Yakup Sayar

Eğitim masrafı yükseldikçe sigortasına ilgi artıyor

Eğitim uzun soluklu bir yolculuk ve bu yolculuk çocuklarımızın tüm geleceğini şekillendiriyor. Eğitim sigortası da bu yolculukta karşılaşabileceğimiz her türlü beklenmeyen duruma karşı çocuklarımızın eğitimini güvence altına alan bir sigorta ürünü. Sektör temsilcileri eğitim alanında yaşanan ilerlemeler ve eğitim masraflarının artmasıyla söz konusu ürüne olan ilginin her geçen gün arttığını belirtiyor.

Sigorta türleri denildiğinde ilk akla gelenler sağlık, hayat, trafik sigortası olsa da eğitim sigortasının bilinirliği her geçen gün artmaya başladı. Özel okul sayısı ve buralarda eğitim alan öğrenci sayısının hızla artıyor olması aynı zamanda eğitim maliyetlerinin aile bütçelerinde önemli bir yer edinmesi sigorta ürününe olan talebi de peşinden getiriyor.   

Eğitim sigortası, çocuklu aileler için en değerli varlıkları olan çocuklarının, kendi başlarına gelmesi muhtemel bir kaza ya da vefat durumunda eğitimlerine devam etmelerini sağlayor. Bunu ekonomik bir güvenceyle gerçekleştiren eğitim sigortası, anaokulundan başlayarak üniversite eğitiminin sonuna kadar tüm eğitim seviyelerini kapsıyor.

18 İLE 65 YAŞ ARASINDA HERKES YAPTIRABİLİYOR

Eğitim sigortası sadece kendi çocuklarını ekonomik güvence altına almak isteyen birinci dereceden anne ve babaları, yani ebeveynleri içermiyor. Bir yakınınızın çocuğu için de kendi adınıza eğitim sigortası yaptırılabiliyor. Amca, dayı, hala, teyze, dede veya büyükanne gibi söz konusu çocuğun yakınlarından olan insanlar da lehtar olarak bir çocuğu göstererek eğitim sigortası yaptırma hakkına sahipler.

Öte yandan eğitim sigortası yaptırırken başvuru için 18 ile 65 yaş arasında olmak yeterli. Sigorta sahibi, yani başvuru yapıp sigorta yaptıran kimse yalnızca o kişinin başına gelebilecek kaza ve vefat durumlarında eğitim sigortası tazminatı ödeniyor. Bu yüzden de aileden kim için vefat durumu geçerli olursa olsun, yalnızca sigortalı olarak ismi geçen kişinin teminat kapsamındaki riskleri yaşaması şartı koşuluyor.

Eğitim sigortası teminatları kapsamına giren risklerde, ailelerin, daha doğrusu ebeveynlerin hesapta olmayan bir kaza sonucu hayatlarını kaybetmeleri veya kalıcı bir sakatlığa maruz kalma durumları yer alıyor.  “Vefat teminatı” ve “sürekli sakatlık teminatı” olarak poliçeler düzenleniyor. Bazı sigorta şirketleri bu şekilde eğitim sigortası poliçesini düzenlerken, bazıları ise ebeveynin vefatının yanı sıra hastalık sonucu tam ve daimi maluliyet teminatlarını da eğitim sigortası kapsamı içerisine alabiliyor.

Eğitim sigortası fiyatları ise her sigorta şirketinin imkanları ve sigorta yaptırmak isteyenin beklentilerine göre değişiyor. Sigorta primi, sigorta yaptıran kişinin yaşına, çocuğun eğitim süresine ve sigorta süresine göre belirleniyor. Ayrıca sigorta, kişiye özel olarak hazırlanıyor ve primler de ona göre belirleniyor. Eğitim sigortasında çocuğunuzun eğitim masrafı yıldan yıla azalacağı için poliçenin teminatı da ihtiyaca uyumlu olarak azalıyor. Örnek vermek gerekirse eğitim masrafı için 500 bin liralık bir eğitim sigortası yaptırıldığında 35 yaşında bir veli 200 lira civarında aylık prim ödüyor.

