Timuçin Alpay

Papağanım Jako ve hasar suistimalleri

ÇOCUKLUĞUMDA izlediğim Tarzan ve korsan filmleri nedeni ile bilinçaltımda bir papağan sevgisi oluşmuş. Papağanı sevmek güzel de onu beslemek, her gün yarattığı çevre kirliliğini ortadan kaldırmak ve onunla birlikte yaşamanın kolay bir şey olmadığını ancak yaşayarak öğrenebiliyorsunuz.
Şimdi bazı dostlar diyecek ki “İyi de papağan ile hasar suistimallerinin ne ilgisi var?” Var var, biraz sonra anlatacağım. Bir pazar günü Adalar vapur iskelesinin bulunduğu sahilde dolaşırken tropikal kuş, balık ve bitkilerin satıldığı dükkanlardan birinde “Jako” cinsi bir papağan gördüm. Kafesinde düşünceli bir biçimde tek noktaya bakıyordu. Satıcıdan papağan hakkında uzun uzun bilgiler aldıktan sonra konuşup konuşmadığını sordum. Verdiği bilgilere göre; Jako ya da Afrika gri papağanı Türkiye’deki adıyla gri papağan (psittacus erithacus), papağangiller (psittacidae) familyasından orta büyüklükte bir papağan türüymüş ve kısa sürede öğretilen tüm kelimeler ile konuşurmuş.
Ormandan geleli 2 ay olduğundan henüz stresini üzerinden atamamış. Suskun ve üzgün bir durumda. Islık çalmanın dışında başka bir ses çıkaramıyormuş. Islık çalma yeteneğini duyunca satıcıya dedim ki, “Bir iki kez ıslık çalsın ben bu kuşu almak istiyorum.” Dükkan sahibinin uzun uğraşları, fındık fıstık ve ceviz sunumundan sonra garibim papağan yavaş da olsa bir ıslık sesi çıkarıverdi ağzından… “Bu kadar mı?” dedim. Dükkan sahibi “Şu an bu daha küçük bir yıl içinde ne marifetler öğrenecek. Hatta siz gevezeliğinden ve taklitlerinden bunalacaksınız” dedi.
Ben ıslığı ve bir yıl sonraki marifetleri duyunca 300 doları verip papağanı kafesi ile birlikte satın aldım. 300 dolar deyip geçmeyin. Bu anlattığım 1990 yılların ortalarında çok iyi para. Sevgili papağana o anda Jako adını verip arabaya koyduğum gibi ışık hızı ile eve getirdim.
Papağanı gören eşim hiç de sevinmedi. “Bu kafesi bırak tüm evi kirletir kim bu kirliği temizleyecek” diye ilk tepkisini gösterdi ama benim papağana olan ilgimi bildiğinden başka da bir şey demedi.
Günler gelip geçerken bizim papağan kafesinden gittikçe sessizleşti bırakın ıslık çalmayı yemeden içmeden kesildi. Ne yaptıysak bir şey yemedi. Bir gün balkona bir çıktım ki balkona kar yağmış gibi her yer bembeyaz. Papağan strese girip tüylerini yolmuş. Kafesi kaptığım gibi veterinere götürdüm. Ancak mesai saati dışında olduğundan tabelasından telefonunu buldum ve kendisini aradım ve durumu izah ettim. Merak etmeyin adresi verin ben hemen ilaçlar ile geliyorum dedi.
Yarım saat sonra genç oldukça sempatik bir veteriner geldi kuşu bir havluya sarıp ağızdan ilaç vermek istediğinde o sakin kuş veterinerin elini bir ısırdı ki ortalık kan gölüne döndü. Hemen başka bir havlu ile veterinere müdahale ettik ve hastaneye götürdük 3 dikiş ile olay kapandı. Ben ertesi gün kuşu alıp satıcıya götürdüm ve para filan istemeden papağanım Jako’yu iade ettim. Birkaç gün sonra satıcı aradı ve kuşun öldüğünü söyledi.
Aradan bir ay geçmişti. Sabah erkenden şirkete gittiğimde bizim araştırma görevlimiz Rahmetli Şakir beyi odamda buldum. Hayırdır bu saatte ne oldu dedim. Şakir Bey “Siz bana tek taraflı ve yolda takla atan arabanın araştırmasını vermiştiniz ya ben aracın gerçek kaza raporlarını buldum… Sürücü Şile yolunda alkollü kaza yapmış sonra da Fikirtepe’de yolda giderken takla attım diye karakolda zabıt tutturmuş” diye açıklamada bulundu.
Peki dedim o zaman sigortalıyı davet edelim gelsin biz durumu izah edelim gerekiyor ise bir feragat yazısı alalım. Üç dört gün sonra Şakir Bey geldi “Efendim” dedi sigortalı dışarıda sizinle görüşmek istiyor. Gelsin dedim. Kapı açıldı odamdan içeri bizim sempatik VETERİNER girdi. Veteriner beni görünce papağanım Jako’dan beter oldu. Ortada bir tanışıklık olunca artık saklayacak bir şey olmadığını, gerçekte nişanlısı ile Şile’de yemek yediklerini, alkol aldıklarını ve kazayı Şile’de yaptıklarını anlattı. Bir arkadaşı ben bu işleri iyi bilirim tanıdıklarım var karakoldan zabıt aldık mı bu iş çözülür diye ön ayak olunca bu yola başvurmuşlar.
Sevgili veterinerim “Bizim aslında sizi savcılığa vermemiz gerekiyor ancak, benim papağanım Jako size gereken cezayı verdiğinden böyle bir yola başvurmayacağız” dedim ve feragat yazısını alarak kendisini yolcu ettim.

2 Aralık 2019

İlgili Haberler

Yazarlar