KVKK’ya uyumda ilk iş farkındalık

 KVKK’ya uyumda ilk iş farkındalık

7 Nisan 2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6698 no’lu Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun birçok hükmü aynı gün, bir kısmı ise 7 Ekim 2016 itibarıyla yürürlüğe girmişti. Kanun’a uyum için verilen iki yıllık süre ise 7 Nisan 2018 tarihinde doldu. Buna karşın, sigorta sektöründe mevzuata uyum çalışmaları hâlâ devam ediyor.

Sigorta sektörü, KVKK’dan en çok etkilenen sektörlerin başında geliyor. Verilerin yoğun olarak işlendiği bir sektör olan sigortacılıkta, aynı zamanda özel nitelikli kişisel veriler de sıklıkla kullanılıyor. Bu durum özellikle sağlık branşını ciddi bir şekilde etkiliyor. Sağlık verilerinin Kanun’da özel nitelikli kişisel veri sayılması, bunun en önemli nedeni. Ayrıca sorumluluk sigortaları, can zararı üzerine ödeme öngören tutar sigortaları ve hukuksal koruma sigortalarında da sağlık verileri yoğun olarak kullanılıyor.

2019’DA HUKUKİ ALTYAPI TAMAMLANACAK

Daha önce KVKK konusunu gazetemizde detaylıca inceleyen Prof. Dr. Samim Ünan, bizim yasal düzenlememizin Avrupa Birliği’nin eski kurallarından esinlenilerek yapıldığını, dolayısıyla en son kuralları değil, değişikliğe uğramış kuralları yürürlüğe koyduğumuzu belirtmişti. Bu sebeple cevapsız kalan çok soru olsa da, ülkemizin Avrupa Birliği mevzuatı ve uygulamaları ile uyumlu olma hedefinin bir parçası olarak yürürlüğe alınan mevzuat, ikincil mevzuat çalışmaları ve Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun aldığı kararlarla hâlâ gelişmeyi sürdürüyor. 2019 Cumhurbaşkanlığı Programı’nda da bu konu kendine yer buluyor. Programda “Kişisel verilerin korunumu alanında hukuki altyapı tamamlanacaktır” ifadesine yer verilse de, hukuki altyapıya ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.

Konu hakkında görüşünü aldığımız yöneticiler, KVKK’ya uyum için öncelikle gerek kurumlar özelinde gerekse de toplumsal ölçekte farkındalık yaratılması gerektiğini söyledi. Sigorta şirketlerinin, çalışanlarından başlayarak ciddi bir farkındalık oluşturması gerektiği ifade edilirken, kişisel verilerin korunmasına yönelik olarak alınan teknik tedbirlerin, bireylerin farkındalığı artırılmadığı sürece yetersiz kalacağına dikkat çekildi.


TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Başkanı Levent Korkut: Acenteler arası iş paylaşımı ciddi bir risk yaratıyor

“Acenteler arası hiçbir sözleşme ve kural olmadan yapılan iş paylaşımları KVKK mevzuatı açısından risk teşkil ediyor. Şubelerde müşterilere ait bilgilerin üçüncü şahıslara aktarılması veya çalışanların ayrılması neticesinde başkalarına bilgi taşıması ciddi risk oluşturuyor.”

TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Başkanı Levent Korkut, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun gelişmiş ülkelerde epey bir süredir uygulandığını söyledi. Özellikle dijitalleşme ve mesafeli satışın yoğunlaşmaya başladığı ve ileride daha da yoğunlaşacağı düşünüldüğünde mevzuatın önem kazanacağını dile getiren Korkut, “Özellikle biz acenteler nezdinde sağlık sigortası açısından sigortalılarımızın sağlık bilgileri çok ciddi bir risk oluşturacaktır. Kredi kart bilgilerini aldığımız müşterilerimizin kart bilgileri de yine aynı şekilde ileriye dönük önemli bir husustur” diye konuştu.

Acenteler açısından bakıldığında mevzuatın getirdiği 3 risk gördüğünü belirten Korkut, bunları şu şekilde sıraladı:

“1. Sigorta şirketlerine vermiş olduğumuz müşterilerimize ait bilgiler,

2. Acentelik bünyemizde kalan bilgilerin çalışan personelimiz tarafından üçüncü şahıslara aktarılması riski,

3. Kullandığımız programların yazılımını yapan kişi ve kuruluşlar vasıtasıyla müşteri bilgilerinin üçüncü kişilere aktarılma riski.”

