Sigortacılığı değiştirecek sıra dışı riskler

 Sigortacılığı değiştirecek sıra dışı riskler

Sonar 2020 raporuna göre, önümüzdeki 3 yıl içinde sigortacıları yeni riskler bekliyor. El yapımı biyolojik tehditler gibi riskler, yeni sigorta ürünlerinin ortaya çıkmasına, risk hesaplamalarının yeniden yapılmasına, sorumluluğun daha iyi analiz edilmesine neden olacak.  

Dünya reasürans devlerinden Swiss Re, yakın gelecekte ortaya çıkacak yeni risklere dair Sonar 2020 raporunu yayımladı. Rapor, yeni risklere karşı sigortacıları bilgilendirmeyi, önlem alınmasını sağlamayı ve sigorta şirketlerinin iş modellerini değiştirmeyi hedefliyor. Önümüzdeki 3 yıl içinde ortaya çıkacak riskleri derleyen raporda yeni tip koronavirüsün yol açtığı COVID-19 salgınının, mevcut riskleri ve eğilimleri hızlandırdığı ifade ediliyor. Bu sebeple teknolojik değişimin de hız kazanacağı vurgulanan raporda sürdürülebilir ekonominin ve düşük karbonlu geleceğin daha da önem kazanacağı belirtiliyor. İşte 2023’e kadar hayatımıza girecek yeni riskler:

Yeşil binalar testi geçebilecekler mi?

“Yeşil bina”ya artan ilgi şimdiden inşaat sektörünü değiştirmeye başladı. Bu binalar sayesinde karbon salınımının azalması ve temiz enerji kullanımının artması hedefleniyor. Ancak yeni ve daha sürdürülebilir yapı malzemelerinin kullanılması ve deneyim eksikliği, inşaat sektörü için yeni riskler barındırıyor. Kaza ve mesleki sorumluluk tazminat talepleri ile karşı karşıya kalabilirler. Ayrıca meydana gelen bir hasar sonrası “yeşil bina sertifikasını”kaybedilebilir. Sektörde, tekrar bu özelliğini kazanabilmesi için hasarı karşılayan bir sigorta piyasaya sürebilir. Yeşil binaların işletimi sırasında oluşabilecek yapı malzemesi kaynaklı hasarlar, binanın değerini kaybetmesine yol açabilir. Bu da sigorta sektörü için yeni bir alan olabilir.

Deepfake suistimalleri artırabilir

Mevcut bir görüntü veya videoda yer alan bir kişinin, yapay sinir ağları kullanarak başka bir kişinin görüntüsü ile değiştirildiği bir medya türü olan deepfake, kişilerin kimliğinin ele geçirilmesine, insanların kandırılmasına, sosyal medya platformlarında dezenformasyona neden olabilir. Bu yolla bireylerin itibarı, zihinsel sağlığı, kariyeri zarar görebilir; finansal kayıplar yaşanabilir. Hatta şirketler saldırılara uğrayarak “ele geçirilebilir.”Sigorta şirketleri, daha fazla suistimalle uğraşabilir. Müşteri kimliğini ve hasar talebini doğrulama işlemleri daha maliyetli bir hale gelebilir. Deepfake, toplumda huzursuzluğa, nefret suçlarına ve şiddete neden olabilir hatta seçimleri bile etkileyebilir.

Nesiller arası dengesizlikler

2000’ler boyunca ortaya çıkan birçok ekonomik kriz, iş hayatına yeni başlayan gençleri derinden etkiledi. İşsizlik arttı, kimi sosyal haklarını kaybetme noktasına geldiler. Bununla birlikte önceki nesil, daha erken emekli oldu ve sağlık sistemi sayesinde ortalama ömür uzadı. Gençlerin ekonomik olarak güçlü olmaması ve yaşlanan nüfus, muhtemelen hayat sigortasındaki talebin düşmesine sebep olacak. Bu sebeple şirketlerin, hayat sigortasını daha düşük ücretlendirmenin yolunu bulması gerekecek. Gençlerin eğitim sebebiyle iş hayatına borçla başlamaları, emeklilik fonlarında daha riskli tercihler yapmalarına neden olacak. Bu durumu dengelemek için, önümüzdeki dönemde yaşlı nüfusun kazanılmış bazı haklarına karşı reformların yapılması bekleniyor.

