Faruk Ömrüuzak

Yaz geliyor

ŞÜKÜRLER olsun yaz geldi. 
Sonbahar ve kış aylarının bende yeri başka olmakla beraber, biliyorum ki birçoğumuzun gönlü yazdan yana. Tabii her mevsim çok güzel ama güneşin tenimizi ve gönlümüzü ısıttığı yaz mevsimi, birçok şairimize ilham kaynağı olmuş.
Eserlerinde ve kişisel yaşamında toplumsal bir çizgi devam ettiren Rıfat Ilgaz bakın yazın gelişişini nasıl betimlemiş “Yaz Geliyor”adlı şiirinde;

“Hepimize geçmiş olsun,
atlattık bu kışı da burnumuz kanamadan.
Sıkıntımız kalmadı soğuktan yana.
Oduna, bundan sonra
çamaşırdan çamaşıra iş düşecek,
kömüre misafirden misafire…
Lüzum kalmadı tencerenin kaynamasına
açtı gözlerini güneşe soğanlar,
su yürüdü domateslere…
Artık kömürlüğün önünden geçmek
ne beni korkutacak ne oğlumu.
Bir türlü gözü doymayan sobamızı
hapsedeceğiz merdiven altına.
Çoluk çocuk sokaklara dökülecek,
söğüt dalından atına atlayan oğlum
fethedecek Aksaray’ı baştanbaşa.
Nerde görürse asılacak kuyruğuna
bizi bütün bir kış unutan
sütçü beygirinin
istediğimizi vermeyen mahalle bakkalının
korkarım indirecek camlarını.
Sonra arkasına düşecek
mahalleye şarkılarla giren
kiraz sepetlerini”

Tabii şiir tamamen yazıldığı tarihin özelliklerini taşıyor. Yazıldığı tarihten bu yana toplum hayatında çok hızlı ve büyük değişiklikler yaşandığı kesin. Şiiri bugüne adapte edecek olsak durum nasıl bir görünüş arz ederdi, bir bakalım.
Allaha şükür, biz de burnu kanamadan kışı atlatabilen şanslılardan olduk, ama baharı ve yazı göremeyenler hiç de az değil.
Artık her evde bir çamaşır makinesi var. Bu nedenle oduna artık çamaşırda ihtiyaç duyulmuyor, inşallah başka amaçlar için de ihtiyaç duyulmaz. Kömüre ise hala mangal yapma konusunda ihtiyaç var.
Tencerenin kaynamasına lüzum kalmadığını söylüyor şair. Hiç katılmıyorum ama kendisine hak vermemek de mümkün değil; soğan ve domates fiyatlarıyla neredeyse tencere kaynamaz hale geldi.
Şair, gözü doymayan sobalarını merdiven altına hapsederek kömürlüğün önünden hiç olmazsa yaz aylarında korkmadan geçebileceklerini ifade ediyor. Vallahi İGDAŞ faturalarını görünce bizim yüreğimiz hala ağzımıza geliyor. 
Çocuklarımız ise cep telefonlarından başını kaldıramadıkları için öyle söğüt dalından ata binmek neymiş, haberleri bile yok. Aksaray’ı fethetmek şöyle dursun, neredeyse evlerinin yolunu bile şaşıracaklar.
Kiraz ise mahalleye sepet içinde şarkılarla gelmiyor; pazarlarda marketlerde kilosu 20 liradan satılıyor. Bırakın şarkıyı, ancak arkasından ağıt yakılır.
Evet, yaz geldi geliyor. 
Hepinize iyi bir mevsimi geçirmenizi diliyorum. Sonraki yazılarımda da yaza dair şiirlere yer vereceğim.

28 Haziran 2019

İlgili Haberler

Yazarlar