Ayrıca acenteler arası hiçbir sözleşme, kural ve mevzuata uygun olmadan yapılan iş paylaşımlarında da risk gördüğünü kaydeden Levent Korkut, “Her ne kadar kağıt üzerinde şube olarak gözükse de aslında hepimizin bildiği üzere bu kişilerin kontrol dışında olan şubeleri olabiliyor. Bu şubelerde müşterilere ait bilgilerin üçüncü şahıslara aktarılması veya çalışanların ayrılması neticesinde başkalarına bilgi taşıması çok ciddi bir risk oluşturmaktadır” dedi.

‘MEVZUATA HAZIR DEĞİLİZ’

Acentelerin bu sürece kesinlikle hazır olmadığını ifade eden Korkut, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Zira acenteler özellikle trafik sigortasında azalan komisyonları nedeniyle gelir gider dengesini muhafaza edebilmek adına üretim odaklı davranıyor ve pek de mevzuata uygun olmadan sadece palyatif çözüm üretiyor. Dolayısıyla ileride karşılaşabilecekleri bu ve buna benzer ihbar, kıdem tazminatı, vergi benzeri riskleri de göz ardı ediyorlar. Acenteler, yaptıkları iş modelini gözden geçirmeli, yasa ve yönetmeliklere uygun ve uyum sağlayabilmek için gereken çalışmaları yapmalı ve yasal olmayan iş paylaşımından kesinlikle kaçınmalıdır.”


Doğa Sigorta Genel Müdürü Coşkun Gölpınar: Veri işlerken her an sigortalının rızasını aramak gerekmiyor

“KVKK kapsamında veri işleme faaliyetinde bulunurken her durumda ilgili kişinin rızasının aranacağı ve böylece sektörde kilitlenmeler yaşanacağı yanılgısına düşmemek gerekir. İstisnai hallerde sigortacılar rıza yahut onaya ihtiyaç duymadan sigortacılık faaliyetine devam edebilecektir.”

Doğa Sigorta Genel Müdürü Coşkun Gölpınar, kişisel verilerin korunmasına ilişkin 6698 sayılı Kanun’a uyum sürecinin sona erdiğini, ancak gelinen nokta itibarıyla sektörün mevzuata henüz hazır olmadığını belirtti. Her ne kadar veri sorumlularına, sektör bazında sigorta şirketlerine tanınan iki yıllık kanuni geçiş süresi dolmuşsa da Kanun’a uyum süreci kapsamında kat edilecek mesafenin çok olduğunu ifade eden Gölpınar, “Hâlâ gerek uyum süreci adı altında gerekse de sorumluluktan uzaklaşma adına birçok aksiyonun alınması gerektiğini belirtmek isterim. Özellikle KVKK kapsamında şirket içerisinde veya dışarıdan denetim mekanizması oluşturulmalı. Zaman içerisinde daha da bilinçlenerek uygun bir noktaya gelineceğini düşünmekteyim” dedi.

‘ŞİRKETLER ARASINDA BELGE ALIŞVERİŞİ MÜMKÜN’

Sigorta şirketlerinin işin doğası gereği hizmet verdiği kişilere ilişkin birçok veriyi işlediğini, sakladığını ve aktardığını dile getiren Gölpınar, “Bu gerekliliğin bir sonucu olarak kişisel verilerin korunmasına ilişkin ilgili mevzuatın yürürlüğe girmesinden ve Türk hukuk düzeninde meydana getirdiği değişikliklerden en çok etkilenen sektörlerden birinin de şüphesiz sigorta sektörü olduğu kanaatindeyim” dedi.

