Türkiye insurtech’te öncü olabilir

Insurtech konusunda hızlı hareket edebilirsek Türk teknoloji şirketlerimiz ve startup’larımız değil dünya standartlarını yakalamak, yön bile verebileceğini söyleyen Insurtech HUB kurucu ortaklarından Fatih Acer, “Bizim dijital sigortacılık yazılımlarımıza dünyada rakip olarak görebileceğimiz şirket çok az. Bizim gidip yabancı ülkelerle işbirliği yapıp sektöre hizmet etmemiz lazım” dedi.

Sektörde son yıllarda “insurtech” sık sık duyduğumuz bir kavram. Sigortacılıkta dijital dönüşümler anlamına gelen insurtech’in sektöre getireceği ivmeler hakkında Insurtech HUB Kurucu Ortağı ve AcerPro CEO’su Fatih Acer ile söyleşi gerçekleştirdik. Acer, Insurtech HUB’ın en büyük amacının 5 yıl içinde 100’ün üzerinde insurtech startup sayısına ulaşmak ve onları küreselleştirmek olduğunu belirterek Hub’ın en önemli özelliklerinden birinin de sektörün önemli oyuncuları ile birlikte bir ekosistem oluşturmak olduğunu ifade etti. Fatih Acer, AcerPro olarak 2016 yılından beri İsviçre sigorta sektörünü dijitalleştirmek için yoğun çalıştıklarını altını çizerek, “Şunu çok net söyleyebilirim ki İsviçre, Türkiye sigorta sektörünün teknolojisinin en az 10 yıl gerisinden geliyor” dedi. 

INSURTECH SİGORTAYI YAYGINLAŞTIRACAK

“Insurtech sahtekarlığı da önlemeyi sağlıyor” diyen Acer, “Diğer önemli konu da sigortacılıkta çığır açacak, risk önleyici faaliyetler. Buna en büyük örnek ise Tesla. Çok kullanışlı sensörleri mevcut ve kaza olmadan kazayı önlüyor. Sağlık sektöründe tıpkı bunun gibi çok ciddi çalışmalar yapılıyor ve hastalıkları hastalık olmadan önlüyor. Bu gelişmelerin sonucunda sağlık sigortaları ve teknolojik cihazlar aynı anda satılmaya başlanacak. Özetle; teknoloji ve sigorta poliçesi beraber satılacak. Eğer poliçe %100 riski engelliyorsa sadece bu teknoloji satılacak” diye konuştu. Fatih Acer, sigortacılıkta, müşteri, aracı kurumlar, sigorta şirketleri, reasürans şirketleri olmak üzere dört unsur olduğunu belirterek, “Sektör dijitalleşince acenteler ne olacak sorusu vardı akıllarda. Fakat şu anda insurtech çıkınca sigorta şirketlerine ne olacak sorusu var. Reasürans şirketleri kullandıkları teknolojileriyle müşteriye direkt ulaşır hale geldiler. Mesela sigorta poliçesi belirli kurallardan oluşur ve bu kuralları hasar departmanları işletir. Anlaşmazlıklar varsa mahkemelere gidilir. Eğer kurallar daha net olsa ve bunlar bir robota öğretilse, tartışmaya yer olmayacak şekilde kurallar işletilse sektörde güven sorunu kalmaz. Bu durum sigortanın da yaygınlaşmasına çok önemli katkıda bulunur” diye konuştu. 

BİLDİĞİMİZ SİGORTACILIK KOMPLE DEĞİŞİYOR

Sigortacılığın hızlı bir değişim sürecinden geçtiğine vurgu yapan Acer, “Bildiğimiz sigortacılık komple değişiyor ve tahmin ediyorum ki sadece bunlarla ilgili kurulan sigorta şirketleri öne çıkacak. Konu sadece teknoloji değil. Dijitalleşme, insurtech’te onlarca kategoriden yalnızca birisi. Sigorta sektöründeki en büyük yenilik, ‘risk önleyici faaliyetler’ olacak. Insurtech’in alt kategorilerinden bazıları otomotiv sigortaları, sağlık sigortaları ve tarım sigortaları. Sadece tarım sigortaları bambaşka bir boyut. Şu anda Agritech Hub konuşulmaya başlandı. Tarım teknolojileri sigortaya katkısı çok büyük olan bir alan. Agritech Hub’lar  İsrail ve Polonya’da çok ilerlemiş durumda. Sigorta hayatın her alanında olduğu için insurtech’in değiştirmeyeceği ve değmeyeceği bir alan yok. Dünyada bunun farkına varan sigorta şirketleri çok ciddi yatırımlar yapıyor. Şu an insurtech’in faydalarının en çok farkına varan ülke ABD, yatırımlar açısından ise en büyük Çin. İngiltere bu alanda çok faal, ardından Almanya ve İsviçre geliyor. Türkiye’deki gelişim hızı bütün dünyaya yayılabilir durumda. Insurtech konusunda hızlı hareket edebilirsek Türk startup’larımız değil, dünya standartlarını yakalamak, sektöre dünya standartlarına yön bile verebilir. Bizim teknoloji şirketlerimizin dijital sigortacılık yazılımlarına dünyada rakip olarak görebileceğimiz şirket çok az. Bizim gibi teknoloji şirketlerinin yurt dışında hizmet etmesi gerekiyor. Teknoloji ihracatını artırmak ana hedeflerimizden olmalı” şeklinde konuştu.

