Hareketsizlik hem iklimi hem sağlığı tehdit ediyor; Türkiye’de sadece 3 kişiden 1’i yeterli hareket ediyor

 Hareketsizlik hem iklimi hem sağlığı tehdit ediyor; Türkiye’de sadece 3 kişiden 1’i yeterli hareket ediyor

Sigortacı Gazetesi Instagram canlı yayınına Axa Sigorta CEO’su Yavuz Ölken konuk oldu. Canlı yayının konusu ise Axa Sigorta’nın Aktif Yaşam Derneği ve WWF Türkiye ile beraber hayata geçirdiği Dünya İçin Hareket Et projesi oldu. 

Sigortacı Gazetesi, Instagram kanalı üzerinden düzenlediği canlı yayınlarla sektörün nabzını tutmaya devam ediyor. Geçtiğimiz gün Aktif Yaşam Derneği Başkan Yardımcısı Şule Serter’in moderatörlüğünde gerçekleştirdiğimiz Instagram canlı yayınına konuk olan Axa Sigorta CEO’su Yavuz Ölken, Dünya İçin Hareket Et inisiyatifi ve iklim değişikliği hakkında önemli bilgiler paylaştı.

Yaklaşık bir aydır devam eden çalışmaların kendileri için çok öğretici olduğunu ifade eden Yavuz Ölken, Dünya İçin Hareket Et projesi hakkında şunları söyledi: “Bizim hikayemiz Nisan 2018’de başladı. Ödeyenden Çözüm Ortağına dönüşmeyi hedefledik. Bundan önce Axa Sigorta’nın sloganı Dert Varsa Derman Axa’ydı. 2018 Nisan ayından sonra Kıymetini Kaybetmeden Bilmek gibi bir sloganla geliştirdik. Toplumla, gençlerle bir araya geldiğimizde bir şeyleri fark etmeye başladık. 2019 yılı boyunca iklim değişikliğinin topluma etkilerini çok iyi görme fırsatına sahip olduk. Böylece başka bir yönde hareket etmemiz gerektiğini gördük. Dünya için bizim bir şey yapmamız gerekiyor. Küresel ısınma ve iklim değişimi Axa Grubu’nun çok önem verdiği bir konu. Biz tam iklim değişikliğini anlatmaya başlamışken COVID-19 geldi.”

Böylece hikayenin derinleşmeye başladığını ifade eden Ölken, “COVID-19 ile insan sağlığının ne kadar önemli olduğunu anladık. Aktif Yaşam Derneği’ni yakından izliyoruz. Sağlıklı olmak ne demek bunu gördük. Hareket etmeye karar verdik. Dünya Dostu Acente protokolünü başlattık. Bunun yanında da Dünya İçin Hareket Et diyoruz” dedi.

“BİREY OLARAK HEDEF KOYMALIYIZ”

Dünya İçin Hareket Et projesini detaylandıran Ölken, önce toplumun nelerle karşı karşıya olduğunu anlamaya çalıştıklarını belirtti: “Biz öncelikle İTÜ Şehircilik Laboratuvarı’yla bir çalışma yaptık. Atacağımız bir adımın 0.18 gram karbondioksit salınımını azalttığını bu çalışmayla öğrendik. Türkiye’de hareketsiz bir yaşam sürersek sağlık sistemine 7 milyar liraya yakın bir yük getireceğimizi gördük” diyen Ölken, şöyle devam etti: “Başta kendim hareket ediyor muyum diye bakmaya başladım. Araştırmamızda ankete katılanların tamamı ‘hareket ediyorum’ diyor. Ancak katılımcıların %80’i ise iş sırasında yürümeyi ya da gidip gelmeyi hareket etmekten sayıyor. Birey olarak bir hedef koymamız gerekiyor.”

3 KİŞİDEN 1’İ YETERLİ HAREKET EDİYOR

Hareket etmenin insanların gözünde büyüyebildiğini belirten Aktif Yaşam Derneği Başkan Yardımcısı Şule Serter ise, “Bizim gün içinde yaptığımız, bize efor sarf ettiren bütün hareketler fiziksel aktivite sayılabilir. İnsan olarak kas-iskelet yapımız hareket etmek üzere tasarlanmış. Hareketsizlik bireysel sağlığımızı çok kötü etkileyen faktörlerden. Hareket etmek bizim doğamızda var” dedi. Serter, sözlerine şöyle devam etti: “Aktif Yaşam Derneği olarak bu proje bize yeni bir kapı açtı. Toplumları rahatsız eden ve toplumların meselesi olmuş iklim değişikliği, sağlık gibi konuların çok yakından bağlantılı olduğunu gördük. Yaşam tarzımızda yaptığımız tercihlerin kendi konforumuz için domino etkisi ile nelere sebep olduğunu gördük.” Serter, yaptıkları araştırmanın sonuçlarını da anlattı: “İklim konusunda toplumumuz duyarlı ancak aksiyon almıyor. Aktif Yaşam Derneği olarak 2008 yılından bu yana Türk toplumunun aktif bir yaşamı benimsemesi için bilgiler üretiyor ve bu bilgileri sürüdürülebilir projelere dönüştürüyoruz. Dünya Sağlık Örgütü’nün belli aralıklarla yayınladığı bir rapor var. 2002 yılında sigorta, tansiyon, yetersiz beslenme gibi faktörler arasında hareketsizlik 7. sıradayken, 2010 yılında 4. sıraya yükseldi. Bu da hareketsizliğin dünyadaki toplumları ne kadar tehdit ettiğini gösteriyor. Biz Türkiye Fiziksel Aktivite Araştırması yaptık. 2010 yılından bu yana Türkiye’nin yeterli fiziksel aktiviteye sahip olan nüfusunda anlamlı bir değişiklik yok. Ülkemizin yalnızca 3’te 1’i yeterli fiziksel aktiviteye sahip. Bunun da büyük kısmını yoğun emek kullanan işlerde çalışanlar oluşturuyor. Bilinçli hareket eden kısım çok az.”

