Metin Karacan: Sigorta şirketleri Tahkim’i benimsedi

Sigortacı Gazetesi

Salı, 2 Eylül 2014
Yazı Boyutu
  • increase font size
  • Default font size
  • decrease font size
Sigortacı Gazetesi Şubat 2010 Metin Karacan: Sigorta şirketleri Tahkim’i benimsedi


Metin Karacan: Sigorta şirketleri Tahkim’i benimsedi

e-Posta Yazdır PDF

Metin Karacan

Sigorta şirketlerinin tahkim sistemini benimsediğini ve sistemin arkasında durmaya başladığını kaydeden Sigorta Tahkim Komisyonu Müdürü Karancan, “Şirketler poliçelerinde Tahkim Sistemi’ne üye olduklarını belirten ifadeler kullanmaya başladıktan sonra Komisyon’a son bir ayda 98 başvuru daha geldi. Buradan yola çıkarak, sistemin şirketler tarafından benimsendiğini söyleyebiliriz” dedi.

 

 

 

 

Sigorta Tahkim Komisyonu Müdürü Metin Karacan, sigortalıyla sigorta şirketi arasında yaşanan uyuşmazlıkların hızlı ve adil bir biçimde çözülmesini sağlayan Tahkim Komisyonu’nun faaliyetlerini Sigortacı Gazetesi’ne anlattı. Türk sigorta sektöründe şu anda 54 sigorta şirketinin faaliyet gösterdiğini ve bu şirketlerin 41’inin Tahkim Komisyonu’na üye olduğunu ifade eden Karacan, sisteme üye olmayan şirketlerin 3’ünün elementer, 10’unun ise hayat şirketi olduğunu belirtti. 
“Tahkim Komisyonu’na üye şirketlerin sektördeki prim üretimlerine baktığımızda, hayat dışında mevcut üyelerin toplam prim üretimindeki payının yüzde 95, hayat branşında ise yüzde 80 olduğunu görüyoruz. Genel hayat- hayat dışı toplamda ise bu şirketlerin prim üretimi sektörün yüzde 92’sini oluşturuyor” diyen Karacan, üye şirketlerin prim üretim rakamları içindeki oranlarının büyüklüğüne dikkati çekti.

‘MAHKEMELERDE DAVA 2-3 SENEDE ÇÖZÜLÜYOR’
Sigorta şirketlerinin sisteme katılmasının kanunen ihtiyari olduğu halde katılımın oldukça yüksek olduğunu söyleyen Karacan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Tüm dünyadaki benzer sistemlere baktığımızda, bu sistemi kuranların sigorta şirketlerinin kendileri olduğunu görüyoruz. Dikkat edersek, şirketlerin en önemli tanıtımlarının poliçe satışı üzerinde olduğunu görürüz. Ancak poliçe sattıktan sonra geri dönüş konusunda çok fazla çaba olduğunu söyleyemeyiz. Ben Hazine kökenli olduğum için, geçmişteki denetimlerimizde buna çok şahit oldum. Sigortalıların Birliğe de, Hazineye de genel başvuruları, poliçe satarken her şeyin yolunda olduğu ancak hasar gerçekleştiğinde ve sigorta şirketiyle bir uyuşmazlık yaşadığında ne yapacağını bilmemekten kaynaklandığı yönünde olmuştur. Bugüne kadar sorunların çözümünde tek yol ticaret mahkemelerine başvurmaktı. Ancak mahkemelerin yargılama masrafları çok yüksek ve davanın çözüm süreci çok uzun. Mahkemelerde davanın karara bağlanma süreci ister istemez 2–3 seneyi buluyor. Ayrıca Ticaret Mahkemeleri, sigortacılık ihtisas mahkemesi değil. Pek çok farklı konudaki davalar bu mahkemelerde görülüyor, hakimin bütün konularda yeterli bilgiye sahip olması ise mümkün değil. Mahkemeye gelen her konu belirli bir süreden sonra bilirkişiye gönderiliyor. Bilirkişi raporlarının uzaması, itirazlar, yeni bilirkişi atanması gibi nedenlerle de haklı olarak süre uzuyor. Araya bir de adli tatil dönemi girdiğini düşünürsek, 2 seneden önce sonuçlanan bir dava yok diyebiliriz.”

