Ekonomik dalgalanmalar reasürans pazarını olumsuz etkiledi

2020 yılı için sigorta şirketlerinin reasürörler ile yaptığı reasürans anlaşmaları tamamlandı. Türk sigorta pazarı yenilenen anlaşmalarda bölge ülkelerine kıyasla çekiciliğini korumasına rağmen 2019 yılında yaşanan ekonomik dalgalanmalar piyasayı olumsuz etkiledi. 2020 anlaşma dönemi sigorta sektörü için önemli bir sorun olmadan kapansa da sektör oyuncularını bir sonraki dönem için belirli tehditler bekliyor.

Her yıl düzenli olarak gerçekleşen reasürans anlaşmaları 2020 yılında da reasürörler ve sigorta şirketleri arasında gerçekleşti. 2019 yılı içerisinde Türk ekonomisinin yaşadığı ekonomik dalgalanma ve olaylar reasürans anlaşmalarını da olumsuz yönde etkiledi. 2020 yılı reasürans anlaşmaları sigorta sektörü için önemli bir sorun olmadan kapansa dahi hem Türk ekonomisindeki yüksek faiz ortamı hem de politik sorunlar reasürans pazarını tehdit eder bir nitelik taşıyor.

EKONOMİ VE SİGORTALILAR BELİRLEYİCİ OLUYOR

2019 yılı içerisinde gerçekleşen doğal afetler ve küresel piyasalarda yaşanan politik ve ekonomik olaylar 2020 yılında da uluslararası sigorta ve reasürans pazarının karar aşamasında belirleyici rol üstleniyorlar. Türk sigorta sektöründeki artan sigortalı sayısı, bilinci ve müşteri taleplerindeki değişiklikler, şirketler arasındaki rekabeti şekillendirici unsurların başında geliyor. Sigortacı Gazetesi olarak görüşlerini aldığımız sektör temsilcileri, reasürans yenilemeleri hakkında yorumlarını aktardı.

VHV Reasürans Teknik Genel Müdür Yardımcısı Fatih Ağacık; Türkiye’deki birçok sigorta şirketinin özellikle Avrupa ve Londra pazarlarında yaşanan kapasite daralmalarına rağmen tretelerini %100’ün üzerinde tamamlamayı başarmasına değinirken, VHV Reasürans olarak pazardaki kapasite artışıyla da desteklenen büyümenin 2020 yılında da devam edeceği görüşünde olduklarını dile getirdi. 

Milli Re Genel Müdür Yardımcısı Kaan Acun ise “Artan teminat tutarları karşısında reasürörlere ödenen primlerde nominal olarak artış gerçekleşmiş olmasına rağmen, piyasa geneli itibarıyla riske göre ayarlanmış maliyetlerin bir önceki yıla kıyasla %5-7.5’e varan indirimlerle gerçekleştiğini ifade etmek mümkün” ifadelerini kullanırken, piyasadan çekilmek durumunda kalan veya hisse azaltan kısıtlı sayıda reasürör nedeniyle ortaya çıkan açığın ise, mevcut ve yeni piyasa oyuncuları tarafından kapatıldığını söyledi. 

Lockton Re Direktörü Okan Çağlayan, Amerika ve Japonya’da son yıllarda görülen kasırga, tayfun ve yangın risklerine karşı global reasürans prim havuzlarına Türkiye’nin denge getiren coğrafi bölgelerden olduğunu hatırlattı.

Son yıllardaki yumuşak piyasa nedeniyle Türk sigorta şirketlerinin karşılaştığı reasürans kapasite arzındaki fazlalığın bu sene de devam ettiğini hatırlatan IUC Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Menekşe Uçaroğlu ise Türk Re’nin sektördeki önemine değinerek “Türk Re son derece hızlı bir şekilde piyasaya girerek 2020 yenilemelerinde etkin bir rol aldı ve Milli Re’den sonra ikinci bir yerli reasürans kapasitesi olarak Türk sigorta sektöründeki yerini aldı” dedi.

