Trafık sigortasında ağır kusur kavramı netleştirilmeli

SAB Başkanı Doğan Şen, ağır kusur tarifinin mevcut yasalar içine itiraza mahal bırakmayacak şekilde yazılması gerektiğini söyledi. Şen, alkollü araç kullanmanın ve ehliyetsiz ya da yetersiz ehliyetle araç kullanmanın yanı sıra, kırmızı ışık, emniyet şeridi ve ters yön ihlali, yaya geçiş üstünlüğüne uymama ve periyodik muayenesi yapılmamış araç kullanma gibi sebeplerle yapılan kazaların da ağır kusur sayılması gerektiğini savundu.

Sigorta Acenteleri Derneği (SAB) Başkanı Doğan Şen, trafik sigortasında ‘ağır kusur’ kavramından bahsetti. “Alkollü araç kullanmak ve ehliyetsiz ya da yetersiz ehliyetle araç kullanmak gibi iki önemli hadise dışında nelerin ağır kusur sayılması gerektiğini vicdanen savunacağım” diyen Şen, şunları söyledi:
“1. Kırmızı ışık ihlali,
2. Emniyet şeridi ihlali,
3. Ters yön ihlali, ‘Taşıt Giremez’ uyarı levhalarına aykırı davranma,
4. Yaya geçidinde yaya geçiş üstünlüğüne uymama,
5. Araçların trafiğe çıkış için yetkilendirilmiş kurumca periyodik olarak yaptırılması zorunlu olan muayene süresini doldurduğu halde muayene yaptırmadan trafiğe çıkılması veya muayenede ağır kusur tespitine rağmen trafiğe çıkılması sırasında gerçekleşen kazalarda, kazaya araçtaki bakımsızlığın ve/veya ağır kusurun sebebiyet vermesi gibi durumların, 3. şahısların malını ve canını 1. dereceden etkileyen olaylar olarak kabul edilmesi ve ağır kusur sayılması gerekir.”

İngiliz bir düşünür ve bilim adamından alıntı yapan Şen, “Henry Thomas Buckle ‘Suçu toplum hazırlar, suçlu işler’ diyerek günümüz bazı gerçeklerine ayna olmuştur” dedi. Yargılamanın, aslında toplumsal yaşamın yapısal bir özelliği olan çatışmaların simgesel olarak uygulamaya konulduğu resmi bir tartışma ortamından ibaret olduğunu kaydeden Doğan Şen, sözlerine şu şekilde devam etti: “Bu tartışma ortamında karşıt çıkarları taşıyan tezler dramatik bir kurgu içinde sunulur. Hukukta gri alanların çokluğu ise yargıda haksızlığa uğradığına inananların çokluğuna ve suçluların ceza görmemesine neden olur.”

Bu sebeple kırmızı ışıkta geçip bir kişinin ölümüne neden olan kişinin dava açarak kırmızı ışıkta geçmenin ağır kusur olmadığını ifade edebileceğini belirten Şen, “Ceza kanunu kendisine sadece 2-6 yıl arasında bir ceza öngörebilir. Ama birçok hafifletici neden araya girerek bu cezalar hafifletilmekte, kişinin ilk kazası ise yok denecek düzeye inebilmektedir. Bu vakayı savunan avukat hukukun kendisine sağladığı imkanlarla yargılanan kişiyi beraat ettirebilir. Peki, ölen kişinin yakınları üzerinde nasıl etki bırakılmıştır, adalet sağlanmış mıdır? Ya da empati yapıldığında aynı hususun yargılanan kişinin bir yakınına tezahür ettiği zaman nasıl bir düşünce içinde olunacaktır? İşte mesele buradaki ince çizgidedir” diye konuştu.