Yeni eğitim ve öğretim yılının başladığı bu ayki sayımızda “Eğitim Sigortası” hakkında merak edilenleri sektör temsilcilerine sorduk. Sektör temsilcileri söz konusu alanda ciddi bir potansiyel olduğunun, ekonomik büyüme, istihdamda artış ve gelir dağılımında düzelme gibi makroekonomik parametrelerde sağlanacak gelişmelerle birlikte bu potansiyelin giderek artacağının da altını çizdi.

 

EĞİTİMİN MALİYETİ HER YIL ARTIYOR

Eğitim-Bir-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin (EBSAM) her yıl yaptığı eğitim harcamalarının veliye maliyeti araştırmasının 2018 yılı sonuçlarına göre devlet okulundaki bir öğrenci için, okul öncesi eğitimden ilköğretimin sonuna kadarki süreçte sadece okul ihtiyaçları için ortalama 23 bin 452 lira harcama yapılıyor. Bu harcama, veliye ayda ortalama 217 lira olarak yansıyor. Ortaöğretimdeki eğitimi boyunca ortalama 10 bin 580 lira, ayda ise ortalama 220 lira harcanıyor. Öğrenciye eğitimi sürecinde kantin-yemekhane için para ayrıldığında, bu harcama, okul öncesi ve ilköğretimde aylık ortalama 395 lira, ortaöğretimde ise ortalama 454 liraya; bu masraflara okul servisi ücreti eklendiğinde, okul öncesi ve ilköğretimde ortalama maliyet 395 liradan 628 liraya, ortaöğretimde ise 454 liradan 679 liraya çıkıyor.

Özel okullarda ise eğitim ücretleri büyük kentlerde yıllık 20 bin liradan başlayıp 150 bin lira seviyelerine kadar ulaşırken, diğer birçok kentimizde 15-30 bin lira aralığında seyrediyor. Bunlara ayıca servis, giyim ve yemek parası da ekleniyor. Anaokulundan başlayıp lise sonuna kadar bir özel eğitimin maliyeti kabaca hesapladığınızda da en az 500 bin lira gibi bir rakama ulaşabiliyor.  

 

VERGİ AVANTAJI DA BULUNUYOR

Eğitim sigortasında vergi avantajı unutulmamalı. Sigortalı çalışanlar ve serbest meslek sahipleri eğitim sigortası yaptırdıklarında sigorta için ödedikleri primleri vergi dilimi oranında gelir vergisi matrahından düşebiliyor. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 1 Ocak 2013 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 6327 sayılı kanun ile değişen 63. ve 89. maddeleri gereğince; mükellef şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait ödeyeceği yaşam sigortası primleri için vergi indiriminden yararlanabiliyor. İndirim konusu primler, ödendiği ayda elde edilen ücretin %15’ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşmamak üzere hizmet erbabının safi ücret tutarının belirlenmesi sırasında indirim konusu yapılabiliyor.

 

ÖZEL OKULLARDAKİ ÖĞRENCİ SAYISI 1.5 MİLYONA ULAŞTI

Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre öğrenci sayısı okul öncesi, ilköğretim ve lise düzeyinde eğitim görenlerle birlikte 17 milyon 800 bin. Bu öğrencilerden 14 milyon 600 bini devlet okullarında, 1 milyon 400 bini özel okullarda, 1 milyon 800 bin ise açık öğretim kurumlarında okuyor. YÖK verilerine göre ise Türkiye’deki üniversite öğrencisi sayısı 7 milyon 740 bini aştı. Öğrencilerden 7 milyon 134 bini devlet, 595 bini özel üniversitelerde, 10 bini de özel meslek yüksekokullarında öğrenimine devam ediyor. Tüm Özel Öğretim Kurslar, Hizmet İçi Eğitim Merkezleri, Dershaneler ve Etüt Eğitim Merkezleri Birliği Derneği’ne (ÖZ-KUR-DER) göre de Türkiye genelinde 4 yıl önce 6 bin 710 olan özel okul sayısı, aradan geçen sürede yüzde 74 artarak 11 bin 694’e çıkarken, bu okullara giden öğrenci sayısı ise 1 milyon 400 bini geçti.