ANLAŞMALAR SİGORTACILARIN RİSKLERİNİ DEVRETMESİ İÇİN YAPILIYOR

Temelinde sigorta şirketlerinin reasürörlere devrettiği yıl içerisindeki olası risklerinin devir esaslarını belirlemek için yapılan reasürans anlaşmalarında, reasürörler sigortacıların olası risklerini sigortalıyor. Sigorta şirketleri, yıl içerisinde teminat verdiği rizikolarda ortaya çıkan büyük hasarların aynı zaman dilimine denk gelme ihtimaline karşı, bu ödemeleri yaparken kendi bütçe sınırlarını aşmamak adına reasürans anlaşmalarına başvuruyor. Sigortacıları mali yönden karşılayamayacağı riskleri sigortalayabilme imkanı veren reasürans, böylelikle sigorta şirketlerinin sermaye, ihtiyat ve özvarlıklarını korumaya almış oluyor. Sigorta şirketinin risk üzerindekini sorumluluk miktarını gösteren ve branş esasıyla tespit edilen saklama payları, aşan kısımlar ise reasürans anlaşmasının yapıldığı reasürans şirketine devrediliyor.


MİLLİ RE GENEL MÜDÜR YARDIMCISI KAAN ACUN: Yüksek faiz ortamı Türk sigorta sektörünü olumsuz etkiledi

“Ekonomik faaliyetleri azaltacak ölçüde gerçekleşen yüksek faiz ortamı, Türk sigorta sektörünü olumsuz yönde etkiledi; özellikle hayat, kasko, trafik, inşaat montaj ve konut sigortalarında büyüme potansiyelini aşağı çekti.”

2019 yılı hakkında değerlendirmelerde bulunan Milli Re Genel Müdür Yardımcısı Kaan Acun, “2018 yılında ve 2019 yılının ilk yarısında etkisini yoğun şekilde hissettiren ekonomik yavaşlama ile kurlardaki seyir ve enflasyonun yanı sıra, ekonomik faaliyetleri azaltacak ölçüde gerçekleşen yüksek faiz ortamı, Türk sigorta sektörünü olumsuz yönde etkiledi; özellikle hayat, kasko, trafik, inşaat montaj ve konut sigortalarında büyüme potansiyelini aşağı çekti. Öte yandan sigorta şirketlerinin kurumsal ticari ve endüstriyel riskler açısından mevcut portföyleri büyük ölçüde muhafaza edildi. 2019 yılının ikinci yarısından itibaren ekonomide görülen dengelenmenin etkilerinin sektöre de yansıdığı görüldü. Ekonomideki ivmelenme ile sektörel büyümenin hızlanarak devam edeceği öngörülüyor” dedi. 

‘TEKNİK KÂRLILIKTA BASKI ARTIYOR’

“Belli başlı reasürans piyasalarınca sağlanan ihtiyari kapasitede görülen azalma nedeniyle kurumsal ticari ve sınai risklerin yurt içinde plasmanında kayda değer bir artış gözleniyor. Türk sigorta sektörü tarafından üstlenilen risk ve yükümlülüklerdeki artış, 2019 yılı boyunca sınai ve ticari tesislerde meydana gelen hasarlar, döviz ve enflasyonun hasar maliyetleri üzerindeki etkisi ve giderek daha da rekabetçi hale gelen fiyat ve şartlar, sigorta ve reasürans şirketleri üzerinde maliyetlerin yükünü giderek artırıyor; teknik kârlılık üzerinde baskı yaratıyor” diyen Acun, “Düşen faiz oranlarıyla birlikte daralması öngörülen mali gelirlerin teknik sonuçlar üzerindeki dengeleyici etkisinin giderek azalacağı da düşünüldüğünde, tüm sektör oyuncularının teknik, sürdürülebilir ve riske uygun iş kabulü ve fiyatlandırma politikalarının uygulanması konusunda hassasiyet göstermesi, kârlılık, rezerv ve sermaye yeterliliği gibi alanlarda olumlu bir seyir izlenmesine ve daha güçlü bir büyümeye olanak sağlayacak” şeklinde konuştu.