‘TAHKİM, ŞİRKETLERE DUYULAN GÜVENİ ARTIRACAK’
Dava konusu olan hasarların yüzde 89’unun 10 bin TL’nin altında olan küçük hasarlardan oluştuğunu ifade eden Metin Karacan, bu tip küçük hasarlar söz konusu olduğunda sigortalıların mahkemeye gitme konusunda daha da tereddütlü davrandıklarını kaydetti.
Tahkim Sistemi’nin sigortalılara olduğu kadar sigorta şirketlerine de avantaj sağladığına dikkat çeken Karacan, “Çünkü sigorta şirketi artık poliçesini satarken, ‘Biz poliçemize güveniyoruz, size belirttiğimiz teminatları veriyoruz, amacımız size en iyi hizmeti vermek ancak verdiğimiz hizmetten memnun kalmazsanız artık alternatif bir yolunuz daha var. Dilerseniz çok cüzi bir ücretle Tahkim Komisyonu’na başvurabileceksiniz’ diyebilecek. Bunu tüketiciye söyleyebilmek özellikle bir sigorta şirketi için son derece önemli. Sigortacılıkta güven unsuru esastır ve Tahkim bu güveni oldukça destekleyici bir kurum” diye konuştu.
Sigorta şirketlerinin dava açılan bir dosyanın uzun süre muallakta kalmasını istemeyeceğine vurgu yapan Karacan, şunları söyledi: “Şirketler davaya konu olan dosyaların en kısa sürede karara bağlanmasını ister. Kararın hızlı verilmesi hem sigorta şirketlerinin içişlerini rahatlatır hem de sigortalılara karşı güven kaybı yaşanması engellenir. Sigortalıların önemli bir kısmı poliçe satın alırken aslında ne aldığını iyi bilmiyor. Hakem kararları, bu konularda açıklayıcı olacak ve dosyanın neden reddedildiği sigortalılar tarafından kolayca anlaşılabilecek.”
Sigorta şirketlerinin Tahkim sistemini yavaş yavaş benimsediğini ve sistemin arkasında durmaya başladığını kaydeden Karacan, “Bir sigorta şirketi tanıtım kampanyasında ‘Şirketimiz Sigorta Tahkim Sistemi Kurumu Üyesidir’ diye bir açıklama kullanmış. Aynı şekilde poliçelerinde de bunu bildirmeye başlamış. Bir başka sigorta şirketi de hasarları reddederken, sigortalılarına Tahkim Komisyonu’na başvurabilecekleri konusunda bilgi vermeye başlamış. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Buradan yola çıkarak, sistemin şirketler tarafından benimsendiğini söyleyebiliriz” dedi.

ANLAŞMAZLIKLAR 1 AYDA ÇÖZÜLDÜ
Ağustos 2009 sonu itibariyle başvuru kabul etmeye başlayan Tahkim Komisyonu’na şimdiye kadar 152 başvuru geldiğini, bunların 98’ininse son bir ay içinde gerçekleştiğini kaydeden Karacan, şöyle devam etti: “Başvuru sayısına bakarak yükselen bir trend olduğunu anlayabiliyoruz. Tanıtımın da artmasıyla bu sayının daha da artacağını düşünüyoruz. Tahkim sisteminde hakem kararı verdikten sonra karar doğrudan taraflara tebliğ edilmiyor. Karar öncelikle mahkemeye bildiriliyor, mahkemeden de taraflara tebliğ ediliyor. Dolayısıyla bu karar normal bir mahkeme kararı niteliğinde oluyor ve akılda soru işareti de kalmıyor.
Şimdiye kadar 5 dosyayı çözüme kavuşturduk ve bu dosyaların çözümlenme süresi ortalama 1 ay kadar sürdü. Sigorta sektörü için bir dosyanın 4–5 haftada çözüme ulaşması oldukça iyi bir süre.”
Tahkim Komisyonu’na iki şekilde başvuru kabul edildiğini belirten Karacan, şunları söyledi: “Tüm Türkiye’den posta yoluyla veya şahsi olarak başvuru kabul ediyoruz. Başvuru geldikten sonra içeriğe göre hayat veya hayat dışı raportörlere bu dosyalar yönlendiriliyor. Raportörlerin 15 günlük inceleme süresi var. Bu sürede hem sigorta şirketlerinin cevapları hem de sigortalıdan istenmesi gereken ek belgeler temin ediliyor ve dosya hakem ya da hakem heyetine devrediliyor. Başvuru 15 bin liranın üzerindeyse en az üç kişiden oluşan bir heyet kurma zorunluluğumuz bulunuyor. Hakemin de dosyayı çözümlemesi için 4 aylık bir süresi var. Ama şimdiye kadar gelen dosyaların hepsi 4 hafta gibi kısa bir sürede çözümlendi. Şu anda hayat ve hayat dışında aktif hakem sayımız 101. Bu hakemlerin 69’u İstanbul’da, 17’si Ankara’da, 8’i İzmir’de ve kalanlar da Türkiye’ye dağılmış durumda. Şimdiye kadar büyük iller başta olmak üzere yaklaşık 40 ilden başvuru geldi.”

EN ÖNEMLİ AVANTAJ: SÜRE
Tahkim Komisyonu’nun sağladığı avantajlar hakkında bilgi veren Metin Karacan, “Komisyonun en önemli avantajı süre. İnsanlar bir uyuşmazlığa düştüğünde 2–3 sene sonra lehlerine bir karar çıksa bile çok mutlu olmayabiliyorlar. Çünkü ortaya çıkacak hasarın bir an önce tazmin edilmesi gerekiyor. Düşünün ki arabanız kaza geçirmiş, eviniz yanmış. Siz bunu 2–3 sene bekletmeyeceksiniz, mutlaka hemen yaptıracaksınız. Bu nedenle en önemli avantajımız sorunun çözümü konusundaki hızımız” dedi.