KATILIM EMEKLİLİK GENEL MÜDÜRÜ AYHAN SİNCEK: MEB’İN DEVREDE OLDUĞU ÇÖZÜMLER GELİŞTİRİLEBİLİR

Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, sektörün dönemsel olarak eğitim sigortasını anlatmaya çalıştığını, ancak eğitim gibi bir konuda Milli Eğitim Bakanlığı’nın da (MEB) devrede olduğu bazı çözümler geliştirilerek, kayıt esnasında her öğrenciye sigorta yapılmasının önünün açılabileceğini söyledi.

Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, eğitim sigortasının ailelerin en temel endişelerinden olan çocukların eğitimini, dolayısıyla da geleceğini güvence altına aldığını belirtti. “Dönemsel ekonomik dalgalanmalar ailelerin bu endişelerini artırıcı etki yapabiliyor” diyen Sincek sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğitim sigortası ile çocukların öngörülen eğitim süresine göre bir finansal güvence tercih edilebiliyor. Böylece ailenin ekonomik durumunda beklenmeyen bir durum olsa bile çocukların eğitimi bugünden güvence altına alınmış oluyor. Ancak bu sigortanın işlevselliğine ve faydasına rağmen diğer sigorta ürünleri ile kıyaslandığında yaygın kullanımda ve popülerlikte biraz geri kaldığını görüyoruz.” 

Katılım Emeklilik olarak gerçekleştirdikleri iletişim çalışmalarıyla daha geniş kitlelerin haberdar edilmesi için uğraştıklarının altını çizen Sincek, “Sektörümüz de dönemsel olarak bu ürünü anlatmaya çalışıyor ancak eğitim gibi bir konuda Milli Eğitim Bakanlığı’nın da devrede olduğu bazı çözümler geliştirilebilir. Kayıt esnasında her öğrenciye bir eğitim sigortası yapılmasının önü açılabilir. Her velinin ve her okulun uygun göreceği bir şirketten eğitim sigortası hizmetini alabilir. Böylece eğitim fırsatı konusunda sosyal bir adım atılmış olur.  Böyle bir standart konulduğu takdirde veliler de bu tür bir sigorta ücretini ödemekten geri durmayacak, çocuklarının geleceklerinin güvence altına alınmasından memnun olacaktır” şeklinde konuştu.

EĞİTİM STANDARTLARINI KORUYAN TEMİNAT SUNUYORUZ

 “Hayatın ne getireceğini bilmediğimiz için bizlerin karşılaşabileceği talihsiz durumların çocuklarımızın geleceğini negatif yönde etkilemesine izin vermemeliyiz” diyen Sincek, “Bu nedenle anne-babalara çocuklarının gelecekteki eğitim masraflarını güvence altına alan Eğitim Güvencesi Hayat Sigortası’nı mutlaka yaptırmalarını öneriyorum” ifadelerini kullandı. 

Katılım Emeklilik’in hayatın her alanına hitap eden farklı ürünleriyle katılım sigortacılığında öncü olmaya devam ettiğine işaret eden Ayhan Sincek, “Eğitim Güvencesi Hayat Sigortası ile çocukların eğitimini güvence altına almak isteyen ailelerin içini rahatlatıyoruz.
Bu üründe çocuğun öngörülen eğitim süresine göre ailelere farklı seçenekler sunuluyor. Yaşamda karşımıza çıkması muhtemel problemlerin etkilerini minimize etmeyi, katılımcılarımızın hayatta karşılaşacakları kötü durumlardaki zorluklarını mümkün olduğu kadar paylaşmayı amaçlıyoruz” diye konuştu. 


DOĞA SİGORTA GENEL MÜDÜR YARDIMCISI MEHMET TÜMER: ÜRÜNÜN BİLGİLENDİRMESİNİ DOĞRU BİR ŞEKİLDE YAPMALIYIZ

Doğa Sigorta Teknikten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Tümer, sektör olarak gerekli bilgilendirmeyi doğru bir şekilde yaptıkları takdirde eğitim sigortası ürünlerinin gelişeceğini ve eğitimde yaşanacak sorunlara karşı anında çözüm sağlanabileceğini belirtti.