‘YENİLEMELER SORUNSUZ TAMAMLANDI’

Fiyatlar ve kapasitelerdeki değişim hakkındaki görüşlerini de aktaran Acun konuyla ilgili şunları anlattı; “Bölüşmeli trete primlerinde, ekonomi ve sektör gelişmeleri çerçevesinde Türk Lirası cinsinden sınırlı bir reel büyüme gözlenirken, hasarlarda poliçe bedellerinin yabancı para cinsinden veya enflasyona endeksli olması nedeniyle daha yüksek artışlar gerçekleşti; bu nedenle hasar prim oranlarında belli ölçüde kötüleşme görüldü. Tretelere konu olan ticari ve sınai risklerdeki artış ile Türk Lirası’ndaki görece olumlu seyir, doğal afet sorumluluklarında yukarı yönlü hareketlere ve bazı tretelerde olay limitlerinde artışlara yol açtı. Sektör genelinde trete kapasiteleri ve olay limitleri, portföy yapısı, kümüllerdeki seyir ve büyüme beklentileri gibi unsurların şirket ve/veya trete özelinde değerlendirilmesi suretiyle analiz edilerek belirleniyor. Komisyon ve diğer trete koşullarında ise, ilgili trete, buke ve branşın yanı sıra piyasa genelindeki performans ve/veya gereksinimler de göz önünde bulundurularak birtakım değişiklikler yapıldı; yenilemeler sigorta şirketleri açısından önemli bir sorun söz konusu olmaksızın tamamlandı.”

‘KAPASİTE AÇIĞINI YENİ OYUNCULAR KAPADI’

“Sigorta şirketlerinin yangın ve mühendislik branşlarında düzenlemiş oldukları poliçelerde saklama paylarında kalan kısımları deprem, sel, fırtına ve diğer doğal afetlere karşı korumak üzere satın almış oldukları katastrofi hasar fazlası anlaşmalarında, Türk Lirası’nın 2018 yılına göre daha güçlü bir seyir göstermesinin de etkisiyle doğal afet kümüllerindeki artışın euro karşılıklarına yansıması sonucunda büyük çoğunluğu euro olan anlaşmaların bir kısmının teminat tutarında artış gerçekleşti” diye konuşan Kaan Acun, bazı anlaşmalarda ise maliyeti sınırlayabilmek için programların yapısının değiştirilerek anlaşmaların optimize edildiğini söyledi. Kaan Acun açıklamalarını şu sözlerle sonlandırdı; “Artan teminat tutarları karşısında reasürörlere ödenen primlerde nominal olarak artış gerçekleşmiş olmasına rağmen, piyasa geneli itibarıyla riske göre ayarlanmış maliyetlerin bir önceki yıla kıyasla %5-7.5’e varan indirimlerle gerçekleştiğini ifade etmek mümkün. Mevcut reasürörlerin piyasaya karşı iştahında önemli bir değişiklik gerçekleşmedi, bölüşmeli ve bölüşmesiz anlaşmaların yenilemeleri herhangi bir kapasite sorunu olmaksızın tamamlandı. Piyasadan çekilmek durumunda kalan veya hisse azaltan kısıtlı sayıda reasürör nedeniyle ortaya çıkan kapasite açığı ise, mevcut ve yeni piyasa oyuncuları tarafından kapatıldı.”


IUC YÖNETİM KURULU BAŞKANI VE GENEL MÜDÜRÜ MENEKŞE UÇAROĞLU: Türk sigorta sektörü reasürörlerin ilgiyle takip ettiği bir pazar

“Türk sigorta sektörü birleşme ve satın almalar nedeniyle de devamlı değişim içinde olan bir piyasa olarak reasürörlerin daima ilgiyle takip ettiği bir pazar olmaya devam edecek.”

