“Hekim mesleki sorumluluk sigortalarında revize şart”

“Hekim mesleki sorumluluk sigortalarında yapılması gereken değişikliklerle hem doktorlar hem şirketler hem de kamu kârlı çıkacak” diyen Sigorta Acenteleri Derneği (SAB) Başkanı Reşit Çakas, bu branşta fiyat değişikliğinden önce risklere göre revizeler yapmak gerektiğine değindi.

Sigorta Acenteleri Derneği (SAB) Başkanı Reşit Çakas, tüm mesleki sorumluluk sigortaları içinde hekim mesleki sorumluluk sigortasını ayrı bir şekilde değerlendirmenin faydası olduğunu söyleyerek 2010 yılındaki Tam Gün Yasası çıkmadan önce hekimler için mesleki sorumluluk sigortaları geliştiren bazı sigorta şirketlerinin pozitif sonuçlar aldığını belirtti. “Hekim mesleki sorumluluk sigortaları tam gün yasasıyla birlikte zorunlu hale getirilerek ‘Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi’ adıyla 31.07.2010 yılında içeriği büyük ölçüde değiştirilmiş bir poliçe olarak düzenlenmeye başlandı” diyen Çakas, hekim mesleki sorumluluk sigortalarının en önemli sıkıntılarından birinin, ürünün tam gün yasasına iliştirilerek çıkartılması olduğunu ifade etti. Çakas, “Bu poliçelerin tarifeleri belirlenirken sektörün bilgisi yeterince alınamamış, sigortalı ihtiyaçları yeterince tespit edilememiştir. Özellikle verilen teminatlar ile risk primi arasında bazı branşlarda ciddi bir uyumsuzluk yaşanmıştır. Yani toplanan primler özellikle hasar ihbarları geldikten sonra muallak karşılıklar karşısında yetersiz kalmıştır” diyerek bu durumun sigorta şirketlerinin zaman içinde poliçeleri düzenlemekte son derece isteksiz davranmaya başlamasına sebebiyet verdiğinin altını çizdi. Çakas aynı zamanda bazı dönemlerde hekimlerin teminat alabilme konusunda bile çok ciddi sıkıntılar yaşadığını ve bu poliçe grubunun havuza aktarılmasının çözüm olarak görüldüğünü hatırlattı.

ÜRÜNLER DOĞRU TEMİNAT VE PRİM ESASI İLE GELİŞEBİLİR

Zorunlu hekim mali sorumluluk sigortasında geçmişte, poliçe primleri ile gerçekleşen riskler arasında bir uyumsuzluk yaşandığı zaman çözüm amaçlı bu poliçelerin havuza aktarıldığı ve sorunun böylece ertelendiğini söyleyen Çakas, “Sorun çıktığında olması gereken sigorta ürünlerini havuza atarak devam ettirmek değil, bu ürünleri ihtiyacı karşılayacak, doğru teminat ve prim esaslarına dayanarak geliştirmektir. Bu nedenle halihazırda havuzda bulunan hekim mesleki sorumluluk sigortalarını geliştirmek için yapılması gereken hareket bir an önce havuzdan çıkartıp, teminat ve risk primlerinin hem sigorta şirketlerinin hem de bu meslek grubunun ihtiyacını karşılayacak hale getirmektir” diye konuştu. Türkiye’de aktif hekim sayısının 200 bine doğru gittiğinin altını çizen Çakas, bu meslek grubunun yaratacağı potansiyelin azımsanmayacak kadar önemli olduğunu belirtti.