Doğa Sigorta Teknikten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Tümer, ülkemizde eğitime verilen önem hızlı bir artış göstermekle birlikle paralel olarak da özel okulların sayısının da artış gösterdiğine dikkat çekerek, ”Özel okullara artan taleple birlikte, sorumlu velilerin hayatını ve iş akışını etkileyecek bir risk gerçekleştiğinde, öğrencilerimiz bu riskten etkilenerek okul taksitlerinin ödenmesinde veya bu süreçte yapılan harcamalarda sorun yaşıyor” dedi.
“Buna bağlı olarak bu tarz riskler ülke eğitimini sekteye uğratabilmektedir” diyen Tümer sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sigorta türünü daha popüler ve önemli hale getirmek için gerekli bilincin okullarımızda ve öğretmenlerimiz aracılığı ile duyurmak, okullarda seminerler düzenleyerek ürün hakkında bilgilendirmeler atılabilecek ilk adımlardan biri. Öğrenci velileri ile görüşerek eğitim sigortalarının önemi anlatılmalı ve geleceğimizi koruma altına almamız gerektiği belirtilmeli.”

Ülkemizde oto dışı branşların hızla geliştiğine işaret eden Mehmet Tümer, “Söz konusu özel ürünlerin sayısı hızla artmakla birlikte, bu ürünlere verilen önem de artış gösteriyor. Ekonomide yaşanan dalgalanmalar sektörümüze de yansıyarak dalgalanmalar yaşatabiliyor. Fakat eğitim alanında yaşanan ilerlemeler bu tarz sigorta ürünlerine verilecek önemini de paralel olarak artıracaktır” şeklinde konuştu. 

 

ÜRÜNÜMÜZÜ HIZLA YAYMAK İSTİYORUZ

Doğa Sigorta olarak Mayıs 2016 yılından bu yana eğitim sigortası ürünleri ile sigortalılarına ve öğrencilerine teminat sağladıklarının altını çizen Tümer sözlerini şöyle sürdürdü: “Ürünümüz sigortalının yani öğrenci velisinin kaza sonucu ölmesi veya sürekli sakat kalması durumunda öğrencinin okul taksitini, servis ücretini, özel ders ücretini ve yemek harcamalarını limitler dahilinde teminat altına alan özel bir ürün. Ürünümüzü geniş yelpazeye hızla yayarak, eğitime destek sağlayan bir sigorta şirketi olmak temel hedefimiz.”


VAKIF EMEKLİLİK GENEL MÜDÜR YARDIMCISI VOLKAN SİNAN: EĞİTİM SİGORTASI DAHA DA ÖNEMLİ HALE GELECEK

Vakıf Emeklik Genel Müdür Yardımcısı Volkan Sinan, eğitim masraflarının her geçen gün daha da yukarı çıktığını belirterek, “Bu sebeple eğitim sigortalarının önümüzdeki dönemde daha da önemli hale geleceği yadsınamaz” dedi. 

Vakıf Emeklik Genel Müdür Yardımcısı Volkan Sinan, eğitim sigortasının ülkemizdeki popülaritesini artırmak için söz konusu ürünlerde ilgili gruplara yönelik hazırlanacak ek faydaların çok önemli olduğunun altını çizdi. Eğitim sigortalarının ebeveynlere yönelik hazırlanmış, olası riskler karşısında çocuklarının eğitim hayatını güvence altına alan çok önemli gördükleri bir hayat sigortası olduğunu belirten Sinan, “Bu ürünün prim ve teminatlarının esnek olması sunulduğu kitleye yönelik ek faydaların o ürün gruplarına göre hazırlanması ve özellikle özel okulların ürünü sahiplenerek öğrenci velilerine bu alanlarda bilinç sağlaması uzun dönemde ürünün daha yaygın hale gelmesini sağlayacaktır.Ayrıca, artan özel ve vakıf okul sayıları ile de birlikte ürün,sigorta şirketlerinin de geliştirmesine yönelik ilgiyi oluşturuyor. Öte yandan devletimizin bu konuda vergisel teşviki de bu ürüne odaklanmayı artırır” şeklinde konuştu. 