2020 senesinin reasürans yenilemelerinin Türk sigorta sektörü açısından sorunsuz olarak gerçekleştiğini belirten IUC Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Menekşe Uçaroğlu, “Son yıllarda olduğu gibi bu sene de reasürörlerin ilgi odaklarından biri olan Türk piyasasına yeni girmek isteyen reasürörler olmasına rağmen mevcutların da hisse artırım talepleri ile yeniler için çok fazla imkan ve ihtiyaç olmadı” diye konuştu.

‘TÜRK RE 2020’YE HIZLI BİR GİRİŞ YAPTI’

Son yıllardaki yumuşak piyasa nedeniyle Türk sigorta şirketlerinin karşılaştığı reasürans kapasite arzındaki fazlalığın bu sene de devam ettiğini hatırlatan Menekşe Uçaroğlu, “Türk sigorta piyasası reasürans yenilemelerini bir zorlukla karşılaşmadan tamamlarken reasürörlerin en çok merak ettiği konu yeni kurulan Türk Re’nin piyasada nasıl bir pozisyon alacağı ve dengeleri nasıl değiştireceğiydi. Beklendiği gibi Türk Re son derece hızlı bir şekilde piyasaya girerek 2020 yenilemelerinde etkin bir rol aldı ve Milli Re’den sonra ikinci bir yerli reasürans kapasitesi olarak Türk sigorta sektöründeki yerini aldı. Türk sigorta sektörü birleşme ve satın almalar nedeniyle de devamlı değişim içinde olan bir piyasa olarak reasürörlerin daima ilgiyle takip ettiği bir pazar olmaya devam edecek.”


VHV REASÜRANS TEKNİK GENEL MÜDÜR YARDIMCISI FATİH AĞACIK: Sektörü, pozisyon almayı gerektirebilecek bir yıl bekliyor

“Bugünkü faiz ve kur seviyelerinin sürdürülebilirliğinin, önümüzdeki yıl için yapılan bütçe çalışmalarında ve alınacak yatırım kararlarında büyük önem arz ettiğini düşünüyoruz. Bu durumları göz önüne aldığımızda, sektörümüzü öngörülmesi kolay olmayan ve dönem içinde pozisyon almayı gerektirebilecek bir yılın beklediğini söyleyebilirim”

2020 için yapılan yenilemelerin ardından VHV Reasürans Teknik Genel Müdür Yardımcısı Fatih Ağacık Türkiye için gördüğü riskleri şöyle anlattı: “Her yenileme döneminde olduğu gibi, 2019 yılı içerisindeki doğal afet ağırlıkları ile global piyasalarda yaşanan politik ve ekonomik devinimler bu yıl da uluslararası sigorta ve reasürans pazarının kararlarında belirleyici oldular. Her sektör dinamiği birbirinden farklılık arz etse de, tümünü etkileyen ortak bir değişkenden, global piyasalardaki politik öngörü güçlüğünden de bahsetmeliyiz. 2020 yılında global yatırımların hangi yönde gelişeceğinin bu değişken etrafında şekilleneceğini öngörüyoruz.”

‘TÜRKİYE İÇİN RİSK DEVAM EDİYOR’

Türkiye için de yorumlarda bulunan Ağacık: “Türkiye özelinde ise jeopolitik gelişmelerden kaynaklı içerisinde bulunduğumuz risk faktörlerinin etkisinin azaldığı ama hâlen devam ettiği bir durumdayız. Buradan hareketle, bugünkü faiz ve kur seviyelerinin sürdürülebilirliğinin, önümüzdeki yıl için yapılan bütçe çalışmalarında ve alınacak yatırım kararlarında büyük önem arz ettiğini düşünüyoruz. Tüm bu durumları göz önüne aldığımızda, sektörümüzü öngörülmesi kolay olmayan ve dönem içinde pozisyon almayı gerektirebilecek bir yılın beklediğini söyleyebilirim” ifadelerini kullandı.