Akıllı ürünlerin sorumluluğu

Giderek daha fazla ürün, yazılım güncellemelerine bağımlı hale geliyor. Bu durum sebebiyle olası kimi hasarlarda sorumluluğun kimde olduğunu çözmek artık daha zor. Geleneksel sigorta teminatlarının gözden geçirilmesi ve muhtemelen yeniden tasarlanması gerekecek. Akıllı ürünlerde güncellemeleri üstlenen şirketler, hasarlara karşı yeni tip sigorta ihtiyacına sahip olacak.

Kendin yap akımı ve biyoteknolojik tehlikeler

Basit düzeyde biyoteknolojik kendin-yap-kitlerinin çoğalması, biyolojik tehdit oluşturacak  mikroorganizmaların yanlışlıkla sentezlenmesine neden olabilir. Sağlığa zarar verecek mikroorganizmaların evlerde sentezlenmesi ve yayılması sağlık sigortacılarının sorumluluk kapsamlarını etkileyebilir. Bu amatör laboratuarlardan çıkacak olan modifiye edilmiş mikroorganizmalar, etik problemler ortaya çıkaracağı gibi yeni yasal düzenlemeleri gündeme getirecek. Üstelik ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliği etkileyen modifiye edilmiş bakteriler, dolaylı olarak birçok soruna yol açabilir.

Bilinmeyenin standartları

Kapitalist üretim modelinin temel yapı taşı olarak önemli bir yer tutan standartlar, ürünlerin birleşmesine, ülkeler arasında endüstriyel parçaların değiştirilmesine olanak sağlar. Standartlar, aynı zamanda uluslararası reasürans işlemlerini kolaylaştırır. Standartların olmadığı durumlarda operasyonel maliyetler artar ve risk yönetimi daha karmaşık hale gelir. Önümüzdeki dönemde ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşları, 5G teknolojisi, G20’de çatlak belirtileri, küreselleşmenin sekteye uğraması gibi etkenler küresel standartları etkileyecek. Sigorta sektöründe sürdürülebilirlik üzerine derecelendirme ve raporlama için bir standardın bulunmaması belirsizliği artırıyor.

Küresel ilaç tedarik zincirindeki kırılmalar

İlaç tedarik zincirleri, COVID-19 pandemisi öncesinde de baskı altındaydı. Ancak salgın, ilaç teminini ülkeler için bir yarışa çevirdi. Devletlerin doğru ilacı depolaması büyük önem kazandı. Çünkü ilaç eksikliği tedavi süreçlerini uzattığı gibi bakım maliyetlerinin artmasına ve sağlık sisteminin çökmesine sebep oldu. Doğru ilacın piyasada bulunmaması nedeniyle çözüm olarak sunulan alternatif ilaçlar, tıbbi sorumluluk sigortasında hasar talebini artırdı. Ayrıca ilaç üretiminin hızlanması sebebiyle ilaç kalitesi azaldı ve birçok ilaç geri çağrıldı. Kısacası küresel ilaç tedarik zincirindeki rekabet ve yoğunluk kaynaklı kırılmalar, dolaylı olarak hasarları artırabilir.

Karbon giderme  yöntemleri ve sigorta

Karbonu atmosferden uzaklaştıracak ve kalıcı olarak depolayacak teknolojik ve hibrit çözümler için yeni boru hatları, fabrika ve tesislerin kurulması gerekiyor. Bu sebeple ortaya çıkacak yeni mühendislik ve risk türlerini içeren sigorta ürünlerinin geliştirilmesi gerekecek, deniz taşımacılığıyla ilgili sigorta talepleri artacak. Hatta bu konudaki teknolojinin yeni olduğu düşünülünce ortaya çıkması muhtemel hasarın tahminini yapmak zor olacak. Ancak sürekli kendini yenileyen sigorta ürünleri, karbon giderme endüstrisinin büyümesini sağlayabilir. Genel olarak sigortacılar, gelecekte kâra geçecek olan işletmeler için şimdiden gerekli risk bilgisini kademeli olarak oluşturmalı, bunun için de mühendislik teminatları için pilot teklifler tasarlamalı ve küçük çapta yatırımlar yapmalı.