BU ALANDA GİDİLECEK ÇOK YOL VAR

Ebeveynlerin önemli bir konu olarak değerlendirdikleri özel okul eğitim masraflarının her geçen gün daha da yukarı çıktığını belirten Sinan, “Bu sebeple eğitim sigortalarının önümüzdeki dönemde daha da önemli hale geleceği yadsınamaz. Vakıf Emeklilik olarak müşterilerimize sunduğumuz Vakıf Eğitim Sigortası’nı da bu toplumsal gerçek ve ihtiyaçlara göre tasarladık. Bütün bu bilgiler ışığında eğitim sigortası potansiyel gösteren ürünler arasında ön plana çıktı. Özellikle bu ürünün henüz sektörde hak ettiği payı tam sağlayamamış olması bu alanda daha gidilecek çok yol olduğunu da bize gösteriyor” diye konuştu. Vakıf Eğitim Sigortası ile müşterilerinin ihtiyaçlarına karşılık sunduklarına dikkat çeken Sinan, “2017 yılının son döneminde ağırlık vermeye başladığımız Eğitim Sigortası ürünümüzle ilgili ana dağıtım kanalımız olan VakıfBank müşterileri başta olmak üzere diğer dağıtım kanallarımızdan da oldukça olumlu geri dönüşler alıyoruz” dedi.


AXA SİGORTA ‘HAYAT VE EMEKLİLİK’ BAŞKANI OLGUN KÜNTAY: EĞİTİM SİGORTASINI DESTEKLEYECEK UYGULAMALAR HAYATA GEÇİRİLMELİ 

Axa Sigorta ‘Hayat ve Emeklilik’ Başkanı Olgun Küntay, eğitim sigortalarında ciddi bir potansiyel olduğunu söylemenin yanlış olmayacağını ve ülkemizdeki makro ekonomik parametrelerde sağlanacak gelişmeler ile birlikte bu potansiyelin giderek artacağını söyledi. 

Axa Sigorta ‘Hayat ve Emeklilik’ Başkanı Olgun Küntay, sigortacılıkta ülkemizin potansiyeli hakkında konuşulurken, genç nüfusa sahip olmamızın her zaman dile getirilen bir husus olduğunun altını çizerek, “0-17 yaş arası bireyler 2018 yılı itibarıyla toplam nüfusumuzun %28’ini oluşturuyor. Avrupa Birliği ortalamasının %18.7 düzeyinde olduğu düşünüldüğünde, nispeten genç bir nüfus profiline sahip olduğumuz söylenebilir” diye konuştu. 

Çocuk sahibi aileler için temel önceliklerden birinin çocuklarına iyi bir gelecek hazırlayabilmek olduğuna dikkat çeken Küntay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Aileler, bütçelerinden önemli bir payı eğitim giderlerine ayırıyor. Bu çerçevede özel okul sayısında da belirgin bir artış gözlemleniyor. Bir çocuğun eğitimi uzun yıllar boyu devam eden bir süreç ve bu sürecin herhangi bir yerinde, ebeveynlerden birinin vefatı, yarattığı travmanın yanı sıra, aile bütçesinden çocuğun eğitimine ayrılan payın kaybolmasına da yol açabiliyor.Esas itibarı ile bir hayat sigortası ürünü olan eğitim sigortası, sigortalı ebeveynin vefatı (veya maluliyeti) durumunda, çocuğun eğitim harcamalarının eğitim dönemi sonuna kadar karşılanmasına yönelik olarak düzenleniyor.Özel eğitim kurumlarının bu konuyla ilgili olarak, ailelerin bilinçlenmesi noktasında daha etkin rol oynamasının faydalı olacağını ve bu hususta yapacakları çalışmaların, ailelerin tercihi aşamasında kurumlara bir avantaj sağlayacağını da düşünüyoruz. Diğer yandan bu konuda kamu tarafından sağlanacak direkt teşvikler de toplumda farkındalığı artırarak eğitim sigortalarının yaygınlaştırılmasında katkı sağlayacaktır.” 

