Okan Utkueri - Ali Erhan Tamer

Verinin ekonomisi başlıyor

Toplanan veri miktarı gitgide büyürken bu veri üzerinden yaratılacak yeni ekonomik modeller oluşuyor ve geleceğin en önemli değeri veri haline geliyor. Blockchain ağları üzerinde dolaştırdığınız veriler kadar zengin olacağınız bir dünya düzeninde “bekle gör” stratejisinden daha fazlasına ihtiyaç olacak.

Geçtiğimiz bir yıl boyunca blockchain ve yapay zeka (AI) konuları üzerine çokça laf etme fırsatı bulduk. 2018 icadı olmayan ancak kendi tarihleri açısından bu yıl en önemli dönemlerini yaşadığını düşündüğüm bu iki teknoloji, geleceğin şirketlerini, tüketicisini, deneyimlerini ve tasarımlarını baştan aşağı değiştirecek ölçüde eski ekonomiye ait birçok varlığı tehdit ederken kendi içinde birçok fırsatı da beraberinde getirdi. 

Çoğu zaman “Yapay zeka işimizi elimizden alacak mı? Blockchain, middleman dediğimiz 3. taraf güven kuruluşlarını ortadan kaldıracak mı?” sorularını tartıştık. Üstelik her iki teknoloji de birilerini ortadan kaldırma motivasyonu ile değil, temel bir ihtiyacı başka bir şekilde çözme hedefindeyken.

FIRSAT TEHDİTTEN BÜYÜK

Temelde şahsi kanaatim -ki dünyadaki birçok gelecek tahmincisi açısından da durum böyle- geleceğe daha da çok veri ve yeni yeni konuşulmaya başlanan haliyle “bigger data” (daha büyük veri) egemen olacak iken, bu veriyi kaydetmek ve yorumlamak için her iki teknolojiye olan ihtiyacımızı yok saymak ve eski tip metot ve yöntemler ile işlerimizi devam ettirebileceğimizi düşünmek fazla romantik kalacak.

Ancak bütün bu teknolojik hengamenin içinde, hemen hemen her gün Türkiye’de ve hatta dünyada yapılan AI ya da blockchain etkinliklerinde dönüp dolaşıp aynı şeyleri konuşmak ve işi gitgide magazinsel bir hale getirmek dilerim ki her iki kavramın da içini boşaltmaz. 

Zira özellikle bizim gibi toplumlar için her iki teknoloji de tehditten çok fırsat barındırıyor. Hayat, küçük ve büyük ülkelere teknolojik boyutu ile hiçbir zaman olmadığı kadar adil davranıyor. Bir yapay zeka çözümü üretmek ve devlet aygıtını yavaş yavaş blockchain’e taşımak için petrol ve benzeri belli coğrafyalara has olan kaslara ihtiyacınız yok. 

BEYİN GÖÇÜ BÜYÜK KAYIP

Biraz entelektüel kimlik, az biraz teknoloji okuryazarlığı üzerine yetişmiş insan kaynağınızın yurt dışına kaçmasını engelleyecek bir planınız var ise geleceğin güçlü ve rol modeli ülkelerinden biri olmanız için bir engel yok. Bu teknolojilere emek vermiş ve dünyanın hemen her yerindeki önemli kurum ve kuruluşlarda çok rahat görev alabilecek değerleri elden kaçırmak, bundan 50 yıl sonra petrol yatakları kuruyacak Suudi Arabistan’ın olası kaybından çok daha büyük bir kayıp. 

2018’in son yazısında belki de bu kadar temenni içeren bir yazı kaleme almamızdaki en önemli etken de bu. 

“BEKLE GÖR”DEN FAZLASI GEREKİYOR

Veri gitgide büyürken bu veri üzerinden yaratılacak yeni ekonomik modeller, bu verilerin geleceğin en önemli akçesi haline gelecek olması ile hiç de şaşırtmayacak şekilde yarattığınız ve blockchain ağları üzerinde dolaştırdığınız verileriniz kadar zengin olacağınız bir dünya düzeninde “bekle gör” stratejisinden daha fazlasına ihtiyacımız olacağı kesin.

Diğer yandan; çok temel endüstriler yapay zeka tehdidi altındayken Türkiye’nin yapay zekanın sadece tüketicisi konumunda olması, bulunduğumuz gelişmekte olan ülkeler sınıfından şüphesiz ki bizleri geriye atacak. 

Üstelik neredeyse henüz hiç konuşulmayan ve çok yakın zamanda bu iki teknolojinin yaygınlaşması ile birlikte hayatımızın önemli bir parçası haline gelecek cryptology (şifreleme) konusu; veri güvenliği, güvenli bir şekilde paylaşımı (blockchain) ve yorumlanması (yapay zeka) noktasında başlı başına bir endüstri olarak karşımıza çıkacak.

DÖNÜŞÜM DEĞİL YIKIM

Kendi adıma, 2018 yılının “dijital dönüşüm” tabirlerinin havada uçuştuğu son yıl olmasını temenni ediyorum. Zira artık paradigma tamamen değişti ve yeni paradigmanın kuralları bir dönüşüm ile değil, yıkım ve yeniden yapım ile belirlenecek. 

