Sema Tüfekçiler

Kimdir bu altın yakalılar?

YAŞADIĞIMIZ dünyada değişmeyen tek şey gerçekten değişim. Sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçen dünyada sosyo-ekonomik yapı, üretim, değerler, kültür, iletişim komple değişirken şu anda artık bilgi çağından da daha farklı bir yeni çağa doğru yol alıyoruz. Bu yeniçağa doğru hızla yol alırken artık iş yapma biçimleri de hızla değişiyor. Bildiğimiz klasik “mavi yaka” ve “beyaz yaka” grubuna bir yenisi daha ekleniyor. Bu da “altın yaka” grubu.
En önemli kaynağın toprak, daha sonra makine ve sonrasında da bilgi olduğu bir topluma evrilen dünyada artık bilgi de eski önemini yitirmeye başladı. Yeni çağın karakteristiğinde artık “hayal kurmak” ve “sezgi gücü” daha kritik bir öneme sahip. Artık rutin işleri bilgisayarlar yaparken insana düşen yaratıcı zekasını ortaya koymak olacak. Altın yakanın en belirgin özelliği rutin işlerden daha çok yeni bilginin üretimini yapmak olacaktır. Alıştığımız kalıpların kırılması, değişmeyen içerikten esnek içerik anlayışına geçilmesi, bir yerde fazla kalıp durağanlaşma tuzağına düşmeden üretmek, sürecin bir parçası haline gelmek yerine sürece yeni bir enerji ve yön getirmek gibi kavramlarla yol haritasını oluşturuyor altın yaka grubu.
Bu grup tarafından ortaya koyulan içerik, ürün veya hizmet farklı olmasıyla ön plana çıkıyor. İş hayatının veya sanal hayatın her türlü kategorisinde olabilecek inovasyon benzeri bir şeyden söz ediyoruz. Bu inovasyon, elbette sonuç odaklı düşündüğümüzde, kişiyi veya kurumu daha kazançlı bir duruma taşıdığında saygınlığı ve gücü artıyor.
Dünya tarihinde bir dönem dâhiler her alanda önemli çığırlar açarak insanlık tarihine katkıda bulundular. Bugün içinde bulunduğumuz postmodern toplumda ise artık bir çığır açmak için çok fazla dahi olmaya gerek yok. Önemli olan bir nüans yakalamak ve bunun peşinden tüm kararlılık, inanç ve çaba ile gitmek. Elbette zeka hala en önemli beceri ve hep öyle kalmaya devam edecek ama esneklik, farklılık, açık zihinli olmak, kalıpların dışına çıkabilme cesaretine sahip olmak, değişim üzerine düşünmek ve kafa yormak, dünyanın inovasyonda ileri gelen isimlerini takip etmek ve kitaplarını okumak bir altın yaka olma yolunda çok önemli yapıtaşları.
Pek çoğumuz, “Ne oluyor? Nereden çıkıyor bunlar? Ne gerek var? Kimin tasarımı?” gibi sorularla yeni süreci anlamaya ve anlamlandırmaya çalışırken bu yeni çağın ruhunu anlamış ve yakalamış olan gençler çoktan altın yaka kavramının içini doldurmaya başladılar bile. Herkesin günde 15 dakika kadar “ben yaptığım işi nasıl daha farklı yaparım” diye kafa yorması gereken bir döneme doğru hızla yol alıyoruz baylar ve bayanlar. Bu sürece adapte olmak çok da kolay değil. Artık hız, adaptasyon, zaman yönetimi, stres yönetimi çok daha önemli hale gelmeye başladı. Bugünün insanı bu sürece ayak uydurmaya çalışırken hem mental anlamda hem de fiziksel anlamda güçlü olmak zorunda.
Tabii altın yakayı altın yaka yapan en önemli unsur teknolojiyi kullanmak konusundaki beceri ve donanımları. Altın yakalılarda yöneticilik vasıflarından daha çok bilgi üretme ve kullanma konusundaki yetkinlikleri, problem çözmedeki kabiliyetleri, yaratıcılıkları ve zekaları ön plana çıkmaktadır. Ayrıca disiplinlerarası birikim ve tecrübeleri ile yaptıkları işe farklı bir bakış açısı getirebilmek de önemli vasıfları arasındadır.
Şirketler, çağın getirdiği teknolojik yapılar içinde ayakta kalabilmek ve rekabet edebilmek için mavi ve beyaz yakalı personellerini altın yakalı personele dönüştürmek, eğitim ve insan kaynağı geliştirme uygulamalarına daha fazla önem vermek zorunda kalacaklar gibi görünüyor.

1 Ekim 2019

İlgili Haberler

Yazarlar