Okan Utkueri

Türk insurtech ekosistemi nasıl oluşur?

Bir süredir kendime şu soruyu soruyorum; “Ülkemizde sağlıklı bir insurtech ekosistemi nasıl oluşturulabilir? Sigorta alanındaki teknolojik inovasyon çalışmaları nasıl canlandırılabilir?” Bu alanda başarıya ulaşabilmek adına, işbirliği içerisinde farklı paydaşların bir araya geldiği toplu bir harekete ihtiyaç var. Bu çerçevede, 3 ana başlık altında bir yol haritası oluşturdum.

Yaklaşık 2 sene önce “insurtech” üzerine ilk yazıları yazmaya ve bu alandan bahsetmeye başladığımda, birçokları için çok uzak ve afaki bir kavramdı.

Sevinerek görüyorum ki, son zamanlarda bu kavram gündemde ciddi yer tutmaya başladı, ilgi arttı, paneller, etkinlikler düzenlenmeye başladı.

Özellikle son dönemde BiSigortacı’nın 250.000 TL yatırım alması, startup dünyasında da dikkatleri bu alana çekti.

İlginin bu şekilde artması güzel elbette. Ama daha önemlisi, bunun geçici bir heves olmak yerine, kalıcı ve sistematik yapıya kavuşması. Sadece konuşmak yerine, elle tutulur, gözle görülür somut gelişmelerin yaşanması.

Bunun için de, muhtelif paydaşlar nezdindeki farkındalığın artması, bu paydaşları bir araya getirecek platformların oluşması ve somut bazı aksiyonların alınması gerekiyor. Bu sayede, sigortacılık alanında inovasyona yönelik girişimlerin sayısının artması ve ülkemizde insurtech ekosisteminin sağlıklı bir yapıya kavuşması sağlanabilir.

Bugün için olmasa da, gelecek nesiller için, teknoloji, dijitalleşme ve sosyal medyanın sunduğu imkanlardan yararlanan inovatif çözümleri hayatımıza monte etmeliyiz. Bu başarının, yeni nesillerin sigortayla tanışması, ürünlerin tabana yayılması ve sektörün geleceği noktasında çok kritik bir öneme sahip olduğunu düşünüyorum.

GLOBAL INSURTECH EKOSİSTEMİ HIZLA BÜYÜYOR

Dünya geneline bakarsak, 2017 yılı insurtech yatırımlarının artmaya devam ettiği bir sene oldu. Toplamda 203 insurtech girişimine 2.3 milyar dolar yatırım yapıldı.

ABD ve Çin ile birlikte, Avrupa’da özellikle Münih şehri bir hub olarak öne çıkmaya başladı.

İlginin bu kadar artmaya başlamasının önemli bir sebebi de, teknolojik anlamda yaşanan hemen hemen bütün gelişmelerin bir ucunun sigorta sektörüne de dokunması.

  • Blockchain teknolojisi bankacılık ile birlikte sigortacılık alanını da yakından ilgilendiriyor.
  • Yapay zeka, bot teknolojisi ve big data platformları, özellikle risk analizi, fiyatlama, hasar suiistimalleriyle mücadele, müşteri deneyimi gibi alanlarda etkin çözümlere fırsat tanıyor.
  • Telematik çözümler ve akıllı araçlar, oto sigortaları için önem taşıyor.
  • Nesnelerin interneti ve giyilebilir teknoloji ürünleri, konut ve sağlık sigortası gibi bireysel sigorta alanına etki ediyor.

ÜLKEMİZDEKİ INSURTECH AKTİVİTESİ ÇOK SINIRLI 

Global anlamdaki bu olumlu gelişmelere karşı, bizdeki durum farklı.

Startup ekosistemi içerisinde hala çok az sayıda insurtech girişimcisi var. İlgi olmakla birlikte, bu alana odaklanan girişimci sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor ve atılan somut adımlar çok kısıtlı.

Bu çerçevede, bir süredir kendime şu soruyu soruyorum: Ülkemizde sağlıklı bir insurtech ekosistemi nasıl oluşturulabilir? Sigorta alanındaki teknolojik inovasyon çalışmaları nasıl canlandırılabilir? Bu alandaki girişim sayısını arttırmak için ne yapılabilir?

Bu gözle bir değerlendirme yapıp, “yapılabilecekler listesi” oluşturduğumda, hem ekosistemin ana oyuncularını hem de sigorta sektörü paydaşlarını ilgilendiren ev ödevleri çıkıyor karşımıza. Eğer sigorta sektörü olarak bu alanda bir başarıya ulaşabilmek istiyorsak, işbirliği içerisinde, farklı paydaşların bir araya geldiği toplu bir harekete ihtiyaç var.

