazada (hata yine herkes, ben bırakmasam başkası bırakır)

Maalesef böyle sürüp giden, saçma sapan mazeretlerin arkasına

saklanarak devam eden sorumsuzca yapılan kazalar vede en

vahimi herkesin sadece seyrettiği bir karmaşık ortam.

***

Birçok ülkede kabul gören, trafik kazaları olma nedenlerinin yüzdelerine bir bakalım. Ülkemizde bu yüzdeler nasıldır bilmiyorum o yüzden gelişmiş ülke yüzdelerini vereceğim, yanılma payım olabilir.

– Yolların teknik olarak uygun yapılıp yapılmadığı, işaretler ve sinyallerin normlara uygunluğu. Daha çok mühendislik ve mimarlık uygunluklar. %25-30

– Polisiye tedbirlerin katkısı. %15

– Eğitimin katkısı. %20

Tabii ki bu yüzdeler biraz kafa karıştırıyor ama şöyle bakmak lazım; yolları, işaretleri ve sinyalizasyonu her türlü bilimsel tekniklere uygun yapmış bir ülkede konu polisiye ve eğitimle çözülür.

Örneğin ABD’de tüm olay sadece polisiye tedbirlerle çözülmüş

gibi görünüyor. Yani yolları düzgün ve kurallara uygun yapmışlar, eğitimde bu konuya gereken önemi yeteri kadar vermişler, polisiye tedbirlerle de sistemin düzgün çalışmasını takip ediyorlar.

Bu polisiye tedbirler öyle katıdır ki en ufak hatayı affetmez. Bu

yüzden herkes kurallara uyar ve resmen cezadan korkar. Bütün gelişmiş ülkelerde aynı/çok benzer uygulamalar vardır. Sabaha

karşı 02:00’de, stop işaretinde durmadın diye cezayı yersin,

birkaç gün sonra artık bir şey olmaz diye yine durmaz isen daha

büyük bir ceza ödersin ve hafta sonu şerifin bürosunda eğitime

katılırsın. 3’üncü defa durmaz isen 6 aylığına ehliyeti kaptırırsın.

İstersen kurallara uyma!!!

Washington’da taksi ile havaalanına gidiyorum, otobanda çok

trafik var, baktım en sağ şerit boş, taksi şoförüne niye burası

boş dedim o da ‘Arabasında birden fazla insan taşıyanların

kullanımı için o yol’ dedi, şöyle kaçamaz mıyız dedim o da ‘Eğer

100 dolar cezayı ödersen olur’ dedi, gerçekten biraz ileride polis

100 dolar ödemek isteyenler için bekliyordu.

***

Ben trafikte elimden geldiği kadar kurallara uymaya ve karşımdaki sürücünün haklarına saygılı olmaya çalışıyorum. Ufak tefek

hatalar oluyor tabii ki ama bunların çoğu karşımdaki sürücünün

kurallara uymamasından kaynaklanıyor. Şimdi sizlere son 2-3 aydır gördüğüm tipik trafik kural ihlallerinden bahsedeceğim, sonra da hepimizin bu çok önemli olan sorunu nasıl çözmemiz gerektiğine dair kendi önerilerimi sıralayacağım.

1) İnşaatlarla ilgili trafiğe çıkan araçlar.

2) Belediye, halk otobüsleri ve yolcu minibüsleri.

3) Taksiler

4) Ticari araçlar (otomobil, kamyonet ve minibüsler)

5) Motosiklet ve bisikletler

6) Şirket araçları (otomobil ve minibüsler)

7) Özel araçlar

Yukarıdaki 7 kategori veya atladığım başka bir tip araç varsa onlar da dahil istisnasız hepsi kural hatası yapıyor bu hatalar insan hayatına mal oluyor cezası yok hem çok komik rakamlar bu cezalar. Her bayram yüzlerce insan ölüyor çok basit ve saçma sapan trafik kazalarında (kesinlikle en büyük terör trafiktir) o anda hep ah vahlar ve sıfıra sıfır elde var sıfır. Kazaları tümüyle önlemek tabii ki mümkün değildir ama ölümleri azaltmak ve kayıpları azaltmak için çalışmalar yapmak gerekmez mi? Şu anda yapılan herhangi bir çalışma var mı, varsa da ben bilmiyorum.

erhandumanli@gmail.com

 

5 Eylül 2017

İlgili Haberler

AvivaSA’dan Türkiye’nin 10 yılı araştırması: %67, çocuklarının geleceğine garanti istiyor

AvivaSA, 10. yıl iletişim çalışmaları kapsamında “Türkiye’nin 10 Yılı” araştırması ile geçmiş ve gelecek 10 yıla ışık tuttu. Araştırmaya katılanların %67'si gelecek 10 yıl içinde “çocuklarının geleceklerini garanti altına almanın” ilk tercihleri olduğunu belirtti. Geçmiş 10 yıla ilişkin “Ah Keşke!” denen şey ise, en yüksek oranda (%34) “Keşke boş zamanlarımı daha dolu dolu geçirseydim” oldu. Araştırmada ayrıca, son 10 yıl içinde, Türkçe pop şarkısı ve şarkıcısı, Türk filmi, Türk dizisi, Türk sinema ve tiyatro oyuncusu ve Türk sporcusu gibi alanlarda, Türk insanının en başarılı bulduğu isimlere de yer verildi. Tarkan, Kenan İmirzalıoğlu, Arda Turan, Ali Sunal isimleri ve Recep İvedik filmi ile Diriliş Ertuğrul dizileri ilk sırada yer aldı.

“Dünyanın yarısının kullandığı işletim sistemindeki güvenlik açıklarına dair rapor trende unutulur ve…”

Lloyd’s ve Cyence tarafından yayımlanan siber risk raporunda siber saldırıların mevcut sonuçlarını daha iyi anlamak için iki senaryo üzerinden ilerleniyor. İki senaryo da, siber saldırılara karşı alınan önlemleri sağlamlaştırabilmek için analistlerin hayal güçlerinin bir ürünü. Oldukça ilginç olan bir senaryoya göre, bir siber güvenlik analisti, içinde küresel piyasanın yarısı tarafından kullanılan bir işletim sisteminin güvenlik açıklarına dair raporu trende unutuyor. Bu rapor “derin web” üzerinden satışa çıkarılıyor. Birisi de sistemdeki açıkları kullanarak maddi kazanç sağlamak amacıyla raporu satın alınıyor.

Yazarlar