‘BÜYÜME 2020 YILINDA DA DEVAM EDECEK’ 

Kapasitelerdeki değişim hakkında da görüşlerini paylaşan Ağacık, “Sektörümüzdeki artan sigortalı sayısı, sigorta bilinci, yaşanan hasarlar ve değişen müşteri talepleri gibi faktörler, şirketler arasındaki rekabeti şekillendiriyor. Buna ek olarak, sigorta şirketlerinin marka bilinirliklerini artırmak ve ürün gamlarını genişleterek pazar paylarını genişletmek ve böylece kârlı portföylere erişmek için yeni teminat paketleri hazırladıklarını gözlemliyoruz. Ayrıca, serbest piyasalardaki yegane rekabet aracı olan fiyat seviyelerinin, sigorta şirketleri arasındaki rekabet içinde de en önemli faktörlerden olduğunu düşünüyoruz. Bu durum, belli başlı risklerdeki yenileme fiyatlarının düşmesine sebep olsa da, 2019 yılının dokuz ayında toplam sigorta prim üretiminin geçtiğimiz yıla kıyasla %22.4 oranında yükseldiğini, aynı dönemde reel büyümenin ise %12.1 olduğunu görüyoruz. Pazardaki kapasite artışıyla da desteklenen bu büyümenin 2020 yılında da devam edeceği görüşündeyiz” dedi.

Türkiye’nin bölge ülkeleri arasında hem mevcuttaki prim hacmi, hem de ihtiva ettiği prim potansiyeli ile birlikte, büyük ve önemli bir pazar konumunda olduğuna dikkat çeken Fatih Ağacık, “Sigorta bilincinin yıllar içerisinde olumlu yönde gelişmesi ile paralel olarak poliçe satın alımlarının arttığı düşünüldüğünde, Türk sigorta pazarı reasürörler için de gün geçtikçe daha cezbedici bir ülke oluyor” açıklamalarında bulundu. 

‘SİGORTACILAR TRETELERİNİ %100 TAMAMLADI’

Teknik Genel Müdür Yardımcısı Fatih Ağacık, “Çoğu hayat dışı sigorta şirketlerinin faaliyet alanı içerisinde yer bulan trafik, sağlık, kaza branşlarında olduğu kadar, yenilenebilir enerji, siber riskler, yönetici sorumluluk, kefalet, bina tamamlama sigortası gibi yeni risk alanlarında da reasürörlerin katma değerinin oldukça değerli olduğunu düşünüyoruz. VHV Reasürans olarak, Almanya merkezimizin de desteğiyle, bu alanlardaki yapabilirliklerimizi artırmayı hedeflemekteyiz. Diğer taraftan Türkiye’deki birçok sigorta şirketi, özellikle Avrupa ve Londra pazarlarında yaşanan kapasite daralmalarına rağmen, tretelerini %100’ün üzerinde bir oranda tamamlamayı başardı. Bu da Türk pazarına olan inancın bir yansıması olarak algılanmalı” şeklinde konuştu.


LOCKTON RE DİREKTÖRÜ OKAN ÇAĞLAYAN: Sektör hasar fazlası koruma limitinde artış yaşayacak

“Stabil kur seviyesiyle beraber yıl içerisindeki üretimlerinde büyüme yaşaması, 2020’de büyüme bekleyen sigorta şirketleri katastrofik hasar fazlası koruma limitinde artışa doğru gitmeye sevk edecek”

Lockton Re Direktörü Okan Çağlayan, 2020 trete reasürans anlaşmalarında son 12 ayda başta yatay seyreden döviz kurları sebebi ile talep edilen reasürans kapasitesinde, euro veya dolar bazında bir önceki yılın aksine bir azalmaya rastlanmadığını söyledi. Şirketlerin, stabil kur seviyesinin yıl içerisindeki üretimlerinde büyüme yaşadığına dikkat çeken Çağlayan, bu durumun 2020’de büyüme bekleyen sigorta şirketlerini katastrofik hasar fazlası koruma limitinde artışa doğru gitmeye sevk edeceğini dile getirdi.

