Faruk Ömrüuzak

2525 yılında

YAKLAŞIK 13,5 milyar yıl önce, Big Bang olarak adlandırılan büyük patlamayla evren oluşmuş ve buna bağlı olarak; madde, uzay, enerji ve zaman kavramı ortaya çıkmış. Bunlardan zaman kavramı, aralarında en soyut olanı.
Zaman içinde dünyamız da bu evren içinde yerini almış. Jeologların yapmış olduğu bilimsel çalışmalara göre, dünyanın yaşının yaklaşık 4 milyar 543 milyon yıl olduğu hesaplanmış. Dünya’nın güneşin etrafında bin defa tur atmasıyla geçen süreye milenyum diyorlar. Kısacası bin yıllık dönem, bir milenyum ediyor. 4.543 milyar yıl öncesine dayanan başlangıç noktasından (Exordium) bu yana yaklaşık 4 milyon 543 bin milenyum geçmiş.
Geçen milenyumda doğup, hala hayatta olanlar; milattan sonra 3’üncü milenyumu gördüler. Yani ikinci milenyumdan üçüncü milenyuma geçişi yaşadılar. Aralarında ben ve yaşıtımda olanlar 1900’lü yıllardan 2000’li yıllara geçişi yaşadık.
2000 yılının arifesinde yer yerinden oynamıştı. Yok efendim, tüm programlar 1999 sonuna kadar yapıldığı için bütün bilgi işlem sistemleri çökecek, uçaklar havada kalacak, hastanelerde ameliyatlar yapılamayacak, ulaşım tamamen duracak, otoparktan arabanızı bile alamayacaksınız, hatta kahvehanelerde istediğiniz kahve siparişini dahi veremeyeceksiniz diye felaket senaryoları oluşturulmuş; bütün bunların olmasını önlemek için milyonlarca dolar harcanıp bilişim sektörünün buradan da sebeplenmesine imkan sağlanmıştı. Hepimiz nefeslerimizi tutup ve gözlerimizi kapayıp 1999 yılından 2000 yılına geçmiş, ancak bütün söylenenlerin fos çıkmasını şaşkınlıkla karşılamıştık.
İnsanlık tarihine kısaca bir göz atacak olursak, günümüzden 70 bin yıl önce Homo Sapiens ile başlayan Bilişsel Devrim’in, 12 bin yıl önce başlayan Tarımsal Devrim’le ve bunu takip eden ve 5 bin yıl önce başlayan Bilimsel Devrim’le günümüze kadar geldiğimizi görürüz. Ancak son bin yılda (ikinci milenyum) yaşanan değişimin hızına hiçbir milenyumda ulaşılamadığı kesin.
Zaman sanki su gibi akıp gidiyor; aradan 20 yıl geçti bile, 2020 yılına girdik. Ben ve benim yaşımdakiler, hiçbir neslin yaşamadığı bir değişim ve gelişimi yaşadık. Bugünkü değişimi yaşayacağımız hangimizin aklına gelirdi ki? Tabii ki gelecekle ilgili zaman zaman öngörülerde bulunanlar oldu. Öngörülerin bir kısmını yaşadık, bir kısmını hiç yaşamadık; bir kısmına ayak uydurduk bir kısmına uyduramadık. Öngörüde bulunanlar arasında bulunan bir müzik topluluğundan bahsetmek istiyorum; Zager & Evans. Geçen milenyumun ortalarında 2525 yılını düşleyen bir şarkı yapmışlardı; “In the Year 2525”. Şarkının orijinal ismi: Exordium & Terminus, yani “Başlangıç ve Son Buluş”. Şarkı 1969 tarihli, tam 50 yıllık bir geçmişi var. Zager ve Evans şarkılarında 2525 yılından başlayıp, 9595 yılına kadar olan 7070 yıllık dönem için çeşitli öngörülerde bulunmuşlar.
Şarkıya ve sözlerine Youtube üzerinden ulaşmak mümkün. Şarkının sözlerine özetle şöyle bir bakalım. Sanatçılar;
2525 yılında, erkeklerin hala yaşıyor, kadınların da hayatta kalmayı başarmış olmaları halinde 3535’lere ulaşabileceklerini;
3535’de yalanı yok düşündüğümüz her şeyi yapmanın ve söylemenin her gün içtiğimiz haplarda saklı olduğunu;
4545’de çiğneyecek bir şey bulamayacağınızdan dişe, kimseler de bize bakmayacağından göze ihtiyaç duymayacağımızı;
5555’de pörsümüş kollarımızın ve işe yaramaz bacaklarımızın yerine bu işleri makinelerin göreceğini;
6565’de ne kocaya ne de karıya ihtiyaç duyacağımızı, oğullarımızı ve kızlarımızı uzun bir cam tüpün dibinden toplayacağımızı;
7510’da Tanrının etrafına bakarak, “Tahmin edin bakalım hesaplaşma günü geldi mi?” diye soracağını;
8510’da Tanrının kudretli başını sallayarak, ya “İnsanlığın geldiği ve bulunduğu yerden memnunum” ya da, “Her şeyi yırt at, sil baştan” mı diyeceğini; (Terminus)
9595’de insan evladının, doğanın kendisine verebildiği her şeyi alarak, yerine hiç bir şey koymadığını;
Geçen 10 bin yılsonunda insanın bildiği her şey için milyarlarca gözyaşı döktüğünü ve bütün saltanatının göz kırpan yıldız ışığı içinde sonsuzluğa akıp gittiğini;
Veee, her şeyin sanki dün gibi gelip geçtiğini.
söylüyorlar.
Öneriler 1970 yılına tarihlenmiş, kararı siz verin artık. Yıl 2020…

31 Ocak 2020

İlgili Haberler

Yazarlar