Timuçin Alpay

Kasko sigortalarında Tam Ziya

SOSYAL medyada sigorta hasarları konusunda birçok insan doğru yanlış yorumlar yaparak tüketicilerin (sigortalıların) aklını karıştırmaktadır. Özellikle OTO (Kasko–Trafik) hasarlarında yapılan yorumlar sigortaya olan güvene zarar vermektedir. Köşemizde elimizden geldiğince sosyal medyada en çok konuşulan kasko hasarlarında “Tam Ziya–Perte Totale” konusuna değineceğiz.

TAM ZİYA – PERTE TOTALE

Tam Ziya ya da diğer söylem ile Perte Totale, sigorta poliçesi ile güvence altına alınan değerin poliçe ile verilen tehlikelerden birinin gerçekleşmesi sonucu ortadan kalkması, yok olması ya da ekonomik değerini kaybetmesidir.
Kasko sigortalı aracın tam ziya kabul edilmesi için hasara uğrayan aracın tayin olunan bir sigorta eksperince hasar durumunun ve miktarının belirlenmesi gerekmektedir. 1 Nisan 2013 tarihinden bu yana kasko sigortalarında poliçe üzerine araç bedeli yazılmamaktadır. Bunun yerine poliçe üzerine “aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değerinin tazmin olunacağı” koşulu yazılmaktadır.
Rizikonun gerçekleşmesi sonrasında aracın piyasa değerini saptayan eksper, düzenlediği raporu ile hasar miktarı ve piyasa rayiç değerini karşılaştırarak sigorta sözleşmesinin B.3.3.2.2 maddesi ışığında karar verilmesini sağlayacaktır. Bu noktada sigorta eksperinin tam ziya ya da aracın ağır hasarlı görüşü tazminatın ödenme biçimi açısından büyük önem taşımaktadır.

KASKO POLİÇESİNDE TAM ZİYA ŞARTI

Kasko Poliçesi genel Şartları Madde B.3.3.2.2’e göre; onarım masraflarının zarar gören aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile aracın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tespit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılır. Bu durumda, aracın ilgili mevzuat doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigortacıya ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez.
Onarım masrafları sigortalı aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşsın veya aşmasın, ağır hasarlı aracın onarımının mümkün olduğunun eksper raporu doğrultusunda tespit edilmiş olması durumunda, aracın ilgili mevzuat doğrultusunda trafikten çekildiğine dair “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez.
Hak sahibinin aracın hasarlı haliyle sahibine terk edilmesine onay vermesi halinde aracın riziko tarihindeki rayiç değeri ile hasarlı hali arasındaki tutar kendisine tazminat olarak ödenebilir. Bu durumda ilgisine göre yukarıdaki paragraflarda düzenlenen usul çerçevesinde işlem yapılır. Hak sahibinin onayı ile aracı hasarlı haliyle sigortalıya terk ederek tazminatı ödemek isteyen sigortacı, tespit edip sigortalıya bildirdiği sovtaj bedelini bildirimden itibaren 1 aylık süreyle sınırlı olarak garanti etmiş sayılır.
Yukarıdaki madde ışığında; yapılan ekspertiz değerlendirmesi sonucunda sigortalı araç kullanılamayacak veya onarılamayacak durumda ise;
1-) Araç tam ziya kabul edilir. Aracın değeri saptanan hurdası sigortalıya teklif edilerek tazminat ödenir. Tazminatın ödenmesi için “hurda tescil belgesi” sigortacıya ibraz edilir.
2-) Araç tam ziya kabul edilir. Aracın değeri saptanan hurdası sigortacıya devir edilerek tazminat ödenir. Tazminatın ödenmesi için “hurda tescil belgesi” sigortacıya ibraz edilir.
3-) Araç ağır hasarlı kabul edilir. Aracın “trafikten çekilmiştir tescil belgesi” sigorta şirketine ibrazı ile tazminat ödenir.
Bu noktada önemli bir hususu belirtmekte yarar vardır. Sigortalı, “trafikten çekilmiştir tescil belgesi” ni sigorta şirketine ibraz ettikten sonra ağır hasarlı aracı üzerinde tasarruf ve sigortalı/sigorta ettiren hasarlı aracını istediğine satıp devir etmeye ya da isterse onartıp yeniden trafiğe çıkarma hakkına sahiptir.
Bir sonraki yazımızın konusu; sosyal medyada en çok konuşulan ve yanlış anlaşılan “kısmi hasarlarda” sigortalı/sigorta ettirenin hasarlı aracını tamir ettirme zorunda olup olmadığı olacak.

30 Ekim 2019

İlgili Haberler

Yazarlar