Yeni muhasebe standartları şeffaflığı artıracak

Halka açık şirketlerin mali tablolarında Uluslararası Finansal Raporlama Standartları’na (UFRS) tabi olmaları gerekiyor. Şirket raporlarında tutarlılığı ve şeffaflığı artırmayı amaçlayan bu standartların gelecek yıllarda daha da sıkılaşması bekleniyor.

Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu (IASB), finansal araç ve sigorta sözleşmeleri için mevcut standartların tutarlılığının ve şeffaflığının eksikliğinden doğan zayıflıkları gidermek üzerine çalışılıyor. Bu amaç doğrultusunda tüm UFRS’ye göre raporlayan sigortacılar için geçerli olacak iki yeni muhasebe standardı hazırlanıyor. Bu alandaki en güncel çalışmayla, finansal araçlara ilişkin raporlamayı kapsayan UFRS 9, 2021’de yürürlüğe girecek. Sigorta sözleşmesi yükümlülükleri için finansal raporlamayı esaslı olarak değiştirecek UFRS 17’nin de 2021’den itibaren zorunlu olması bekleniyor.  Konu hakkında değerlendirmelerde bulunan EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Müdürü Damla Şahin, şunları söyledi:

AKTÜERYAYA TALEP ARTACAK
“Yeni UFRS standartlarıyla, özellikle değerleme, performans ve risk bilgilerinin daha iyi açıklanması ve prensip esaslı muhasebe konseptinin benimsenmesiyle muhasebe uygulamalarının karşılaştırılabilirliği ve şeffaflığın geliştirilmesi hedefleniyor. Dolayısıyla önemli süreç ve sistem değişiklikleri gerektirmesi, finans ve aktüerya fonksiyonları üzerindeki talepleri daha da artırması bekleniyor.
Sigortacılar, mevcut zorlu ekonomik ortamı göz önüne alarak, yeni raporlama rejimi altında iş ve finansal raporlama ölçütlerini optimize etme yollarını arıyor. Ayrıca yeni performans göstergelerini benimseme, nakit akışlarını hesaplama ve raporlama için yeni sistemler uygulamak, paydaşları yeni ilkelerin etkisi ve kârların ortaya çıkışı konusunda eğitmek zorunda.

TUTARLI ÖLÇÜM MODELİ
UFRS 17 sigorta sözleşmeleri standardı, UFRS 4’ün yerini alacak ve Uluslararası Finansal Raporlama Standartları uyarınca raporlayan şirketler tarafından çıkarılan tüm sigorta sözleşmeleri için şeffaflığın artırılmasına yönelik tamamlayıcı açıklama gerekliliklerine sahip tek ve tutarlı ölçüm modelinin oluşturulmasını sağlayacak. UFRS 17 ile birlikte hayat ve hayat dışı sigorta şirketleri için önemli bazı yaklaşımlar da geliyor. Bunların başında; sigortacıların mevcut sözleşmelerinden doğan gelecekte gerçekleşecek riskleri ölçmek için basitleştirilmiş Prim Ayrıştırma Yaklaşımı (PAA), hâlihazırda gerçekleşen olaylar için ödeme yükümlülüğü hesaplaması için kullanılan building block yaklaşımı (BBA), yükümlülüğün nakit akış özelliklerini yansıtacak iskonto oranı uygulaması, sözleşme süresi boyunca itfa edilen sözleşme üzerindeki kâr marjını ifade eden sözleşme hizmet marjı (CSM) olacak.
Aralarında NN Grup, Allianz, Aegon ve BNP’nin de bulunduğu küresel şirketler üzerinde yapılan araştırma sonuçlarına göre; şirketlerin %70’i UFRS 17 değişim programına başladı ve bunların yarısı şirket dışından danışmanlar ile yürütülüyor. %90’dan fazla şirket UFRS 17’nin genel olarak etkisinin büyük olacağını tahmin ediyor. UFRS 17 değişim programlarına ayrılan bütçe ise 25 milyon dolar ile 500 milyon dolar aralığında değişiyor.

