Seyahat sigortalarına salgın darbesi

 Seyahat sigortalarına salgın darbesi

Koronavirüs salgınının pandemi haline gelmesi ile birlikte yurt içi ve yurt dışı hava yolu, kara yolu ve deniz yolu ile ulaşımlara kısıtlama getirildi. Ticaret ve ulaşımdaki düşüşten en çok etkilenen taraflardan biri de seyahat sigortaları oldu.

Koronavirüs salgınının pandemi ilan edilmesinin ardından hem Türkiye’de hem de dünyada yaşamın çeşitli alanlarını durma noktasına getirecek kadar çok sayıda kısıtlama getirildi. Yurt içi ve yurt dışı olmak üzere hava yolu, kara yolu ve deniz yolu ile gerçekleştirilen ulaşımların da kısıtlanması ile ticaret ve ulaşımla beraber seyahat sigortaları da ciddi boyutta etkiledi. Seyahat yasakları yurt içinde 29 Mart-1 Haziran tarihleri arasında uygulanırken, 29 Mart-11 Haziran arasında yurt dışı seyahati yasağı uygulandı. COVID-19 vaka sayısının tüm dünyada artması ve salgının yayılmasını engellemek amacıyla getirilen süreli kısıtlamalar, seyahat-sağlık sigortaları branşına olan talebi de giderek düşürdü. 2019 yılının ilk 5 ayı ve salgının yoğun olarak yaşandığı 2020 yılının ilk 5 ayı karşılaştırıldığında hem prim üretimi hem de büyümedeki reel değişimde büyük farklar göze çarpıyor.

FARK GİDEREK ARTIYOR

Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) yayınladığı 2020 yılının Mayıs ayı toplam prim üretim verilerine göre seyahat sağlık branşında 38 milyon lira prim üretilirken koronavirüs salgınının olmadığı 2019 yılının aynı döneminde prim üretimi 80 milyon lira olarak gerçekleşmişti. Böylelikle branşta reel değişim -56,50% oldu. Salgının Türkiye’de zirve artışlar yaşadığı 2020 yılı Nisan ayında ise seyahat-sağlık sigortalarında prim üretimi 37 milyon lira olurken, 2019’un aynı döneminde prim üretimi 58 milyon lira olmuştu. Nisan ayları karşılaştırılmasında reel değişim oranı -42,20% oldu. Türkiye’de ilk COVID-19 vakasının görüldüğü 2020 Mart ayında ise dünyanın geri kalanında vaka sayısında yoğun artış yaşanması sebebiyle seyahat sigortalarında azalma görüldü. 2020 Mart ayında toplam prim üretimi 39 milyon 995 bin lirayken, 2019’un aynı döneminde bu rakam 40 milyon 600 bin liraydı. Ancak reel değişime bakıldığı büyümenin -18,50% olarak kayıtlara geçtiği görülüyor. Salgının Çin ve diğer Uzakdoğu Asya ülkelerinde hissedildiği 2020 yılının ilk iki ayında ise Türk sigorta sektörüne eksi hanelerde bir yansıma olmadı, tam tersine 2019’a göre prim artışı gözlendi. 


ALLIANZ TÜRKİYE OTO DIŞI SİGORTALAR GENEL MÜDÜR YARDIMCISI ÖKTEM ÖRKÜN: Yurt içinde kısa mesafeli seyahatlere yönelme olacak

“Koronavirüs rahatsızlığı olmadığının doğrulaması ve anında test imkanları sunulmadıkça seyahatler de kısıtlı kalacak. Yurt içinde kısa mesafeli seyahat alternatiflerine yönelme olacak. Ancak bu eğilimin de seyahat sigortalarında etkili bir değişim yaratmasını beklemiyoruz”

Ekonomik daralmalar nedeniyle temel sigortalarda satın alma davranışlarının etkileneceğine dikkat çeken Allianz Türkiye Oto Dışı Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Öktem Örkün, “Seyahat sağlık sigortaları üretiminde COVID-19 dönemi içinde kısıtlanan seyahatler nedeniyle bir daralma öngörüyoruz” dedi.

Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü’nün 2020 yılında uluslararası turizm hacminde %70 düşüş beklediğini hatırlatan Örkün, bu rakamın 1950’lerden bu yana yaşanan en büyük değişim olacağını söyledi. Örkün, “Keza IATA da 2019 seyahat verilerine 2023’ten önce gelinemeyeceğini belirtiyor. Seyahat kısıtlamalarının devam ettiği günlerden yola çıkarak, seyahat sağlık sigortalarında da 2020’nin kalan döneminde kayda değer bir yükseliş beklemiyoruz. Uluslararası organizasyonlardaki belirsizlikler, ülkelerin karantina önlemleri, yarı küredeki mevsim farkları ve riskin belli bir seviyede minimize olmasını bekleme ihtiyacı göz önüne alındığında yurt dışı seyahat başlığında 2021 yılından önce bir hareketlilik ummak gerçekçi olmayacaktır.