KVKK kapsamında veri işleme faaliyetinde bulunurken her durumda ilgili kişinin rızasının aranacağı ve böylece sektörde kilitlenmeler yaşanacağı yanılgısına ve kaygısına düşmemek gerektiğini vurgulayan Gölpınar, sözlerine şu şekilde devam etti: “Kanunda her ne kadar veri işleme faaliyetlerinde rıza aranacağı hüküm altına alınmış ise de Kanun’un 5. maddesinin 2. fıkrası ve 6. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen istisnai hallerde sigortacılar sigortalının ya da sigorta ettirenin herhangi bir şekilde rızasına yahut onayına ihtiyaç duymadan sigortacılık faaliyetine devam edebilecektir. Kanunlarda açıkça öngörülme kapsamında Sigortacılık Kanunu’nun 31/A/2 fıkrasındaki düzenlemeden de bahsetmek gerekecektir. Bu düzenleme sayesinde sigorta şirketleri risk değerlendirmesi amacıyla kendi aralarında bilgi ve belge alışverişinde bulunabilecektir.”

‘SAĞLIK BRANŞINDA TIKANIKLIK YAŞANABİLİR’

Sektörde ve sigortacılık sisteminde özellikle sağlık sigortalarında tıkanıklıklar ve sorunlar yaşanabileceğini düşünen Coşkun Gölpınar, “Zira sağlık verileri ilgili Kanun’da özel nitelikli kişisel veriler arasında sayılmış ve etkin bir şekilde koruma altına alınmıştır. Öyle ki özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları ve hatta alınması gereken tedbirler için dahi farklı bir düzenleme öngörülmüştür. İlgili kişi onay vermediği sürece sigorta şirketlerinin yapacağı pek fazla bir şey olmadığından süreçte tıkanıklık gözlemlenebilecektir” şeklinde konuştu.

Kanun 2016 yılında yürürlüğe girmiş olsa da uygulamada bazı belirsizlikler olduğunu belirten Coşkun Gölpınar, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Kişisel Verileri Koruma Kurulu bu belirsizlikleri gerek ilke kararlar ile gerekse de konu bazında yayınladıkları rehberler ile gidermeye çalışmaktadır. Uygulamada halen eksiklikler mevcut olmakla birlikte kurulun sektörel bazda düzenleme yapabilme görev ve yetkisi bulunduğunu da belirtmekte fayda vardır. Ayrıca söz konusu uygulama, tek seferde biten bir uygulama olmayıp, sürekli canlı tutulması, denetlenmesi ve geliştirilmesi gereken özelliktedir.”


Axa Sigorta Hukuk Direktörü ve Genişletilmiş İcra Kurulu Üyesi Onur Koçkar: Mevzuata uyum çalışmaları hiç bitmeyecek bir sürecin parçası

“Kişisel Verilerin Korunmasına ilişkin mevzuata yüzde yüz uyumlu olabilmek ulaşılması çok güç bir ideali ifade ediyor. Bu nedenle genel anlayış, bu amaçla yapılan çalışmaların belki de hiç bitmeyecek bir sürecin parçası olduğu, önceliği bilgi düzeyi ve farkındalığın artırılmasına vermek gerektiği yönündedir.”

Axa Sigorta Hukuk Direktörü ve Genişletilmiş İcra Kurulu Üyesi Onur Koçkar, Kişisel Verilerin Korunmasına ilişkin mevzuatın, ülkemizin AB uygulamaları ile uyumlu olma hedefinin bir parçası olarak yürürlüğe alındığını hatırlattı. Bu mevzuata uyumun, sadece ülkemizde değil tüm dünyada tartışmalara yol açtığını belirten Koçkar, “Mevzuatın doğası gereği yüzde yüz uyumlu olabilmenin, tabir yerinde ise ulaşılması çok güç bir ideali ifade ettiği söylenebilir. Bu nedenle genel anlayış, bu amaçla yapılan çalışmaların belki de hiç bitmeyecek bir sürecin parçası olduğu, önceliği gerek kurumlar özelinde gerekse toplumsal ölçekte bilgi düzeyi ve farkındalığın artırılmasına vermek gerektiği yönündedir” diye konuştu.

Bu süreçte Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun ilk günden beri sağladığı yönlendirme, iş dünyası ile kurduğu açık iletişim ve gerçekçi bakış açısının en büyük avantaj olarak ortaya çıktığını dile getiren Koçkar, şunları söyledi: “Özetle, sektörün mevzuata hazır olup olmadığı olgusunu, farkındalık ve gösterilen hassasiyet açısından ele almak gerektiğini düşünüyorum. Bu anlamda yabancı sermayeli şirketlerin, bağlı bulundukları grup şirketlerinden gelen talepler ve destek nedeniyle daha iyi durumda olduğunu gözlemliyorum.”