Son olarak dileğim; yapay zeka ile işlerimizin en azından bir kısmını daha verimli hale getirdiğimiz, blockchain ile eski tip kurumların varlıklarını sorguladığımız, aynı sorunları başka bir şekilde de çözebileceğimi gördüğümüz ve her ikisinin de vazgeçilmezi şifreleme dünyası ile oynadığımız bu yeni veri oyununu güvenli hale getirdiğimiz bir yılı çok daha güçlü bir şekilde yaşamamız.   

Ali Erhan Tamer


Beyaz yaka startup girişimcilerin başarı örnekleri çok fazla

Global anlamda startup ekosistemi içindeki en aktif alanların başında fintech ve insurtech geliyor. Bu alanda binlerce startup girişimi faaliyet gösteriyor ve yıllık bazda milyarlarca dolar yatırım yapılıyor. Ülkemizde ise henüz bu alan oldukça sığ. Az sayıda da olsa güzel örnekler var ve önümüzdeki süreçte bunların sayısının artması için çaba sarf ediliyor. Aslında bu durum, bizdeki startup ekosisteminin genel durumuyla da paralellik gösteriyor.

INSURTECHLERİN GİRİŞİMLERİN ARTMASI HEDEFLENİYOR 

Bizdeki insurtech girişimlerin sayısı nasıl artırılabilir? Bu girişimciler hangi kanaldan gelecek? Bu süreci hızlandırmak ve kolaylaştırmak için neler yapılabilir? Üzerinde en çok durulan soruların başında bunlar geliyor. 

Bir taraftan farklı alanlardaki mevcut girişimcilerin sigortacılığa yönelik startup fikirleri üretmesi ve bu alana yönelmesi, aktiviteyi ve sayıyı artıracaktır. Ama öte yandan, sigorta şirketi, acente, broker, eksper ve sektöre hizmet sağlayan şirketlerde çalışmakta olup, bu sektörü tanıyan, bilen beyaz yaka çalışanlar arasından çıkacak girişimcilere de ihtiyaç var. Muhtemelen esas başarıyı sağlayacak olan girişimciler bu gruptan çıkacak.

Çünkü genel kanı, sigortacılık gibi sektör bilgisi gereken, kompleks alanlardaki girişim fikirlerinin başarıya ulaşması için alan bilgisinin çok önemli ve kritik olduğu. Bu noktada, KOOPHub tarafından düzenlenen “Finans sektöründeki profesyoneller için Startup 101” başlıklı buluşma çok önemli bir rol oynamaya aday. 

BEYAZ YAKA GİRİŞİMCİYE DESTEK

Hedef, başta sigorta ve banka olmak üzere, finans sektörü bünyesindeki profesyonelleri startup dünyası ile tanıştırmak ve yeni girişimci adayları çıkmasına destek olmak.

20 Kasım tarihinde Kolektif House Maslak’da gerçekleşen etkinlikte, Endeavor Türkiye Genel Sekreteri Aslı Kurul Türkmen ve lider mentor/seri yatırımcı Ömer Erkmen ile birlikte konuşmacı olarak yer aldım.

Geniş bir katılımla gerçekleşen buluşmada, startup ekosisteminin yapısı, ana oyuncular, girişim yolculuğunun süreçleri ve ana kavramlar üzerinde duruldu. Ayrıca, katılımcıların kafalarındaki sorular ve merak edilenler konuşuldu. 

BAŞARILI ÖRNEK ÇOK

Özellikle fintech alanında ülkemizdeki başarılı örneklere baktığımızda, finans sektöründe kurumsal hayat deneyimi olan ve sonrasında girişimciliğe soyunan beyaz yakalı girişimcilerin ön plana çıktığı gözlemleniyor. İyzico, Paraşüt, Pozitron bu tarz önemli örnekler. Ayrıca bu girişimcilerin kendi kaynakları, bilgi birikimleri ve networkleri sayesinde hızlı yol aldıkları gözlemleniyor. İlk müşteriyi bulmak, yatırımcı desteği almak gibi kritik aşamalarda, sektör deneyimi olan beyaz yaka girişimcilerin ciddi avantaja sahip olduğunun altı çizildi.

YENİLERE KUCAK AÇMAYA HAZIR 

Bizim startup ekosistemimiz bölgesel anlamda iyi bir düzeyde olsa da, henüz global anlamda arzulanan boyutlara ulaşabilmiş değil. Ekosistemdeki aktivitenin ve girişimci adedinin artması bu açıdan çok önemli. Taze kan ve derinleşmeye ihtiyaç var. Bu ekosistemin bir özelliği de, startup yolculuğuna çıkan girişimcilere destek olmayı arzulayan mentorlar, melek yatırımcılar, kuluçka ve hızlandırma merkezleri gibi bir çok paydaşın olması. Finansal inovasyon dikeyine odaklanan KOOPHub da buna güzel bir örnek. Bu tarz etkinliklerin ekosistemi tanımak, startup girişimciliği konusuna ısınmak ve çevre edinmek adına çok yararlı olduğunun altı çizildi. 

Okan Uktueri

KOOPHub tarafından düzenlenen “Finans sektöründeki profesyoneller için Startup 101” başlıklı buluşmada startup ekosisteminin yapısı, ana oyuncular, girişim yolculuğu ve ana kavramlar üzerinde duruldu.

23 Kasım 2018

İlgili Haberler

Yazarlar