Küresel seyahatlerin azalması bunun en büyük sebebi. Yurt dışı seyahatler ve kruvaziyer turlara olan ilginin azalacağı ve yurt içine yönelik ilginin artacağı açık. Bir diğer kritik faktör de COVID-19’un mevsimsel etkisi. Şayet kış aylarında ikinci ya da üçüncü dalga salgın durumunda kuzey yarıkürede kayak turizmi darbe alabilir. Önümüzdeki dönemde kısıtlamaların kaldırılmasıyla özellikle kısa vadede lokal seyahatler, macera turları, kültür gezileri tercih edilecek gibi görünüyor” dedi.

‘SEYAHATLER KISITLI KALACAK’

Yaşadığımız sürecin birçok bilinmezlik içerdiğini belirten Örkün, “Bazı şartlar oluşmadıkça özellikle seyahatler konusunda ileriye giden bir gelişmenin yaşanmayacağını öngörüyoruz. Kapasiteye bağlı uçuş maliyetlerinin yükselmesi bir yana gemi seyahatlerinde de koronavirüs rahatsızlığı olmadığının doğrulaması ve anında test imkanları sunulmadıkça seyahatler de kısıtlı kalacak. Planlamanızı yapmış ve önlemlerinizi almış olsanız dahi ilgili ülkeye girişte veya içindeyken karantinada kalma çekincesi bir süre devam edecek. Öte yandan yurt içinde kısa mesafeli seyahat alternatiflerine yönelme olacak. Ancak bu eğilimin de seyahat sigortalarında etkili bir değişim yaratmasını beklemiyoruz” diye konuştu.

‘YENİ TRENDLER BİZİ BEKLİYOR’

Gelecek dönemde seyahat alışkanlıkların nasıl bir yol izleyeceği hakkında da görüşlerini aktaran Örkün, “Havacılık sektörünün küresel krizi bir tarafa, gelecekte gidilecek son destinasyondaki otel odasına kadar pek çok yeni dizayn, güvenlik uygulamaları, hizmet sınırlamaları ve temassız operasyonlar kaçınılmaz olacak. Bu sene kısa süreli kiralamalara dayalı konaklamalar, küçük pansiyonların otellere göre tercih edilmesi gibi trendler bizleri bekliyor” dedi.


MAPFRE SİGORTA SATIŞ VE PAZARLAMADAN SORUMLU GENEL MÜDÜR YARDIMCISI CEVDET ALTUĞ: Tatil destek paketi seyahat sigortalarına olumlu yansıyacak

“Birçok banka müşterileri için tatil destek paketleri açıkladı. Bu teşvikler neticesinde seyahatlerde belli bir oranda artış olacaktır. Bu artış dolaylı olarak da olsa seyahat sigortalarına olumlu yansıyacaktır”

2003’teki SARS salgını sonrası dünyada sigortacılık uygulamalarında bulaşıcı hastalıklar, epidemi ve pandemiler için iş durması ve seyahat sigortaları gibi istisnai maddelerin eklendiğini hatırlatarak sözlerine başlayan Mapfre Sigorta Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cevdet Altuğ, “Genel şartlar gereği seyahat sigortalarında salgın hastalık tedavi giderleri kapsam dışında tutuluyor. Adım adım normalleşme başlasa da bireylerin özelikle yurt dışı seyahatleri için hızlı reaksiyon göstereceğini düşünmüyoruz. Bu nedenle seyahat sigortası poliçelerinde bir azalma beklemek hem sektör hem de Mapfre Sigorta olarak yanıltıcı olmaz. Ancak yurt içi seyahatlerinde yurt dışına göre daha pozitif bir artış yaşanacağını öngörüyoruz” dedi.

Altuğ, bu farkındalıkla Mapfre Sigorta olarak, toplumu desteklemek amacıyla, üretimin azalmış olmasına rağmen primlerin yükseltilmesi gibi bir durumun gündemlerinde olmayacağını müşterilerine taahhüt ettiklerini söyledi. 

‘TATİL PROGRAMLARI İLE DOĞRU ORANTILI’

Seyahat kısıtlamalarının kaldırılmasının ardından seyahat sigortalarının artışı hakkında da yorumlarda bulunan Altuğ, “Yeni normale geçtiğimiz bugünlerde iç turizmi canlandırmak için yetkililerden ardı ardına açıklamalar geliyor. Açıklama başlıklarından biri de yaz mevsiminin de başladığı yeni normalde turizm planlamaları ile ilgili. 0-18 yaş grubuna seyahat kısıtlamasının kalkmasından sonra bir hareketlenme olması hepimizin beklediği bir durum. Dolayısıyla seyahat sigortasındaki ivmenin bireylerin tatil programıyla doğru orantılı olduğunu söyleyebiliriz” şeklinde konuştu.