Axa Sigorta’nın uyum çalışmalarından da bahseden Koçkar, “Şirketimizde çalışmalar Axa Grubu’nun AB mevzuatı doğrultusunda oluşturduğu standartlar gereği daha önceden başlamıştı. Çalışmalarımızı Kanun’un yürürlüğe girmesini takiben Kişisel Verileri Koruma Kurumu tarafından yayımlanan Yönetmelikler, Tebliğler ile Kurul Kararları ve Rehberler ışığında yerelleştirerek devam ettirdik” dedi.

Önceliklerinin, tüm birim ve çalışanlarının eğitilmesi, gündelik işlerde kişisel verilerin korunmasına yönelik yükümlülüklerin dikkate alınarak davranılması anlayışının yaygınlaştırılması olduğunu aktaran Koçkar, “Zira kişisel verilerin korunmasına yönelik alınan tedbirlerin, bireylerin farkındalığı artırılmadığı sürece yetersiz kalacağı tartışmasızdır” ifadelerini kullandı.

Bununla birlikte şirketin veri envanterinin çıkarılmasının, riskli alanların belirlenerek tedbir alınmasının, gerekli bilgi teknolojisi yatırımlarının yapılarak uygulamaya alınmasının, müşterilere yönelik gerekli aydınlatma bildirimlerinin yapılmasının ve veri işleme noktalarına yönelik kontrollerin uyum çalışmalarının en önemli başlıklarını oluşturduğunu söyleyen Koçkar, diğer uyum çalışmalarından biraz farklı olarak kişisel verilerin korunmasına yönelik çalışmaların hiçbir zaman “tamamlandı” kabul edilemeyecek, dinamik bir yapı oluşturulmasını gerektirdiğinin de altını çizdi.

‘GÜVEN SAĞLANIYOR’

Veriye dayalı iş modellerinin her alanda yaygınlaştığı günümüzde kişisel verilerin korunması yönündeki hassasiyetin de aynı hızla yükseldiğini ifade eden Koçkar, “Aynı zamanda anayasal bir güvence altına alınmış olan kişisel veriler bakımından mevzuat sadece kuralları netleştirmektedir. Ancak konu artık yasal zorunlulukların ötesine geçmiş, müşteri güveni açısından da belirleyici hale gelmiştir. Dolayısıyla şirketlerimiz ve sektörümüz tarafından bu alanda yapılacak çalışmalara ayrılacak kaynakların karşılığının fazlası ile alınacağı öngörülmektedir” dedi.


KPMG Türkiye Bilgi Sistemleri Risk Yönetimi Başkanı Sinem Cantürk: Mevzuat sektörde teknik açıdan iyileşme sağlayacak

“KVKK kapsamında alınması gereken tedbirlerle sigortacılık faaliyetlerini yerine getirirken kullanılan sistem, uygulama ve altyapı daha güvenli hale gelecek. Dolayısıyla KVKK uyum süreçleri teknik açıdan da iyileşmeyi beraberinde getirecek ve sektöre fayda sağlayacaktır.”

KPMG Türkiye Bilgi Sistemleri Risk Yönetimi Başkanı Sinem Cantürk, KVKK’ya uyum süresi dolsa da pratikte mevzuat açısından süregelen çalışmaların devam ettiği bilgisini verdi.

Cantürk, uyum çalışmalarının tamamlanmama sebepleri olarak şunları söyledi: “Bunlardan biri KVKK’nın yürürlüğe girmesinden sonra ülkemizdeki gündemin ciddi şekilde değişmiş olması ve Kanun ile ilgili ikincil mevzuatların yayınlanmasının biraz zaman almasıdır. Bir diğer önemli neden ise, daha önce kişisel verilerin korunması ile ilgili uyum süreçlerinin Türkiye’de işletilmemiş olması ve bu husustaki çalışmalar ile farkındalığın henüz çok yeni olmasıdır. Kişisel verilerin korunması kapsamında uyum çalışmalarını kişisel veri koruma kültürü ile de paralel düşünmek gerekiyor. Bildiğiniz gibi bu kültürün yerleşmesi için biraz zaman gerekiyor.”

