“Tasarrufu alışkanlık haline getirmeliyiz”

Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM), "Emekliliğiniz İçin Buluşuyoruz, Türkiye BES'leniyor" projesi kapsamında, Türkiye’nin en önemli vakıf üniversitelerinden biri olan İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde 27 Kasım 2019 tarihinde bir panel düzenledi.

GELECEK ENDİŞESİNİ GİDERMENİN YOLU TASARRUF YAPMAK

İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu  konuşmasında, 2001 yılında hizmete giren ve bu sene 16. yaşını kutlayan İstanbul Ticaret Odası’nın toplamda 37 lisans, 104 adet de lisansüstü programı olduğunu belirtti. 8 binin üzerinde öğrencisi bulunan üniversitenin en büyük avantajının İTO’nun desteği olduğunu da vurgulayan Yücel, bunun kendilerine büyük bir güç ve prestij sağladığını belirtti.

Konuşmasında ayrıca, gelecek endişesinin gidermenin tek yolunun tasarruf yapmak olduğunun da altını çizen Oğurlu, “Tasarruf henüz çocukken ailemizden aldığımız eğitimle başlar. Ardından içinde bulunduğumuz eğitim sitemi de bu bilincin iyice yerleşmesini destekler nitelikte olmalı. Ülkemizde şu an tasarruf yerine israfın daha fazla olduğunu görüyoruz. İnsanoğlunu diğer canlılardan ayıran temel özellik gelecek endişesidir. Bu endişeyi gidermenin temel yollarından biri de geleceğe yatırım yapmaktır. Bu maddi ya da manevi yatırım olabilir. Hayatın mihenk taşlarından biri ölçülülüktür. Ne gerektiğinden fazla cimri olacağız, ne de abartılı derecede savurgan. Gençlerimize yokluğun ne demek olduğunu mutlaka iyi anlatmak, onlara bunu zaman zaman hissettirmek gerekiyor. Tasarrufu bir alışkanlık haline getirmeliyiz” dedi.

EN ÖNEMLİ TASARRUF YÖNTEMİ BES

EGM Yönetim Kurulu Üyesi Burak Ali Göçer konuşmasına, Aktüerya’nın sigorta sektörünün en ihtiyaç duyduğu bölümlerden biri olduğunu ve bu noktada üniversitelerle gerçekleştirilen iş birliklerinin çok önemli olduğunu belirterek başladı. Konuşmasına tasarruf konusu ile devam eden Göçer ” Bireysel Emeklilik Sistemi’nin Türkiye uygulamasında dünyanın hiçbir yerinde olmayan  yüzde 25’lik devlet katkısı söz konusu. Bu işin cazibesini daha da artırıyor. Elbette şu an 17-18 yaşındaki gençlere emekliliği için tasarruf etmeye başlaması gerektiği çok karşılık bulmuyor. Fakat genç yaşta emeklilik sistemine girmenin faydaları oldukça büyük. Örneğin 20 yaşında bir genç emekliliği için sadece bir defalığına 200 TL tasarruf yapsa, fon sisteminin bunu yüzde 15 reel faiz ile değerlediğini varsayarsak,  36 sene sonra bu 200 TL, 53 bin TL olur. Diğer yandan, bireyleri uzun bir zaman dilimi yerine üç ya da beş senelik tasarruflara teşvik etmek de çok önemli. Aslında BES sistemi bunun için dizayn edilmiş. BES’de 3 sene kalırsanız devlet katkısının yüzde 15’ini, 6 sene kalırsanız yüzde 35’ini, 10 sene kalırsanız yüzde 60’ını, sistemde 10 sene kaldığınızda ve 56 yaşına geldiğinizde de tamamını hak ediyorsunuz. Yani ara dönemlerde de bir ödül durumu var” dedi.

Türkiye’de çalışan en önemli tasarruf yönteminin BES olduğuna dikkat çeken Göçer, “Şu anda gönüllü BES’in fon büyüklüğü 112,8 Milyar TL.  Otomatik katılımda ise çalışanlar adına 7,7 milyon TL’lik bir birikim var. Bu rakamlar çarpıcı gibi geliyor fakat sermaye piyasalarını düşürsek bizim gibi bir ülke için çok yüksek değil. Bu doğrultuda, tasarruf bilincinin topluma aşılanması adına hükümet tarafında yoğun bir çalışma var. Bu anlamda YEP’ te çıkan kararı mutlulukla karşıladık. Daha fazla teşvik belki gençlerimizi daha çok bu yöne doğru çeker.  Şu anda var olan 7 milyon katılımcının sadece yüzde 5’i 25 yaşının altında ve birikimleri ortalama 5 bin TL.  Bu fotoğraf, konuya el atmanın gerekliliğini ve ekstra bir teşvikle gençleri bu yöne yönlendirmeye ihtiyaç olduğunu gösteriyor.  Yüzde 25’in üzerinde bir katkının planlanması hükümetin bu konuda ne kadar istekli olduğunun da kanıtı” şeklinde konuştu.

28 Kasım 2019

İlgili Haberler

Yazarlar