HAKEMLER KONULARINDA UZMAN
Tahkim Komisyonu’nda görev alan hakemlerin özellikleri hakkında bilgi veren Metin Karacan, şöyle konuştu: “Komisyonda eski yargı mensupları, Yargıtay Onursal Başkanları, daha önce Ticaret Mahkemesi’nde çalışmış hâkimler, Hazine’de çalışmış ve en az 10 yıl görev yapmış sigorta denetleme uzmanları, geçmişte sektörde çalışmış ve teknik branşlarda genel müdür ya da genel müdür yardımcılığı düzeyinde görev yapmış eski sektör temsilcileri, Sigorta Hukuku konusunda hem mahkemelerde bilirkişilik yapan hem de sigorta şirketleri ya da vatandaş lehine davalara katılan uzman sigorta hakemlerimiz var. Aslında birçok kesimden sigorta konusunda uzman hakemimiz olduğunu söyleyebiliriz. Genellikle heyet halinde görevlendirmeler olduğu için bir davaya farklı gözlerle bakma şansına da sahip olunuyor böylelikle. Hakemler kendi uzmanlık alanlarına göre sorunu çözebiliyorlar.”
Bir takım istatistikler net olarak ortaya çıktıktan sonra Tahkim Komisyonu’nun sektöre oldukça yol gösterici bir kurum olacağını ifade eden Karacan, “Belirli bir süre sonra hangi yaş gruplarından, hangi bölgelerden ve hangi konularda başvuru geldiğini açıklayabilir hale geleceğiz. Belki sigorta şirketleri de buradaki verileri görerek kendi şikayet birimlerinde reorganizasyon içine girebilirler. Sigorta şirketleri Tahkim’de çıkan kararların ne olacağını görecek, vatandaşlar da hangi konularda nelerle karşılaşacakları konusunda bilgi sahibi olacaklar. Bu tarz şeffaf bir uygulama, her iki tarafa da fayda sağlayacaktır” dedi.

‘SİGORTALILAR POLİÇEYİ İYİ OKUMALI’
Sigortalıların, şirketlerle bir anlaşmazlığa düşmemesi için poliçe satın alırken, poliçede yazılı teminat ve şartları dikkatli okumaları gerektiğine dikkat çeken Metin Karacan, “Sigortalılar poliçe satın alırken mutlaka ne satın aldıklarına bakmalı. Poliçedeki şartlar başta olmak üzere, o şirketin ve o poliçenin neler sağladığına bakmalı ve imkânları değerlendirmeliler. Komisyona yapılan başvuruların içeriğine bakıldığında anlaşmazlık yaşanan branşların sektördeki prim üretimiyle paralellik gösterdiğini görüyoruz. Başvuruların yüzde 80’i kasko ve trafikle ilgili. Ondan sonra ise yangın, makine montaj, sağlık gibi branşlar geliyor” dedi.

CÜZİ ÜCRETLERLE BAŞVURU
Tahkime başvuru ücretleri hakkında da bilgi veren Karacan, “Hazine’nin belirlediği 3 kademeli bir fiyatlandırma var. 5 bin TL’ye kadar 30 TL, 5–15 bin TL arasında 90 TL ve 15 bin üzerindeki dosyalarda ise 225 TL’lik bir başvuru ücreti uyguluyoruz. İlerleyen aşamalarda taraflar avukatla temsil edilirse hakem kararında vekalet ücretine hükmedilmesi de sözkonusu olabilecektir. Ancak mahkemelerle kıyasladığımızda çok daha az bir ücret ödendiğini söyleyebiliriz. Kanun çıkarken de cüzi bir ücret olarak telaffuz edilmişti. Bu ücretin konulmasının sebebi ise sisteme lüzumsuz başvuru gelmesini ve sistemin tıkanmasını engellemek. Ancak belki ilerleyen zamanlarda bu ücret bile kalkabilir” diye konuştu.

 

 

English


Insurance Arbitration Commission Manager Metin Karacan

The insurance companies have embraced Arbitration

Karacan who said that insurance companies embraced the arbitration system and have started standing behind the system, explained that: “After companies started using declarations in their policies that they were members of the Arbitration System, the Commission received 98 more applications in the last month. Stemming from this, we can say that the system has been embraced by companies.”

 

altbanneraralik

Assist Line

Sigortacı Önemli İnternet Adresleri

İstatistikler

Üyeler : 8935
İçerik : 5517
İçerik Tıklama Görünümü : 7747710

  • Giriş Yap
  • Kayıt ol
    Kayıt Alanı
    *
    *
    *
    *
    *
    Doldurulması Zorunlu Alan(*)
  • Haftalık Bülten Almak İstiyorum

    Follow us on Twitter