İŞLEYİŞ SORUNLARI

Sigorta sektörünün regüle bir sektör olması nedeniyle faaliyetlerin çoğunun yasal mevzuata göre ilerlediğini belirten Cantürk, “Ancak KVKK ile sigorta sektörünün temelini oluşturan bazı yasal düzenlemeler arasında farklılıklar olmaması işleyişte bazı sorunlara neden oldu. Özellikle, sağlık verileri gibi özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi hususunda pratikte sigorta şirketlerini zorlayacak ve zaman zaman bazı işlemlerin durdurulmasına yol açacak durumlar ortaya çıktı. Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi durumunda açık rıza alma zorunluluğu, bu açık rızaların hangi aşamalarda, nasıl alınacağına ilişkin soruları gündeme getirdi” diye konuştu.

Sektörde halihazırda bütün kurumların iş akışları ve uygulamalarının KVKK ile tam uyum içerisinde olduğunu söylemenin zor olduğuna dikkat çeken Cantürk, “KVKK kapsamında uyum; hukuk, iş süreçleri ile bilgi teknolojileri ile veri güvenliği kapsamında bütünleşik bir çalışma gerektirdiğinden sektörün uyum sürecinin de biraz zamana yayıldığını gözlemliyoruz. Ancak bununla birlikte, sigorta sektörünün KVKK uyumu konusunda ülkemizde en hızlı aksiyon alan sektörlerden biri olduğunu belirtmek gerekiyor” dedi.

‘VERİ İHLALİ RİSKİ AZALACAK’

Kişisel verilerin korunması kapsamında mevzuatın getirmek istediği temel bir düzen olduğunu kaydeden Cantürk, “Bu da ‘amaçla sınırlı’ ve ‘gerektiği ölçüde’ kişisel veri işlenmesi ve işlendikleri süre boyunca ‘kişisel verilerin güvenliğinin sağlanması.’ Bu amaçla hareket edildiğinde sigorta sektöründe, şirketlerin kullanmadığı kişisel veriler tespit edilebilecek ve elde edilen kişisel verilerin azaltılması yoluna gidilecektir. Veri sorumluları, şirket bünyelerinde veri minimizasyonuna giderek KVKK uyum süreçlerini hem kolaylaştırabilecek hem de olası kişisel veri güvenliği ihlali risklerini azaltmış olacaklar” diye konuştu.

KVKK kapsamında alınması gereken tedbirlerle sigortacılık faaliyetlerini yerine getirirken kullanılan sistem, uygulama ve altyapının daha güvenli ve etkin işler hale geleceğini söyleyen Cantürk, “Dolayısıyla KVKK uyum süreçlerinin teknik açıdan da birtakım iyileşme ve gelişmeyi beraberinde getireceğini ve sektöre fayda sağlayacağını öngörüyoruz” ifadelerini kullandı.


SRP-Legal Kurucu Ortağı AV. DR. Çiğdem Ayözger Öngün: Gereksiz iş yükü azalacak

“KVKK’ya uyum süreci daha düzenli bir sisteme geçilmesi, artık gerek duyulmayan verilerden arınılması ve sadece gerektiği kadar veriyi kullanarak yine aynı hizmetin sağlanabildiğinin fark edilmesi adına bir fırsat. Bu anlamda mevzuat, iş yükünün artmasına değil, tam tersi gereksiz iş yükünün azalmasına vesile olmaktadır.”

Hukuk bürosu olarak faaliyet gösteren SRP-Legal Kurucu Ortağı Av. Dr. Çiğdem Ayözger Öngün, KVKK’nın yürürlüğe girmesinden en çok etkilenen sektörlerin başında sigorta sektörünün geldiğini ifade etti. Öngün, bunun nedeni olarak hem sigorta sektörünün ana faaliyet konusu gereği çok yoğun şekilde veri işliyor olmasını hem de işlenen verilerin niteliğinin özel nitelikli kişisel verileri de içeriyor olmasını gösterdi. 

