Mehmet Muratoğlu

Zoru başarmanın öncü anahtarı: Esneklik!..

HAYATIMIZIN akışına, çoğu kez davranışlarımız yön vermektedir. Bu davranışlarımızı belirlemek ve kontrol edebilmek için deneme-yanılma yöntemlerinden faydalanmak gibi bir zorunluluk hissetmeyişimiz, bizler gibi beynini en etkin biçimde nasıl çalıştıracağını öğrenen insanlar için çok büyük bir avantaj sayılmalıdır. İşte böylesine bir güç, insanoğlu için kontrol edebildiği sonuçların etkinliği, hızı ve kesinliği açısından kişisel bir başarı anahtarının öncü kodlarını teşkil etmektedir. Kuşkusuz, bu kodların doğru ve eksiksiz bir biçimde çözümü; dirençle başa çıkmanın ve problemlerin nasıl çözüleceğinin öğrenilmesi ve keşfetme hızının nasıl artıralacağının kavranılmasıyla ilgilidir. İşte bu nedenle, ara sıra yaşamımızı zorlaştıran ve anlık zorlanmanın bizleri başarıdan uzaklaştırmasına neden olabilecek her şeye karşı en güzel çare “esneklik” anahtarıdır. Esneklik; tüm etkin iletişimcilerin ortaklaşa sahip oldukları en belirgin iletişim özelliğidir.
Başarıyı kazdıkça daha derininde çıkarılması zor bir izin keşfini açıklamaya çalışan tüm başarılı iş insanları veya başarılarının getirisiyle insanlığa faydası dokunan bilim adamlarının karşılaştığı tüm zorlukların karşısında, kendi davranışlarını nasıl değiştireceklerini öğrenerek, kendilerini doğru ifade etmenin anahtarını hep aynı kavram üzerinde test etmişlerdir: “Esneklik.” Çünkü değişim, istenilen bir şeyin elde edilmesine kadar sürdürülen sözlü ya da yazılı bir şekilde sürdürülen bir davranış biçimidir.
Günümüzde başarılı insanların ortak bir özelliği de, iyi iletişimci olmalarıdır. Bunun en önemli yollarından birisi; iletişime alçak gönüllü ve değişme isteğiyle başlamasıdır. Bugün, iyi niyetin gücüyle iletişimde bulunmanın yeterli olmayacağı, görüşlerin emir-komuta zinciri içinde baskıyla, korkutarak, tehditle kabul ettirilemeyeceği bir dünyanın direnci içinde süreklilik içinde becerikli ve dikkat gerektiren bir “esneklik” içinde iletişimde bulunmalısınız. Esneklik, genelde doğal olarak ortaya çıkan bir davranış özelliği değildir. Çoğumuz, düzenliliği gittikçe azaltan veya düzenlilik ve mükemmellik bağını gittikçe artıran güçlü modellere bağlı kalırız. Burada tercih edilen modelleme, egodan ve ataletten uzak, hemen eyleme geçeceğimiz iletişim çabaları olma şeklidir. Yani, yaşam için anahtarımız; mümkün olduğu kadar farklı ve renkli yaklaşımları kullanmak olmalıdır. İletişim modellerinde geleneksel bağlarını güçlendirmeye çalışan ve kendi yaklaşımlarından asla taviz vermeyelerin başarısını, günümüz rekabetçi dünyasında tek vitesli arabayla yarışa katılıp birinci olmasını hedefleyen yarışcılara benzetebiliriz.
İş dünyası içinde veya ikili sosyal ilişkilerimizde, çoğumuz bir tartışmanın çözüme kavuşturulmasını sözel bir boks mücadelesi haline getirmişiz veya ringe çıkan boksörlerin ön atışmalı durumuna sokmuşuzdur. Böyle bir durumda, en büyük yanlışı yapmaktan asla geriye çekilmeyiz. Yani, tartışma sırasında istediğimizi elde edinceye kadar sürekli vurmaya devam ederiz. Peki, bunun “Esneklik” kavramıyla bağlantısı nerede diye sorabilirsiniz. Sürekli vuran veya dayak yiyen bir boks maçındaki boksörler gibi tartışan iki kişinin yer aldığı bir iletişim modeli yerine, kuvvetin daha etkin bir kuvvetle karşılanmadığı doğu spor dallarında olduğu gibi, iletişim sürecini yeniden düzenlemeniz ve doğru zamanda, doğru yönde baskı yapan esnek bir iletişimci gibi olmalısınız. Birisinin görüşlerine karşı olmak yerine, esnek ve direncin yaratılmasına duyarlı, karşılıklı uzlaşma yollarını arayan, onlarda yeni anlaşma fırsatlarını bulup ortaya çıkaran, becerikli iletişimciler gibi davranılmalı. Unutulmamalıdır ki, belirli kelime ve deyimlerin problem yarattığı anlarda yaşanılan bir iletişim dünyasını fazlasıyla hissetmekteyiz. Bu nedenledir ki, büyük liderlerin içlerinde barındırdıkları “Esneklik” özelliği, onları diğerlerinden daha farklı ve takip edilen kılmıştır. Bu yazımı, ünlü ingiliz ressam ve şair William Blake’in bir sözüyle bitirmek isterim: “Fikrinin asla değiştirmeyen kişi, suyun içinde durup zihin süngerlerini besleyenlere benzer.”

1 Temmuz 2018

İlgili Haberler

Yazarlar