**

3 ANA BAŞLIKTA TÜRK INSURTECH EKOSİSTEMİ YOL HARİTASI

1. Girişimciler nezdindeki farkındalık

  • Üniversiteler, teknokentler ve farklı hızlandırma programları nezdinde startup alanına ilgi duyan girişimci sayısı oldukça fazla. Bu konuda bir sıkıntı yok.
  • En önemli eksiklik, bu girişimcilerin sigorta sektörünü tanımıyor olması. Girişim fikirleri bu kişilerin yaşadığı, gözlemlediği sorunlar ve problemlere dayanıyor. Dolayısıyla, girişimcilerin kafa yorduğu fikirler arasına sigorta konuları henüz girmiyor.
  • Sigortacılığın oynadığı rolü ve yaşamın içine ne kadar entegre bir sektör olduğunu girişimcilere anlatmak gerekiyor. Bir şekilde, sigorta kavramını girişimcilerin radarına sokmalıyız.
  • Aynı zamanda, sigorta sektöründeki problemleri, çözüme ihtiyaç duyulan alanları girişimcilere aktarmak gerekiyor.
  • Ayrıca, bu mesleğin global yönünü de vurgulamak lazım. Startup kavramının özünde global bakış açısı yer alıyor. Insurtech girişim fikirlerinin hedef pazarı olarak sadece bizim piyasamızı değil, global düşünmek lazım.

2. Sigorta şirketlerinin açıklığı ve işbirliği

  • Ana oyuncu olarak sigorta şirketlerinin startup ekosisteminin dinamiklerini iyi anlaması gerekiyor. Bu amaçla, insurtech girişimleri ile sigortacılar arasında köprü vazifesi görecek kurumlara ihtiyaç var.
  • Şirketlerin oynayabileceği en temel roller, girişimcilerin fikirlerini dinlemek, API platformlarını açarak startup girişimciler ile işbirliği fırsatlarını sağlamak ve onların ilk müşterisi olmak.
  • Şirketler ayrıca kuluçka merkezleri, hızlandırma programları gibi destekleyici faaliyetlere ciddi katkı sağlayabilir.
  • Bu sayede, hem insurtech girişimlerini yakından izlerken, hem de yaratıcı çözümlere, yeni inovatif fikirlere direkt ulaşma imkanına kavuşurlar.
  • Kurumların içindeki inovasyon kültürünü desteklemek, kurum içinde girişimci yönü güçlü çalışanlar için öğrenim ve gelişim fırsatları oluşmasını sağlayacaktır.
  • Sigorta sektörünü iyi tanıyan, halen kurumsal hayatın içinde olan, ama girişimci olmayı arzulayan sektör çalışanlarını desteklemek çok önemli katkı sağlayacaktır.

3. Diğer paydaşların desteği

  • Özellikle sektörü tanımayan girişimciler için etkin bir mentor desteği en önemli ihtiyaçlardan birisi. Bu amaçla, zengin bir mentor havuzu oluşturmak gerekiyor.
  • Global anlamda girişim dünyasının hukuki düzenlemelerin önünde gittiği görülüyor. Öte yandan, sigorta alanında regülasyon konusu çok hassas öneme sahip. Düzenleyici ve denetleyici otoritenin bu ekosisteme yakın olarak, makul esneklikleri sağlayacak mevzuat değişikliklerini hayata geçirmesi büyük katkı sağlayacaktır.
  • Girişim dünyası, hızlı hareket eden, bürokrasi ve geleneksel kuralların dışında işleyen bir yapı. Bu yönünü bilerek, TSB ve diğer meslek örgütlerinin girişim ekosistemine destek olması çok değerli olacaktır.
  • Öte yandan, kamu kurumları ve meslek örgütlerinin, girişimcilerin alanına girmeyerek, onlara fırsat tanımaları da çok önemli.
  • Melek yatırımcı ağları, girişim sermaye şirketleri gibi girişimcilere sermaye desteği sağlayan kuruluşlar nezdinde de farkındalığı sağlamak, insurtech girişimlerinin finansal kaynaklara ulaşımını kolaylaştıracaktır.
  • Kuluçka merkezleri ve hızlandırma programlarında yer alan insurtech girişimleri takip etmek, rekabete dikkat ederek, aralarındaki işbirliği fırsatları yaratmak faydalı olacaktır.

OKAN UTKUERİ
okanutkueri@gmail.com

1 Mart 2018

İlgili Haberler

Yazarlar