Fazıl Karaman

Vergiye uyumlu bazı mükelleflere gelir/kurumlar vergisi indirimi getirildi:

8 Mart 2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6824 sayılı Kanunla, Gelir Vergisi Kanununun Mükerrer 121. Maddesi “Vergiye Uyumlu Mükelleflere Vergi İndirimi” başlığıyla yeniden düzenlenmiştir. Bu yeni düzenlemeye göre, Maddede şartları haiz olan ve kapsama giren mükelleflerin 1 Ocak 2018’den itibaren verecekleri yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde hesaplanan verginin % 5’i ödenmesi gereken gelir ve kurumlar vergisinden indirilecektir. Ancak, indirim tutarı 1.000.000 TL’yi aşamayacaktır.
2016 yılına ilişkin olarak 2017 yılı Mart ve Nisan aylarında verilecek beyannameler için ise bu indirim uygulanmayacaktır.
Düzenlemeden sadece; ticari, zirai veya serbest meslek faaliyeti nedeniyle (bu kazançlarıyla sınırlı olmak üzere) gelir vergisi mükellefleri ile kurumlar vergisi mükellefleri yararlanabilecektir. Ancak; finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri, emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları bu düzenlemenin dışında tutulmuştur. Dolayısıyla, örneğin sadece kira geliri için yıllık gelir vergisi beyannamesi veren bir gerçek kişi, ya da bir sigorta şirketi diğer şartlara haiz bile olsa kapsam dışındadır. Öte yandan; sigortacılık sektöründe faaliyet gösteren tüm kurumlar değil sadece sigorta şirketleri kapsam dışında tutulmuştur. Dolayısıyla, sigorta aracıları bu hükümlerden faydalanabilecektir.
İndirimden yararlanma şartları; indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait oluğu yıl ile bu yıldan önceki son 2 yıla ait tüm vergi beyannamelerinin süresinde verilmiş ve tahakkuk eden vergilerin süresinde ödenmiş olması. (İlk beyana ek olarak verilen düzeltme ve pişmanlık beyanları ihlal sayılmıyor), yine aynı süre içinde beyana tabi vergilerle ilgili olarak ikmalen, re’sen, idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmaması (yapılan tarhiyat; kesinleşmiş yargı kararı ya da uzlaşma veya düzeltme ile tamamen ortadan kalkmışsa bu şart ihlal edilmiş sayılmayacaktır), indirim uygulanacak beyannamenin veriliş tarihi itibariyle vergi aslı (vergi cezaları dahil) 1.000 TL üzerinde vadesi geçmiş borcunun olmaması, indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son 4 yılda Vergi Usul Kanunu’nun kaçakçılık suçları ile ilgili 359. Maddesindeki fiilleri işlediği yönünde hakkında tespit olmaması, şeklinde belirtilmiştir.
Yıllık beyannamede indirilecek tutarın ödenmesi gereken vergiden fazla olması durumunda, indirim konusu yapılamayan tutar, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen 1 tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden mahsup edilebilecektir. Bu süre içinde de kullanılamayan tutarla sınırlı olarak mükellefin indirim hakkı kalmamaktadır. Mükelleflerin yıl içindeki gelirlerinden tevkif suretiyle ödenen vergilerin ve geçici vergilerin yıllık beyannamede mahsubu nedeniyle ödenecek vergi indirilecek tutardan az olabilir. Hatta, kurumlar vergisi mükelleflerinde geçici vergiden dolayı çoğu zaman yıllık kurumlar vergisi beyannamesinde ödenecek vergi çıkmayabilir. Mükelleflere getirilen bu vergi indiriminin geçici vergi beyannamelerinde kullanılabilmesi yasanın lafzına göre pek mümkün görülmemektedir (Bakanlık tebliği ile bu husus da açıklığa kavuşacaktır). Bu açıdan bakıldığında getirilen mahsup imkanı önemlidir.
Vergi indiriminden yararlanan mükelleflerin, indirim şartlarına sahip olmadığı daha sonra tespit edilirse indirim dolayısıyla ödenmeyen vergiler cezasız olarak gecikme faiziyle birlikte talep edilecektir. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bundan önceki son 2 yılda herhangi bir vergiye ait beyanların (örneğin, muhtasar beyanname) gerçek durumu yansıtmadığının indirimden yararlanıldıktan sonra tespiti üzerine yapılan tarhiyat kesinleşirse, indirim dolayısıyla alınmayan vergi (cezasız olarak) gecikme faiziyle birlikte talep edilecektir. Özellikle bu hükmün, indirimden yararlanmayı mükellefler açısından riskli hale getirdiğini düşünmekteyiz.

31 Mart 2017

İlgili Haberler

AvivaSA’dan Türkiye’nin 10 yılı araştırması: %67, çocuklarının geleceğine garanti istiyor

AvivaSA, 10. yıl iletişim çalışmaları kapsamında “Türkiye’nin 10 Yılı” araştırması ile geçmiş ve gelecek 10 yıla ışık tuttu. Araştırmaya katılanların %67'si gelecek 10 yıl içinde “çocuklarının geleceklerini garanti altına almanın” ilk tercihleri olduğunu belirtti. Geçmiş 10 yıla ilişkin “Ah Keşke!” denen şey ise, en yüksek oranda (%34) “Keşke boş zamanlarımı daha dolu dolu geçirseydim” oldu. Araştırmada ayrıca, son 10 yıl içinde, Türkçe pop şarkısı ve şarkıcısı, Türk filmi, Türk dizisi, Türk sinema ve tiyatro oyuncusu ve Türk sporcusu gibi alanlarda, Türk insanının en başarılı bulduğu isimlere de yer verildi. Tarkan, Kenan İmirzalıoğlu, Arda Turan, Ali Sunal isimleri ve Recep İvedik filmi ile Diriliş Ertuğrul dizileri ilk sırada yer aldı.

“Dünyanın yarısının kullandığı işletim sistemindeki güvenlik açıklarına dair rapor trende unutulur ve…”

Lloyd’s ve Cyence tarafından yayımlanan siber risk raporunda siber saldırıların mevcut sonuçlarını daha iyi anlamak için iki senaryo üzerinden ilerleniyor. İki senaryo da, siber saldırılara karşı alınan önlemleri sağlamlaştırabilmek için analistlerin hayal güçlerinin bir ürünü. Oldukça ilginç olan bir senaryoya göre, bir siber güvenlik analisti, içinde küresel piyasanın yarısı tarafından kullanılan bir işletim sisteminin güvenlik açıklarına dair raporu trende unutuyor. Bu rapor “derin web” üzerinden satışa çıkarılıyor. Birisi de sistemdeki açıkları kullanarak maddi kazanç sağlamak amacıyla raporu satın alınıyor.

Yazarlar