RİSKLERE GÖRE REVİZE ŞART

Çakas, hekim sorumluluk sigortası ile ilgili olarak önemli değişikliklere ihtiyaç olduğunu söyleyerek bu değişikliklerle hem doktorlar hem şirketler hem de kamunun kârlı çıkacağını ve 10 yıldır hiç değiştirilmemiş fiyatlarda yapılması gereken değişikliklerden önce risklere göre revizeler yapmanın gerekliliğini dile getirdi. “Belirtildiği gibi bu gruplar en az 6 adet olmalı. Prof. Dr. olan bir hekim ile uzman hekimin risk grubu aynı olmamalıdır. Jinekologlardaki sınıflandırma ise değişmelidir. Genel cerrahlar için de aynı durum söz konusu. Bu anlamda teknik yönden hastanelerden veya uzmanlardan destek istenebilir. Dolayısıyla fiyatlar da buna göre düzenlenmeli. 200.000 liralık risk 150 liraya sigortalanmamalı. 10 yıllık fiyatlardaki değişim en az iki kat olmalı. Böylece havuz sistemine giren bu poliçelere sigorta şirketleri ve aracılar sigortalama konusunda daha istekli davranacaklardır” diyen Çakas, sözlerini şöyle noktaladı: “Diğer önemli konulardan biri de ‘tazminat davalarında karşılık ayırma’ konusu. Tıbbi kötü uygulamaya yönelik ölüm ve sakatlık durumlarında şirketler hasar dosyalarını açarken en üst limitten karşılık ayırmalı ve mahkeme sonuçlanıncaya kadar da limit her yıl revize edilerek devam ettirilmeli. Özetle, 10 yıl önce piyasaya çıkan bu ürüne düzenlemeler yapılması gerekiyor. Acente komisyonunun son derece düşük olduğu da bir diğer gerçek. Yani 3. ve 4. grup riskler için %10’luk komisyon DASK ve trafik sigortasından daha düşük kalmış durumda. Yapılacak yeni düzenlemelerde tüm gruplarda teminat artırılmalı.”

HEKİM MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTALARINA REVİZE ÖNERİLERİ

SAB Başkanı Reşit Çakas, hekim mesleki sorumluluk sigortalarında yapılması gereken değişiklikleri şöyle sıraladı:
* “Bu yıl 10. kez yenileme dönemine giren ‘Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi’ prim ve teminatlarının güncellenmesi gerekiyor. Örneğin; 10 yıl önce olay başı teminatı 200.000 lira olan 1. risk grubu primi 150 liraydı. Aradan 10 yıl geçmesine rağmen bu prim hala değişmedi. 200.000 liralık teminat için 150 lira prim tutarına sektörde başka bir poliçe türünde rastlamak neredeyse mümkün değil. Risk frekansı ne kadar düşük olursa olsun potansiyel müşteri grubu göz önüne alındığında 150 lira ile 200.000 liralık bir teminatı karşılamak çok kolay değil.
* Hekim risk grupları yeniden gözden geçirilmeli ve prim tespitleri buna göre yapılmalı. Tüm hekimleri sadece 4 risk grubuna ayırarak sigortalamak hasar prim oranları bakımından sektörü doğru sonuçlara götürmüyor. Örneğin; 10 yıl boyunca kadın hastalıkları ve doğum doktorları grubundan gelen hasar ihbarları neredeyse tüm branş toplamlarına eşit gözlenmiştir. Bu nedenle kadın doğum branşının mutlaka ayrı bir risk grubunda değerlendirilmesi gerekiyor.
* Aynı branş hekimi olsalar dahi risk grupları belirlenirken hekimlerin mesleki deneyimleri ve aldıkları sorumluluklar göz önünde bulundurulmalı ve prim tespiti buna göre yapılmalıdır. Yani meslek hayatına yeni başlamış bir genel cerrah asistanıyla aynı branşta 20 yıl çalışmış, profesör unvanı almış hekimin riskleri ve sorumluluklarının aynı olmadığı biliniyor.
* Risk grupları değerlendirilirken hangi branşta olursa olsun hekimin görev yeri göz önünde bulundurulmalıdır. Bilindiği gibi hastanelerde görev yapan pratisyen ve aile hekimliği branşı doktorlarının büyük bir kısmı acil servislerde görev alıyor. Aynı serviste görev alan acil tıp doktoru 4. risk doktoru olarak değerlendirilirken, diğer branşlar 2. risk grubu olarak değerlendiriliyor ve bu branş için tespit edilen poliçe primi yaklaşık %50 daha fazla oluyor. Bu noktada yapılan iş ile tespit edilen risk primi arasında uyumsuzluk yaşanıyor.”

9 Ekim 2019

İlgili Haberler

Yazarlar