Bu noktada “Özel nitelikli kişisel veri nedir?” ve “Neden sigortacılık sektörü açısından uygulamayı bir nebze daha zorlaştırmaktadır?” sorularının cevabını vermek gerektiğini belirten Öngün konu hakkında şunları söyledi: “Öncelikle kişisel verilerin işlenme şartı olarak KVKK’nın 5. maddesi ilgili kişinin söz konusu veri işleme faaliyetine ilişkin açık rızasının alınmış olmasını aramaktadır. Bununla birlikte yine anılan maddenin 2. fıkrasında 7 tane hukuka uygunluk nedeni sıralanmış ve söz konusu durumlardan herhangi birinin varlığı halinde veri işleme faaliyeti için ilgili kişinin açık rızasının aranmayacağı düzenlenmiştir. Kişilere ait sağlık verisi, biyometrik veri, ceza mahkumiyetlerine ilişkin veriler gibi özel nitelikli olarak kabul edilen kişisel verilerin işlenmesi ise ayrı bir madde kapsamında düzenlenmiş ve söz konusu verilerin işlenmesi için belirlenen hukuka uygunluk nedenleri çok daha sınırlı tutulmuştur.”

‘PRATİK SİSTEMLER DİZAYN EDİLMELİ’

Özellikle sigorta sektörü açısından da büyük önem taşıyan sağlık verileri bakımından oldukça katı bir düzenlenmeyle karşı karşı olunduğunu dile getiren Öngün, “Sigorta sektöründe faaliyet gösteren veri sorumluları da dahil olmak üzere birçok veri sorumlusunun sağlık verilerini işleyebilmesi için ilgili kişiden açık rıza almaları tek yol haline gelmiştir. Bu durumun uygulama açısından zorluk yarattığı aşikar. Bu nedenle ilgili kişiden açık rızanın alınmasına ve ilgili kişilere gerekli bilgilendirmelerin yapılmasına imkan sağlayan birtakım sistemlere/uygulamalara geçiş yapıldığını görmekteyiz. Tabii, önemli olan söz konusu kurguları hem KVKK ve sektörle ilgili mevzuata uygun hem de pratik şekilde dizayn etmek. Bunu başaranların işlerinin çok daha kolay olacağını söyleyebiliriz” dedi.

Mevzuattan en çok özel nitelikli kişisel veri işleme faaliyetinin yoğun şekilde gerçekleştirildiği branşların etkileneceğini kaydeden Öngün, “Örneğin; sorumluluk sigortaları, can zararı üzerine ödeme öngören tutar sigortaları ve hukuksal koruma sigortalarında sağlık verileri sık bir şekilde kullanılmaktadır” diye konuştu.

‘VERİ KORUMA HUKUKU ÜLKEMİZ İÇİN YENİ BİR ALAN’ 

Sağlık verileri ve diğer özel nitelikli kişisel verilere ilişkin uygulamada yer alan zorlukların, özellikle de sigorta sektörü bakımından adaptasyon sürecinin uzamasına yol açan önemli bir etken olduğuna dikkat çeken Öngün, “Bununla birlikte şunu da söylemek gerekir ki, veri koruma hukuku henüz ülkemiz için çok yeni bir alan. Bu nedenle, tam anlamıyla bir farkındalık oluşmuş değil. Şu ana kadar, veri korumanın firmalar tarafından bir kültür olarak benimsendiğini söylemek zor sanırım. Öncelikle, tam anlamıyla uyum sağlanması için firmaların, çalışanlarından başlayarak ciddi bir farkındalık oluşturması gerekiyor” dedi.

Öngün, sözlerine şu şekilde devam etti: “Oysa ki; özellikle de, sigorta sektöründeki gibi faaliyetinin büyük çoğunluğu veri işleme olan firmalar için bu mevzuata uyum süreci doğru şekilde yönetildiğinde, daha düzenli bir sisteme geçilmesi; artık gerek duyulmayan verilerden arınılması ve sadece gerektiği kadar veriyi kullanarak yine aynı hizmetin sağlanabildiğinin fark edilmesi adına bir fırsat. Bu anlamda, söz konusu mevzuat, iş yükünün artmasına sebep olmak değil, tam tersi gereksiz iş yükünün azalmasına vesile olmaktadır.”

Renk Özcan
renk@sigortacigazetesi.com.tr

Avatar

Renk Özcan

İlginizi Çekebilir

Yorum Yapabilirsiniz.