“CAYDIRICILIK SAĞLANMALI”

Bir başka senaryoyu da gündeme getiren Şen, “Kırmızı ışıkta geçip, başka bir araca çarpan bir aracın olduğu bir senaryoda, trafik sigortası karşı tarafın maddi hasarını ödedikten sonra, kırmızı ışıkta geçene ağır kusurlusun diyerek rücu ettiğinde, itiraz eden kişi gri ortamdan faydalanarak rücudan kurtularak araç kullanmaya da devam edecektir. Bu kişiye ceza yöntemiyle caydırıcılık sağlanmazsa, kırmızı ışıkta geçmeye devam edecektir çünkü nasılsa trafik sigortası karşı tarafın hasarını ödemekte, kendisine de bir rücu gelmemekte, eskisi gibi araç kullanmaya devam etmektedir” dedi.

Şen, Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddelerinden örnek verdi:

“Araçların karayoluna uygunluğu ve teknik esaslar: Madde 29 – (Değişik: 17/10/1996 – 4199/12 Md.) Araçların yapım ve kullanma bakımından karayolu yapısına ve trafik güvenliğine uyması zorunludur. Yapım safhasında, araçların Tip Onayı Yönetmeliği ile buna bağlı diğer yönetmeliklerin çıkarılmasına Sanayi ve Ticaret Bakanlığı yetkilidir. Tip Onayı Yönetmeliği ve buna bağlı diğer yönetmelikler Bayındırlık ve İskan Bakanlığının görüşü alınarak Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca düzenlenir.
Araçların teknik şartlara uygunluğu:

Madde 30 – Araçların, esasları yönetmelikte belirtilen şekilde ve tarzda teknik şartlara uygun durumda bulundurulması zorunludur.

a) (Değişik : 21/5/1997 – 4262/4 md.) Servis freni, lastikleri, dış ışık donanımından yakını ve uzağı gösteren ışıklar ile park, fren ve dönüş ışıkları noksan, bozuk veya teknik şartlara aykırı olan araçları kullanan sürücüler 1 800 000 lira para cezası,

b) (Değişik: 21/5/1997 – 4262/4 md.) Diğer eksiklik ve bozuklukları bulunan araçlarla, görüşü engelleyecek veya bir kaza halinde içindekiler için tehlikeli olabilecek süs aksesuar eşya ve çıkıntıları olan araçları kullananlarla, karayolunu kullananlar için tehlike yaratacak şekilde olan veya görüşü engelleyecek ve çevredekileri rahatsız edecek derecede duman veya gürültü çıkaran araçları kullanan sürücüler 3 milyon 600 bin lira para cezası ile cezalandırılır.”

Buna göre, aracın kırmızı ışıkta durmasına neden olan fren sisteminin tutmamasına daha az ceza, gürültü ve kirlilik yaratmaya ise daha ağır bir trafik cezası verildiğine dikkat çeken Şen, kanuna göre kırmızı ışıkta geçmenin, yaya geçidinden geçen yayaya çarpmanın ağır kusur sayılmadığını ifade etti.

İnsana ve canlıya verilen önemin kavratılması, toplumsal adaletin sağlanması, trafik cezalarının caydırıcı olması, trafik sigorta hasar priminin düzeltilmesi, sigorta şirketlerine güvenin tesisi için mutlaka gri alanların beyazlatılması gerektiğini vurgulayan Şen, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Hukuk karmaşasının ortadan kaldırılmasını teminen ağır kusur tarifinin mevcut yasalar içine itiraza mahal bırakmayacak şekilde yazılması, sektörümüz ve ülkemiz yararına olacaktır. Biz SAB derneği olarak trafik kaza oranlarının düşürülmesi adına, trafik cezalarının caydırıcı olması ve gri alanların ilgili mevzuatlarda netleştirilmesini talep ettik, takipçisi olmaya devam edeceğiz.”

TRAFİK SİGORTASINDA RÜCU SEBEPLERİ

Doğan Şen, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasındaki rücu sebeplerini de aktardı: “Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.

Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:

a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b)(Değişik:RG-2/2/2016-29612)(1) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,

Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez.”

9 Şubat 2018

İlgili Haberler

Yazarlar