Eşber Erülgen

Ziraat Bankası Karaköy binası

T.C. Ziraat Bankası Karaköy/İstanbul Şubesi hizmet binası, 1904 /1905 yıllarında “Credet Lyonnaisé” Fransız Bankası’na hizmet vermiş, 1910/12 yıllarında ise bugünkü haliyle “Wiener Bank Verein” Viyana Bankası için inşa edilmiştir. 1918’den sonra önce “Banque Française Des Pays D’Orient” tarafından kullanılmış daha sonra Tekel İdaresi olarak hizmet vermiş ve 1944 yılında T.C. Ziraat Bankası’nın mülkiyetine geçmiştir.

Binanın “Art Nouveau” üslubunun İstanbul’daki en önemli temsilcilerinden biri olduğu söylenmekte ve yapının planı her iki katta da, yan ek binaya eklenmesiyle, özgünlüğünü büyük ölçüde yitirdiği yine uzmanlarca ifade edilmektedir.

1958 yılında Başbakan Adnan Menderes’in başlattığı “İstanbul’da İmar Hareketi” meyanında, Karaköy Meydanının genişletilmesi sırasında bu binanın da istimlak edilmesi gündeme geldiğinde, dönemin Genel Müdürü Mithat Dülge’nin, Başbakan Adnan Menderes’e “Bu binayı yıkarsanız, lütfen istifamı kabul edin” diyerek mani olduğu, bir yıllık banka mensubu olmama rağmen, benim dahi duyduğum bir vak’adır. Elektronik bankacılığın daha az personel, daha ekonomik yapıyı getirmesi sonucu olsa gerek, böyle görkemli binaya ihtiyaç duyulmamış olmalı ki, şube Kemeraltı Caddesi’nde bir binaya nakledilmiştir. Bir sanat eseri olan bina boynu bükük halde akıbetini beklemektedir. Dilerim akıbet aşağıda değineceğim tarihi eserinkine benzemez!

MERZİFONLU KARA MUSTAFA PAŞA MEDRESESİ

Bu önemli mimari yapının, arka sokağına bakan bir tarihî yapı daha vardı. Bu bina “Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Mesci”di idi Vardı diyoruz çünkü, Adnan Menderes’in başlattığı “İstanbul’da İmar Hareketi” projesiyle 1958 yılında mescit, parçaları tek tek numaralanarak, yerinden sökülür. Karaköy Meydanı genişletilir. Sökülen mescidin, halkın gönlünü almak için Kınalıada’ya aynen nakledilmesi planlanır. Mescidin parçaları Kınalıada’da tahsis edilen yere monte edilmek üzere gemiyle götürülürken, bilinmeyen bir nedenle gemi yan yatar, mescidin tüm parçaları denize dökülür ve kaybolur, gemi ise batmaktan kurtulur. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde, o tarihten beri mescidin aynı yere mimarisine uygun tarzda inşa edilmesi için çalışmalar sürdürülmektedir(!).

Bir çırpıda aklıma gelen, Alman Hastanesi, İlkyardım Hastanesi, Atatürk Kültür Merkezi, Haydarpaşa Garı, Narmanlı Yurdu, Pangaltı İnci Sineması Külliyesi gibi kaderine terk edilmiş gibi duran ve şehre görüntü kirliliği veren yapıları etüt ediyorum. Alacağım sonuçları peyderpey bu köşeye taşıyacağım.

SPOR

Geçtiğimiz günlerde Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de Dünya Yüzme, Atlama ve Sutopu Şampiyonası yapıldı.

Bu konuda Türkiye’den bahsetmeyeceğim. Yenilenen akıl almaz rekorlar muhteşemdi. ABD yine madalyaları topladı, Çin’de sürpriz sonuçlar aldı.

Evsahibi 10 milyon nüfuslu Macaristan ile komşusu 4 milyon nüfuslu Hırvatistan arasında oynanan Water Polo (sutopu) finali görülmeye değer bir müsabakaydı. Şampiyonluğu 8 – 5 sonuçla Hırvatistan kazandı. Seyirci sayısını bulamadım ama, şampiyona süresince tribünler tamamen doluydu, coşku tarifsizdi.

Bizden neden bahsetmediğimi bilmem anlatabiliyor muyum?

esberulgen@ttmail.com

5 Eylül 2017

İlgili Haberler

AvivaSA’dan Türkiye’nin 10 yılı araştırması: %67, çocuklarının geleceğine garanti istiyor

AvivaSA, 10. yıl iletişim çalışmaları kapsamında “Türkiye’nin 10 Yılı” araştırması ile geçmiş ve gelecek 10 yıla ışık tuttu. Araştırmaya katılanların %67'si gelecek 10 yıl içinde “çocuklarının geleceklerini garanti altına almanın” ilk tercihleri olduğunu belirtti. Geçmiş 10 yıla ilişkin “Ah Keşke!” denen şey ise, en yüksek oranda (%34) “Keşke boş zamanlarımı daha dolu dolu geçirseydim” oldu. Araştırmada ayrıca, son 10 yıl içinde, Türkçe pop şarkısı ve şarkıcısı, Türk filmi, Türk dizisi, Türk sinema ve tiyatro oyuncusu ve Türk sporcusu gibi alanlarda, Türk insanının en başarılı bulduğu isimlere de yer verildi. Tarkan, Kenan İmirzalıoğlu, Arda Turan, Ali Sunal isimleri ve Recep İvedik filmi ile Diriliş Ertuğrul dizileri ilk sırada yer aldı.

“Dünyanın yarısının kullandığı işletim sistemindeki güvenlik açıklarına dair rapor trende unutulur ve…”

Lloyd’s ve Cyence tarafından yayımlanan siber risk raporunda siber saldırıların mevcut sonuçlarını daha iyi anlamak için iki senaryo üzerinden ilerleniyor. İki senaryo da, siber saldırılara karşı alınan önlemleri sağlamlaştırabilmek için analistlerin hayal güçlerinin bir ürünü. Oldukça ilginç olan bir senaryoya göre, bir siber güvenlik analisti, içinde küresel piyasanın yarısı tarafından kullanılan bir işletim sisteminin güvenlik açıklarına dair raporu trende unutuyor. Bu rapor “derin web” üzerinden satışa çıkarılıyor. Birisi de sistemdeki açıkları kullanarak maddi kazanç sağlamak amacıyla raporu satın alınıyor.

Yazarlar