1 OCAK 2018’DE BAŞLIYOR
UFRS 9, gecikmiş kredi kayıplarının kabulüne ilişkin olarak değişiklikler getiriyor.
UFRS 9’un getirdiği önemli değişiklikler şunlar:
• Mali raporlamanın tutarlılığını artırmayı amaçlayan finansal varlıkların sınıflandırılması ve ölçülmesi için prensip esaslı yaklaşım;
• Gerçekleşmiş ve gelecek kredi kayıplarının olasılıkla ağırlıklandırılmış beklenen bugünkü değer hesabı gerektiren, özkaynak yoluyla varlıklara ilişkin itfa edilmiş maliyet veya gerçeğe uygun değerini dikkate alan değer düşüklüğü modeli;
•    Gelişmiş risk yönetimi raporlamaları ve risk yönetim stratejileri ile daha fazla uyum gerektiren önemli ölçüde geliştirilmiş ve basitleştirilmiş finansal riskten korunma muhasebesi modeli.
UFRS 9, tüm kuruluşlar ve her türlü finans enstrümanı için geçerli olup 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek. Öte yandan Sigortacılar UFRS 9’un UFRS 17 yürürlüğe girene kadar uygulanmasını erteleme imkânını kullanacaktır (1 Ocak 2021).”

Sigorta şirketleri ne yapmalı?
1. Paydaşları eğitim ve iletişim yoluyla devreye sokun
2. Başlıca etkilenecek başlıkları belirleyin
3. Bir fark değerlendirmesi yapın
a. Operasyon
b. Veri/ sistemler
c. Raporlama zaman çizelgesi
4.Tasarım kararlarını vermeye başlayın
a.Teknolojik uyumluluk mu yoksa verimlilik mi önemli?
b. Mevcut sistemler üzerinde mi kurulmalı?
c. Global mi yoksa lokal mi?
5.Uygulama için bir yol haritası hazırlayın
Kasım 2016’da IASB, yeni sigorta sözleşmeleri standardının (UFRS 17) uygulama tarihini 1 Ocak 2021 olarak belirledi. UFRS 17’nin nihai halinin 2017 yılının ilk yarısında yayınlanması bekleniyor.
Öte yandan Sigortacılar UFRS 9’un UFRS 17 yürürlüğe girene kadar uygulanmasını erteleme imkânını kullanacaktır (1 Ocak 2021). Yürürlüğe girme tarihi hızla yaklaşan UFRS 9’un (1 Ocak 2018), sigorta şirketleri tarafından mümkün olan en kısa sürede UFRS 17 ile birlikte uygulamak için hangi yaklaşımı izleyeceklerini belirlemelidir. Aşağıda UFRS 9 ve UFRS 17 için beklenen zaman çizelgesini bulabilir ve proje planlamalarında bu çizelge dikkate alınabilir.”

4 Nisan 2017

İlgili Haberler

AvivaSA’dan Türkiye’nin 10 yılı araştırması: %67, çocuklarının geleceğine garanti istiyor

AvivaSA, 10. yıl iletişim çalışmaları kapsamında “Türkiye’nin 10 Yılı” araştırması ile geçmiş ve gelecek 10 yıla ışık tuttu. Araştırmaya katılanların %67'si gelecek 10 yıl içinde “çocuklarının geleceklerini garanti altına almanın” ilk tercihleri olduğunu belirtti. Geçmiş 10 yıla ilişkin “Ah Keşke!” denen şey ise, en yüksek oranda (%34) “Keşke boş zamanlarımı daha dolu dolu geçirseydim” oldu. Araştırmada ayrıca, son 10 yıl içinde, Türkçe pop şarkısı ve şarkıcısı, Türk filmi, Türk dizisi, Türk sinema ve tiyatro oyuncusu ve Türk sporcusu gibi alanlarda, Türk insanının en başarılı bulduğu isimlere de yer verildi. Tarkan, Kenan İmirzalıoğlu, Arda Turan, Ali Sunal isimleri ve Recep İvedik filmi ile Diriliş Ertuğrul dizileri ilk sırada yer aldı.

“Dünyanın yarısının kullandığı işletim sistemindeki güvenlik açıklarına dair rapor trende unutulur ve…”

Lloyd’s ve Cyence tarafından yayımlanan siber risk raporunda siber saldırıların mevcut sonuçlarını daha iyi anlamak için iki senaryo üzerinden ilerleniyor. İki senaryo da, siber saldırılara karşı alınan önlemleri sağlamlaştırabilmek için analistlerin hayal güçlerinin bir ürünü. Oldukça ilginç olan bir senaryoya göre, bir siber güvenlik analisti, içinde küresel piyasanın yarısı tarafından kullanılan bir işletim sisteminin güvenlik açıklarına dair raporu trende unutuyor. Bu rapor “derin web” üzerinden satışa çıkarılıyor. Birisi de sistemdeki açıkları kullanarak maddi kazanç sağlamak amacıyla raporu satın alınıyor.

Yazarlar