ÜRÜNLERİMİZİ GÖZDEN GEÇİRİP YENİ ÖZELLİKLER KATIYORUZ

Bardağın dolu tarafını görerek eğitim sigortaları alanında ciddi bir potansiyel olduğunu söylemenin yanlış olmayacağını ifade eden Olgun Küntay, ekonomik büyüme, istihdamda artış, gelir dağılımında düzelme gibi makro ekonomik parametrelerde sağlanacak gelişmeler ile birlikte bu potansiyelin giderek artacağı öngörüsünde bulundu. “TÜİK’in yaptığı projeksiyonlara göre 2060 yılında bile 0-17 yaş arası nüfusumuz %20’nin üzerinde olacak” diyen Küntay sözlerini şöyle sürdürdü: “Buradan yola çıkarak, eğitim konusunun önümüzdeki yıllarda da ülke gündeminde hep ön sıralarda olacağını görebiliriz. Yine TÜİK’in 2017-2018 Yaşam Memnuniyeti Araştırması’na göre, 2018 yılında eğitim hizmetleriyle ilgili yaşanan en büyük sorun olarak eğitim masrafları görülüyor. Eğitim masraflarını sorun olarak görenlerin oranı 2018 yılında devlet okullarında %44.2 iken özel okullarda %60.4 olarak tespit edilmiş. Yani konu sadece özel okullarda okuyan çocukların eğitimleri ile ilgili değil.   

Tüm bu verileri yan yana okuduğumuzda, eğitim sigortasını destekleyecek uygulamaların hayata geçirilmesi ve sigorta ve eğitim sektörü temsilcilerinin de konuya daha fazla sahip çıkmalarıyla birlikte, gelecekte ülkemizde eğitim sigortası için önemli bir gelişme olanağından söz edebiliriz.”

Küntay, Axa olarak ise eğitim sigortalarında mevcut ürünlerini gözden geçirdikleri ve yeni özellikler katmak üzere çalıştıkları bir dönemde olduklarına işaret ederek sözlerini şöyle tamamladı: “Örneğin, yeni ürünümüzde, sigortalı ebeveynin sigorta süresi sonunda hayatta olması durumunda, aile, yatırdığı primleri geri alabilecek. Yeni ürünümüzü önümüzdeki eğitim dönemi başlangıcında devreye almayı planladık, bu yönde çalışmalarımız sürdürüyoruz. Öncelikle, tüm paydaşlara yönelik olarak güçlü bir farkındalık yaratmak amacındayız.”


HALK EMEKLİLİK GENEL MÜDÜR YARDIMCISI SİBEL SAĞLAM: EĞİTİM SİGORTASI ÖNEMLİ BİR İHTİYAÇ

Halk Emeklilik Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sibel Sağlam, eğitim sigortası ürünlerinin yalnızca risk gerçekleştiğinde değil, eğitim süresi boyunca anne baba ve çocukların yanında olabilecek ek fayda ve hizmetler ile zenginleştirilerek müşteri tarafından tercih edilen daha popüler bir ürün haline geldiğini belirtti. 

Halk Emeklilik Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sibel Sağlam, eğitimde yükselen kalite karşısında velilerin yarınını düşünmek zorunda kaldığını belirterek, bu durumda günümüzde eğitim sigortasını ihtiyaç haline getirdiğini söyledi. Hayat sigortalarının kişilerin hayatta karşılaşabilecekleri beklenmedik durumlarda kendilerinin ve sevdiklerinin risklerini güvence altına alan, gerçekleşmesi durumunda ortaya çıkan zararlarla başa çıkmalarına yardımcı, sosyo-ekonomik kayıpları önleyici ve sosyal refah düzeyini yükselten finansal ürünler olduğuna işaret eden Sağlam,“Günümüzde finansal okuryazarlığı yüksek müşteri kitlesine sahip bankalar ile entegre çalışan şirketler müşteri ihtiyaçlarına yönelik vizyoner ürünler ile sektörde ön sıralara çıkıyor. Eğitim sigortası bu ürünler arasında ilk sıralarda yer alıyor” diye konuştu. 