SİGORTA TEKNOPARKLARI KURULMALI

Insurtech’in dünyada da yeni gelişen ve duyulan bir yenilik olduğuna dikkat çeken Fatih Acer hem ülkemizde hem de dünya genelinde bu konuda yapılanlar konusunda şunları söyledi: “Allianz, Axa gibi büyük şirketler bu konuda yoğun çalışmalar sürdürüyor. Allianz Almanya’nın insurtech inovasyon departmanının başında Türkler var. Allianz’ı insurtech konusunda inove edenler Türkler. Axa mesela Fransa’da bunun için laboratuvarlar kurdu. Eureko Sigorta’nın Hollanda’da ciddi çalışmaları var. HDI Sigorta da Almanya’da laboratuvar kurdu, çalışmalar yapıyor. Almanya’daki Insurtech HUB Münih 5-6 farklı sigorta şirketinin beraber ortak kurduğu kapalı bir hub aslında. Türkiye’de Insurtech HUB’ın kurduğu sisteme herkes girebilir. Dünyadaki her hub’ın farklı bir çalışma şekli var ama ortak olan startup’ların geliştirilmesi. Startup’lara verilen destek artırılmazsa bu sadece teknolojik bir gelişme olarak kalır. Insurtech HUB’ın en büyük amacı 5 yıl içinde 100’ün üzerinde yerli insurtech startup’ı keşfetmek, desteklemek ve küreselleştirmek. HUB’ın en önemli amaçlarından birisi de sektör oyuncuları tarafından desteklenmesi. Insurtech Hub, Türkiye’de faaliyetlerine 2019 Ocak ayında Türkiye’nin en büyük kuluçka merkezi olan Yıldız Kuluçka’da başladı. Başında Genel Müdürü olarak Andrew Warburton ve Program Lideri olarak Ebru Sakine Şevli var. Şu anda sigorta sektöründe inovasyon çalışmaları yapmak isteyen, insurtech startup’ları desteklemek isteyen 17 tane üyeleri var. Diğer taraftan birçok üniversite ile de işbirliği planlanıyor. Ülkemizde sigorta teknoparkları kurulması lazım. Yakın tarihte sağlık teknoparkı kuruldu. Sadece insurtech ya da sigorta teknoparkları kurulması lazım. Öncülüğe ihtiyaç var. Sanal teknopark ve sanal kuluçka merkezleri kurulmalı. Konu insurtech ise her şey sanal olabilmeli.” 

İSVİÇRE SİGORTA SEKTÖRÜNÜ DİJİTALLEŞTİRİYORUZ

AcerPro, 2005 yılından beri sektörü dijitalleşmeye çalıştıran bir yazılım şirketi. Bugün gelinen noktada 40’a yakın sigorta şirketinin 170 tane online ürününü, 6 tane bankanın bankasürans yazılımlarını, 10 acentenin de dijital sigorta programlarını geliştiriyor. 2016 yılından beri de İsviçre sigorta sektörünü dijitalleştirmeye çalışıyor. “Şunu çok net söyleyebilirim ki İsviçre, Türk sigorta sektörü teknolojilerinin minimum 10 yıl gerisinden geliyor. Orada sektörün bakışı şu an dijitalleşmeli miyiz yoksa dijitalleşmemeli miyiz?”diye konuşan Fatih Acer şu an orada iki tane büyük proje üzerine çalıştıklarını belirtti. 60 kişilik bir yazılım şirketi olduklarını, yaptıkları çalışmalar ile İsviçre’de tamamen dijital çözümler getirdiklerini ve yoğun talep aldıklarını ifade etti.

Hande Bostanoğlu
hande@sigortacigazetesi.com.tr


2 Ağustos 2019

İlgili Haberler

Yazarlar