Mehmet Muratoğlu

‘Kurumsal Çekicilik’: İş arayanlar/kurum için önemi!

KURUMLAR kendileri için belirlediği hedef kitleleri ile olan ilişkilerinin sağladığı yarar, iletişim süreçlerinin stratejik olarak daha iyi yönetilmesinden geçmektedir. Bunun sağlayabileceği en önemli katkılardan birisi de potansiyel çalışanlardan oluşan hedef kitlelerde kuruma yönelik olumlu bir izlenim oluşturulmasıdır. Bunun işletme için ifade ettiği anlam nedir? Günümüzdeki işsizlık oranlarının toplam çalışabilirlik değerleri içerisinde %14’lere yaklaştığı bir ekonomik gösterge ikliminde, çalışan ve iş arayışındakiler için çok anlamlı bir tespit olduğundan hareketle, kurumun iyi bir işveren olarak değerlendirilmesi ve çalışmak için iyi kurum olarak görülmesi sağlanabilecek ve nitelikli çalışanlar kuruma çekilebilecektir. Günümüzün en önemli konuları içinde yer alan kurumsal çekicilik, kurumların çevre koşulları içerisinde bulunan tüm hedef kitleleri doğrultusunda olumlu bir imaja, prestije ve itibara sahip olması, potansiyel çalışanlar olarak tanımlanabilecek nitelikli iş gücünü kendi bünyesine katarak rekabette üstünlük elde etmesinin, yani kurumsal çekiciliğe sahip olmasının, çoğu sosyal bilimciler tarafından kurumların ürün ve hizmet kalitesinden, yönetimsel başarısından ve finansal performanslarından ziyade kurumsal sosyal performansları ile ilişkilendirildiği bir durum olmaktadır.
Kurumsal çekiciliğin belirleyici unsuru olarak kurumsal sosyal performans kavramının ön plana çıktığı ve günümüz çalışanları için öncelikli konu haline geldiği bilinmektedir.
Günümüzde kurumların birbirlerinden farklılaşabilmesi ve rekabette üstünlük elde edebilmesi; maddi olarak ölçülebilen ve görülebilen, fazlasıyla hissedilen fiziksel varlıklarından ziyade, sahip oldukları maddi olmayan soyut değerleriyle ilişkili hale gelmiştir. Temel yetenekleriyle ayrışmayan, birbirine oldukça benzer ürün ve hizmetler sunan kurumların hedef kitleler tarafından tercih edilebilir olmasında, hedef kitleleri ile arasında olumlu ilişkileri olgunlaştırması, hedef kitleleri nezdinde olumlu bir imaja sahip olması ve itibar sahibi bir kurum olarak algılanması önem taşımaktadır. Kurumun sahaya dönük faaliyetleri içerisinde yer alan halkla ilişkiler perspektifinden bakıldığında; kurumların halkla ilişkiler çabalarının önemli bir hedef kitlesi olarak potansiyel çalışanlar tarafından iyi bir işveren olarak algılanması ve çalışmak istenecek iyi bir kurum olarak tercih edilmesi olarak ifade edilmektedir. Kurumsal çekicilik olarak tanımlanan bu durum, kurumlar tarafından sahip olmak istenecek soyut bir değer olarak karşımıza çıkmaktadır.
Kurumların değerlerinin hesaplanmasında sahip oldukları fiziksel varlıklar kadar itibar gibi maddi olmayan soyut değerlerinin de önem taşıdığı günümüz koşullarında, kurumsal çekicilik gibi bir değere sahip olmak, bir diğer ifadeyle nitelikli çalışanların kurumda çalışmaya yönelik isteğinin yönlendirilmesi ve yetenekli çalışanların kurum bünyesine katılması açısından rekabet üstünlüğü sağlanması önemlidir.
Kurumsal çekicilik; donanımlı çalışanların davet edilmesi ve korunmasına, hedef kitlelerin beklentilerinin karşılanmasına, etkililik yönünden ve finansal açıdan başarılı olunmasına olanak tanıyarak kurumun pazarda rekabet avantajı elde etmesini sağlaması nedeniyle önem taşımaktadır. Kurumsal çekicilik, sadece nitelikli çalışanların kuruma çekilmesini sağlama yoluyla rekabet avantajı elde etmeye yönelik olmakla kalmayıp, hedef kitleleri nezdinde kurumsal çekicilik algısını oluşturabilen kurumların ürün ve hizmetlerinin tercih edilmesi, iyi yönetilen bir kurum olarak kabul edilmesi ve finansal performansına ilişkin olumlu değerlendirmeler yapılması bakımından gerçekçi bir kavram haline gelmiştir. Bu gerçek, kurum tarafından gerçekleştirilen faaliyetlere ilişkin hedef kitle onayının alınması gibi sonuçları gündeme getirerek kurumların rekabet yarışında rakipleri ile kıyaslandığında bir adım öne geçmesine katkı sağlamaktadır. Bu açıdan kurumsal çekiciliğin öncelikli olarak nitelikli çalışanların kurum bünyesine dâhil olmasını sağladığı, ancak kurumsal amaçlara yapacağı katkıların sadece bununla sınırlı kalmadığından da bahsedebiliriz.
Kurumların ihtiyacı: olan insan sermayesi yüksek, donanımlı adayların kuruma katılma veya işi kabul etme niyeti kavramının yanında diğer bir önemli kavramda başvurma niyetidir.

30 Ekim 2019

İlgili Haberler

Yazarlar