“SAĞLIĞIMIZ İÇİN HAREKET ETMEK ZORUNDAYIZ”

Risklerin birbirinden ayrı bir şekilde değil, birbiriyle iç içe bir yapıda olduğunu hatırlatan Ölken, “Dünya 7 milyar insanı şu anda taşıyamıyor. Dolayısıyla önlem almamız lazım. Biz yapmazsak yerküre gereğini yapıyor. Bütün çalışmalarda bağlantılılık ilkesi var. Küresel ısınma, iklim değişimi, pandemi ya da salgın hepsi birbirini tetikliyor. Ülkemizde bu konuda önlemler alınmaya başladı ama bununla yetinemeyiz. Bazı sporlar lüks olabilir. Hareket etmek ise lüks değil. Biraz konforlu bir ayakkabınız varsa yürüyebilirsiniz. İstanbul, İzmir, Ankara ve sahil kesiminde bisikletler ortaya çıkmaya başladı. Türkiye bisikleti yeniden tanımaya başlıyor. Bu sevindirici ancak bununla da kalmamalıyız” şeklinde konuştu. Ölken, “COVID-19 bir dönem ve bu bitecek. Bizim sürdürülebilir ve uzun çözümlerimiz olması gerekiyor. Spor kanallarında Dünya İçin Hareket Et logoları dönmeye başladı. Toplumumuz sağlığın ne kadar önemli olduğunu anlamaya başladı. COVID-19 vaka sayıları çok çarpıcı ama COVID-19 dışında da kaybettiğimiz insanlar var. Biz sağlığımız için hareket etmek zorundayız. Axa Sigorta olarak farkındalığı da öne çıkaracak çözümleri ortaya koymaya gayret ediyoruz” dedi.

“1 BİRİM YÜRÜYORSAK 1.2 BİRİM YÜRÜMELİYİZ”

Ölken, bireysel olarak aldıkları aksiyonları ve yapılabilecekleri de anlattı. Dünyada 2030’a kadar her yıl karbon salınımının %7.6 düşürülmesi gerektiğini, ancak böylece küresel ısınmanın 1.5 derece civarında tutulabileceğini ifade eden Ölken, bireysel olarak yapılabilecekler hakkında “Biz birey olarak ne yapabiliriz? Örneğin, artık klima kullanmak yerine mekanik havalandırmayı tercih ediyorum. İşe ve alışverişe yürüyerek gitmeyi tercih ediyorum. Bunu sadece ayda 10 gün yapsanız karbon salınımındaki hedefi tutturabiliriz. 1 birim yürümemizi 1.2’ye çıkardığımızda yılda 3 milyon ton karbon salınımını engelliyoruz. 5 bin adım atıyorsak 6 bin adım atmamız yeterli. Basit bakmalıyız” ifadelerini kullandı.

2-3 GÜN ARABA KULLANMAMAK YILDA 250 YETİŞKİN AĞAÇ
KADAR KARBON SALINIMI ENGELLİYOR

Bazı rakamlarla alınabilecek önlemlerin ne boyutta etkisi olacağını anlatan Şule Serter, “Özel aracımızı kullanmak yerine atacağımız her adım karbon salınımını azaltıyor. Yürümeye hayatımızda daha fazla yer vermeliyiz. Ulaşımdan kaynaklı karbon salınımı son derece yüksek. Araba, uçak, lojistik sektörü karbon salınımını çok artırıyor. Günde 1’den başlayıp araç kullanımını 2-3 gün azalttığımız zaman yılda 250 adet yetişkin ağacın bir yılda temizleyebildiği kadar karbon salınımı engellemiş oluyoruz. Refleks olarak yaptığımız hareketleri gözden geçirmemiz gerekiyor. Belki 1 gün et yemeyebiliriz. Evdeki aydınlatmaları gözden geçirmek %75’e kadar elektrik tasarrufu sağlıyor. Evdeki elektronik cihazları prizlerden çekip, standby modundan almak… Asansör kullanmak yerine merdiven inip çıkmayı tercih etsek büyük bir tasarruf yapmış oluyoruz” dedi.

“BERABER TOPLUMA İLHAM VERELİM”

Gelecek kuşak dediğimizde torunlarını düşündüğünü belirten Ölken, sözlerini şöyle tamamladı: “Doğayı ve çevreyi koruyan bir aile olma hedefimiz var. Umarız bunları başarıyor oluruz. Biz hareket ediyor olacağız. Dünya İçin Hareket Et demek üzeri herkesi davet ettik. Çok sevdiğimiz dostlarıız bulunduğu, sektöre rekabet ettiğimiz bir sigorta şirketinin, adını da vermek istiyorum, Aksigorta’nın Yeşil Ofis sertifikası aldığını duydum. Ben de Yeşil Ofis sertifikasına sahibim. Herkeste bu sertifika olsun. Biz Axa Sigorta olarak her yerde böyle konuşuyoruz. Biz tetikleyelim, topluma ilham verelim. Bizi daha fazla mutlu edecek bir şey olamaz.”

Avatar

Esra Nur Mocu

esra@sigortacigazetesi.com.tr

İlginizi Çekebilir