Yüksek teknolojiye  sahip akıllı tozlar

Tüm vücuda check-up yapmak yerine ayrı ayrı her organa aynı anda check-up yapabilme teknolojisi, mikroelektromekanik sistemler (MEM) denen çok küçük cihazlar sayesinde yakın gelecekte kullanıma geçecek. “Akıllı toz”da denen bu teknolojiyle, bir tarım alanına serpildiğinde topraktaki ve havadaki anlık değişimleri takip etmek mümkün olacak. Sonuç olarak sigorta sektöründeki tüm branşları, büyük bir hasarın önüne geçme potansiyeli olduğu için olumlu yönde etkileyecek. Ancak bu çok küçük parçacıkların üretimi sırasında çalışanlar tarafından solunması sağlık sorunlarına yol açabilir. Aileleri ve çocukları da eve taşınan “akıllı tozlar”dan zarar görebilir. Su kaynaklarına sızması daha büyük kitleleri kötü yönde etkileyebilir. Yeni bir teknoloji olduğu için kusurlu ürünler de risk barındırıyor. Genel olarak sorumluluk sigortaları kapsamında yeni poliçeler üretilmesi gerekecek.

Lityum iyon piller

Başta cep telefonları olmak üzere elektronik pek çok cihazda yeniden şarj edilebilme özelliği sebebiyle kullanılan lityum iyon piller yeni riskler barındırıyor. Patlama ve yangın en ise önemli risk. Çevresel riskler de azımsanmayacak durumda. Yoğun talep sebebiyle lityum ve kobalt madenlerindeki çalışma şartları insanlık dışı seviyeye ulaşmış durumda. Elektrikli otomobil gibi araçların da yaygınlaşması, üretim tesislerinde yangın, iş kesintisi, iş kazası ve çevresel tazminat taleplerinin artmasına sebep olabilir. Pillerin nakliyesi de denizcilik sektöründe yeni sigorta ihtiyaçları doğurabilir. Özellikle bilgisayarda meydana gelen hasarlar sonrası, bürokratik işlemlerin gerçekleştiği dijital altyapı işlemleri aksayabilir. Çevresel zararlar ise birçok şirketin itibarının zedelenmesine sebep verebilir. Lityum iyon pillerinin geri dönüşümüyle ilgili problemler de çözülebilmiş değil.

Siber güvenlik zorlaşıyor

Yakın zamanda cep telefonlarında da kullanılmaya başlanacak olan sınır bilişim teknolojisi çok büyük miktarda verinin hızlıca transfer edilmesine olanak sağlıyor. Ancak otonom bir araçta sinyal iletimindeki gecikme can kayıplarının yaşandığı bir kazaya sebep olabilir. Bilginin hızla transfer edilebilmesi siber güvenlik ihlallerinin artmasına neden olabilir. Şiddeti düşük ama sıklığı yüksek hasarlar meydana gelebilir. Öte yandan sigorta şirketleri için sorumluluğun kime ait olduğunu saptamak imkansızlaşabilir.

Elektronik sigaralar, yeni bir bağımlılık dalgası mı?

Elektronik sigaraların bir kartuşu, bir karton sigaradan daha fazla nikotin içeriyor. Bu sebeple e-sigaralar, yeni bir bağımlılık dalgası oluşturdu. Küresel boyutta sağlık sigortasındaki hasar talebindeki olağandışı artış bu durumu doğruluyor. Aynı zamanda gençler arasında nikotin bağımlılığı sebebiyle e-sigaradan tütün ürünlerine geçiş olduğu da gözlemleniyor. Üstelik cihazın yanlış kullanımı ya da aşırı tüketim gibi nedenlerle erken ölümler de kayda geçti. Yeni bir akım olduğu için e-sigaraların uzun vadeli kullanımında nasıl sonuçlar doğuracağı henüz ortaya çıkmadı. İçeriğindeki birçok kimyasalın kansere sebep olabileceği tahmin ediliyor. Bununla birlikte cihazların patlaması da ek sorumluluk yükümlülüğü doğuruyor. E-sigaranın tüketimi ve pazarlanmasının sigorta sektörü üzerinde negatif etkileri olacağı belirtiliyor.

Hidrojen yakıt hücreleri yaygınlaşmalı mı?

Daha fazla enerjinin depolanmasını sağlayan hidrojen yakıt hücresi teknolojisi hızla gelişiyor. Hem yüksek enerjiyi hem de düşük karbonlu ekonomiye geçişi mümkün kılan bu teknolojinin yaygınlaşması birtakım riskler barındırıyor. Hidrojen ve oksijenin belli bir oranın üzerine tepkimeye girmesi patlamayla sonuçlanabilir. Hidrojen deposundan sızıntılar patlamalara yol açabilir. Bu noktada sigorta sektörünün ürün sorumluluk poliçeleriyle ciddi bir miktarda risk üstlenmesi gerekecek. Ayrıca sigorta şirketleri, hidrojen yakıt sektörü büyürken fiyatlandırmayı ve yatırım risklerini tekrardan değerlendirmesi gerekecek.

İlginizi Çekebilir