“Tüm ebeveynler çocuklarının en iyi eğitimi alarak, en iyi okullara giderek yetişmesi için ellerinden geleni yapıyor ve bunun için çalışıyorlar” diyen Sağlam, sözlerini şöyle sürdürdü: “İşte bu yüzden hayatta beklenmedik aksiliklere karşı çocukların eğitimini güvence altına almak vazgçilmez olmalı. Eğitim hayatında en önemli iki şeyin alınan eğitimin kalitesi ve devamlılığı olduğu bilinci ile karşılaşılabilecek olası durumlara karşı mutlaka önlem alınmalı. Planların dışına çıkmak zorunda kaldığımız olumsuz durumlara karşı önlem almamızı sağlayan, çocuklarımızın geleceğini finansal olarak güvence altına alan eğitim sigortası ürünlerine olan ilgi her geçen gün biraz daha artıyor. Eğitim sigortası ürünleri yalnızca risk gerçekleştiğinde değil, eğitim süresi boyunca anne baba ve çocukların yanında olabilecek ek fayda ve hizmetler ile zenginleştirilerek müşteri tarafından tercih edilen daha popüler bir ürün haline geliyor.”

EĞİTİM HARCAMALARI KAT KAT ARTIYOR

Eğitimin çocuğun tüm geleceğini etkileyen bir süreç olduğun ve bu süreçte istikrarın olmazsa olmaz olduğuna işaret eden Sağlam, “Bu amaçla eğitim tarafında daha emin, tedbirli hareket eden ebeveynlerin çocuğunun geleceği için güvence arayanların sayısının artması doğrudan eğitim sigortası ürünlerine olan ilginin artmasını sağlıyor. Gelecek için yapabileceğimiz en büyük yatırım tabii ki çocuklarımızdır. Bireyler de bunun farkında ve bilincinde hareket ederek çocuğunun eğitiminin yarım kalmaması için bu ürüne ihtiyaç duyuyor. Onlara güvenli bir gelecek sunabilmek adına bu ürünlere olan talebin artması kaçınılmaz görünüyor. Gönderilen özel okullar, özel dersler, yurt dışı eğitimleri düşünüldüğünde eğitim için harcanabilecek masraflar kat kat artarken, yükselen bu kalite karşısında da veliler yarınını düşünmek zorunda kalıyor ve günümüzde gelinen nokta eğitim sigortasını ihtiyaç haline getiriyor” şeklinde konuştu. 

TÜM HALKBANK MÜŞTERİLERİ İÇİN EĞİTİM DESTEK SİGORTASI 

Halk Emeklilik olarak Eğitim Destek Sigortası ile bir yandan eğitim hayatında gerçekleşebilecek olumsuzluklara karşı güvence sağlarken; diğer yandan ek fayda hizmetleri ile kariyer basamaklarında müşterilerinin ve öğrencilerin yanında olduklarını ifade eden Sağlam, “Tüm Halkbank müşterilerine özel tasarlanan Eğitim Destek Sigortası ile sigortalının sigorta süresi içerisinde vefatı halinde çocuğunun, torununun veya eğitimini üstlendiği başka bir öğrencinin eğitim masrafları Halk Emeklilik tarafından karşılanıyor.
Eğitim Destek Sigortası ürünümüzde teminat tutarı müşteri tarafından belirlenirken, ayrıca bu ürünümüzde, vergi avantajının yanında birbirinden faydalı asistans hizmetleri ile sadece risk gerçekleştiğinde değil, eğitim süresince müşterilerimizin ve öğrencilerin yanında oluyoruz. Kariyerini yönetmek isteyen herkes için kariyerimi ben yönetiyorum hizmeti sunuyoruz. Öte yandan Türkiye genelinde sağlıkla ilgili her konuda 7/24 bilgi ve yönlendirme hizmeti sunuyoruz ve bununla birlikte çocukların gelişiminde eğitim kadar önemli olan sosyal aktivitelerin de bu süreçte yer almasına olanak tanımak adına etüt, hobi aktiviteleri, dil kursu ve sanat eğitimlerini (müzik, bale, dans vb.) %10-%30 arasında indirimli satın alma olanağı sağlıyoruz. Bu alanda değişen ihtiyaç ve beklentiler çerçevesinde kendimizi geliştirmek müşterilerimizin yanında olarak hayatta karşılaşabilecekleri zor durumlarda onlara bir el uzatmak asıl hedefimiz” dedi.  

Yakup Sayar
yakup@sigortacigazetesi.com.tr

10 Eylül 2019

İlgili Haberler

Yazarlar