Bankalar tarafından açıklanan seyahat sigortası kredi paketlerinin de bu üründe artışa neden olabileceğini aktaran Altuğ, “Birçok banka müşterileri için tatil destek paketleri açıkladı. Buradaki amaç; bireylerin tatil ve seyahat giderlerinin finansman ihtiyacının uygun şartlarda sağlanmasının yanı sıra turizm sektörünü desteklemek. Tabii bu teşvikler neticesinde seyahatlerde belli bir oranda artış olacaktır. Bu artış dolaylı olarak da olsa seyahat sigortalarına olumlu yansıyacaktır” ifadelerini kullandı.

Gelecek dönemde seyahat alışkanlıklarımız da değişeceğini belirten Altuğ, “Hayatımızda pek çok şeyin artık eskisi gibi olmadığını, yaşanılan bu sürecin seyahat alışkanlıklarına mutlaka yansıyacağını düşünüyoruz. Biz de yeni seyahat trendlerini yakından takip ediyoruz. Mevcut seyahat ürünlerimizin içeriği maksimum fayda sağlayacak alternatifler ve asistans hizmetlerini içermekte. Hedefimiz; vermiş olduğumuz hizmetin kalitesini artırmak” dedi.


KORU SİGORTA ÖZEL RİSKLER VE REASÜRANS MÜDÜRÜ DERYA KUL ŞENTÜRK: Yurt içi seyahatlerin daha yoğun olacağını düşünüyoruz

“Bundan sonraki dönemde toplu seyahat edilen araçlar yerine şahsi araçlar veya hızlı ulaşım için uçak tercih edilecek. İlk aşamada, yurt içi seyahatlerin daha yoğun olacağını düşünüyoruz.”

Salgının ortaya çıkışının ardından getirilen seyahat kısıtlamaları ile sektörde bu branşta %60-%65 civarında küçülme meydana geldiğini söyleyen Koru Sigorta Özel Riskler ve Reasürans Müdürü Derya Kul Şentürk, “Seyahat sağlık sigortalarında, öngörülmeyen risklerin ani ve beklenmedik olarak gerçekleşmesi durumunda tazminat ödemesi söz konusu olduğundan, salgın hastalıklar ile ilgili herhangi bir değişiklik yapılması düşünülmüyor. Ancak, hastalığın yanı sıra verilmekte olan ikametgaha acil dönüş veya ilave konaklama süreçlerinde sigortalılarımızın yanında olmak adına bir düzenleme yapılabilir” dedi. Şentürk, “Seyahatlerin başlaması ile vize alımlarına talep artacağından yurt dışı seyahat sağlık ürünü tekrar canlanacak. Yurt içinde ise insanların tur yerine bireysel seyahatleri seçmeleri ile hareketliliğin düşük olacağını düşünüyoruz. Medikal desteğin resmi olarak piyasaya sürülmesi ve fayda sağlamaya başlamasına kadar olan süreçte konferans, kongre, seminer, fuar ve turistik seyahatler eski yoğunlukta olmayacağından ciddi artışlar öngörülemiyor” diye konuştu.

‘FAYDA YÜKSEK OLACAK’

Bankalar tarafından açıklanan seyahat sigortası kredi paketlerinin seyahat sağlık branşına olacak yansıması hakkında da görüşlerini aktaran Şentürk, “Kampanyalar, doğru alanda doğru zamanda yapılması durumunda her zaman olumlu sonuç verdi. Bankaların turizm sektörünü canlandırmak için sağladıkları 18 aya varan vadeli kredileri ile fayda sağlayacak. Bunun seyahat sağlık ürünü satışlarına da faydası yüksek oranda olacak” ifadelerini kullandı.

‘ŞAHSİ ARAÇLAR TERCİH EDİLECEK’

Seyahat branşında planladıkları uygulamalar olduğuna dikkat çeken Şentürk, “Bundan sonraki dönemde toplu seyahat edilen araçlar yerine şahsi araçlar veya hızlı ulaşım için uçak tercih edilecek. İlk aşamada, yurt içi seyahatlerinin daha yoğun olacağını düşünüyoruz. İhtiyaçlara göre yeni uygulamalarımızı hayata geçireceğiz” açıklamalarında bulundu.

Avatar

Esra Nur Mocu

esra@sigortacigazetesi.com.tr

İlginizi Çekebilir