Faruk Ömrüuzak

Bir varmış bir yokmuş

“BANA Bir Varmış… de!
Bir Varmış, Bir Yokmuş… deme!
İçime dokunuyor.”
Bu dizeler, 20 yıl öncesine kadar bizler gibi ‘var’ olan çağımızın dev şairlerimden Can Yücel’e ait. Hani;
“Ben her bahar âşık olmam ama gitmek isterim.
Gittiğim olmadı hiç,
ama istemek de güzel.”
diyen büyük şair Can Yücel’e.
Şiirinde ‘Gittiğim hiç olmadı.’ ‘Ölüme inat, tutunmak lazım’ demiş olsa bile o da ‘var’lıktan ‘yok’luğa gidenlerden. Gidenlerden, ama ‘yok’ olanlardan değil; hep var olacaklardan.

Büyük şairimiz Can Yücel’i tam 20 yıl önce 12 Ağustos’ta kaybettik. Kendi deyişiyle “her bahar bir başka yere gitmek” isterken, her fani gibi O da isteklerinin birçoğu gerçekleşmeden, bir yaz günü aramızdan sessiz sedasız gitti. Bakın, hayattayken, Can Usta isteyip de gerçekleştiremediği “gitme” özlemini nasıl dile getirmiş.

“Bugünlerde herkes gitmek istiyor;
Küçük bir sahil kasabasına, bir başka ülkeye, dağlara uzaklara…
Hayatından memnun olan yok.
Kiminle konuşsam aynı şey; her şeyi herkesi bırakıp gitme isteği…
Öyle ‘yanına almak istediği üç şey’ falan yok.
Bir kendisi.
Her şeyi herkesi götürdün demektir.
Keşke kendini bırakıp gidebilse insan. Ama olmuyor.
Hadi kendimize razıyız diyelim; öteki de olmuyor.
Yani her şeyi bırakmak göze alınmıyor.
Böyle gidiyoruz işte,
Bir yanımız ‘kalk gidelim’, öbür yanımız ‘otur’ diyor.
‘Otur’ diyen kazanıyor.
O yan kalabalık zira…
İş, güç, sorumluluk, çoluk, çocuk, aile; güvende olma duygusu.
En kötüsü alışkanlık.
Alışkanlığın verdiği rahatlık monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor.
Kalıyoruz…
Kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz.
Evlenmeler, bir çocuk daha doğurmalar, borçlara girmeler, işi büyütmeler.
Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.
Misal ben…
Kapıdaki Rex’i bırakıp gidemiyorum.
Değil bu şehirden gitmek, iki sokak öteye taşınamıyorum.
Alıp götürsem gelmez ki, bütün sokağın köpeği olduğunun farkında.
Herkes onu, o herkesi seviyor. Hangi birimizle gitsin?
‘Sırtımda yumurta küfesi var’ diye bir deyim vardır.
Evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin; kendi imalatımız küfeler.
Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada.
Ölüm var zira. Ölüme inat tutunmak lazım.
Bari ufak kaçışlar yapabilsek.
Var tabii yapanlar, ama az; sadece kaymak tabakası.
Hepimiz kaçabilsek.
Bütçe, zaman, keyif denk olsa…
Günün içinde mesela küçücük gitmeler yapabilsek.
Ne mümkün. Sabah 9, akşam 18.
Sonra başka mecburiyetler. Sıkışıp kaldık galiba.

***

Ben her bahar âşık olmam, ama her bahar gitmek isterim.
Gittiğim olmadı hiç,
Ama olsun istemek de güzel”

Ustanın söylediği doğru; o hiçbir yere gitmedi. İstediği gibi, “Bir Varmış, hep Var olacak.”
Biz de “gitmeden” önce bir yerlere gidebilseydik…

29 Ağustos 2019

İlgili Haberler

Yazarlar