Çağlayan, “2017 ve 2018’de dünyada yaşanan tabii afetlerin şiddeti ve sıklığındaki artışa rağmen global reasürans piyasalarındaki kapasite zenginliği yıl içinde kurulan Türk Reasürans Şirketi’nin de desteği ile başta bölüşmeli treteler olmak üzere birçok branşta plasmanlar zamanında ve zorlanmadan kapatıldı. Dereceleri düşük tercih edilmeyen ya da uzun yıllardır Türkiye piyasasını destekleyen reasürörlerin runoff’a girmelerine rağmen, genel kapasite fazlalığı katastrofik ve risk yatırımlarında fiyat düşüşüne yol açıp sedanlara maliyet avantajı getirmiştir. A rating’li ve sadece kapasite temin etmek ötesinde sedanlara katma değer sağlayan, ihtiyari branşlarda destek gösteren reasürörler pay dağılımlarında önceliklendirildi” dedi.

‘TÜRKİYE DENGE GETİREN BİR COĞRAFİ BÖLGEDE’

Türkiye’deki deprem riskinin global katastrofi reasüransı yazan birçok reasürans şirketi için portföylerini çeşitlendirme fırsatı sunduğunun altını çizen Çağlayan, Amerika ve Japonya’da son yıllarda sıklıkla görülen kasırga, tayfun, orman yangını risklerine karşı global reasürans prim havuzlarına Türkiye’nin denge getiren coğrafi bölgelerden biri olduğunu da hatırlattı.

“ABD ile son iki yılda yaşanan gerilimler sebebi ile sedanlar, trete anlaşmalarındaki Uluslararası Sanctions (yaptırım) klozlarında ABD tarafından dayatabilinecek yaptırım kısımlarından sakındılar” açıklamalarında bulunan Lockton Re Direktörü Okan Çağlayan, Türkiye piyasasında 2020 yenilemelerinde bir başka dikkat çekici hususun kısmi ya da %100 olarak Risk Hasar Fazlası (Bölüşmesiz) Trete anlaşmalarına olan ilgi olduğunu dile getirdi. Çağlayan sözlerini şöyle sonlandırdı: “Bölüşmeli reasüransta daha da iyileşen piyasa şartlarına rağmen kârlı portföylerine inanan bazı sedanlar bölüşmeli tretelerini yenilemeyip iç piyasada manevra kabiliyetlerini artıracak bölüşmesiz yapılara yöneldiler. Önümüzdeki dönemde siber riskler ve kefalet gibi nispeten yeni branşlarda sedanlara hem kapasite hem ‘know how’ sunan reasürörler önümüzdeki dönemde bu servislerinin de katkısı ile geleneksel branşlarda da önceliklendirilecekler.”


 

Guy Carpenter: 2020 yenilemeleri asimetrik bir pazara işaret ediyor

2020 yılındaki reasürans yenilemeleri; yeni sermaye girişinin yavaşlaması, başlıca sigorta ve retrosesyon pazarlarındaki zorlukların artması ile şekilleniyor. 2020 yılındaki yenilemelerle ilgili açıklamalarda bulunan Guy Carpenter, reasürans arzının bölgeden bölgeye ve branşlara göre artan ihtiyacı karşılamanın yeterli seviyede olduğunu, sadece az sayıdaki ekstrem risklerin karşılık almakta zorlandığını belirtti.

Esra Nur Mocu
esra@sigortacigazetesi.com.tr

6 Şubat 2020

İlgili Haberler

Yazarlar