Yavaşlayan ticaret ortamında KOBİ’lere alacak sigortası güvencesi

 Yavaşlayan ticaret ortamında KOBİ’lere alacak sigortası güvencesi

Ülkemizde şirket bilançolarının neredeyse yarısına yakın bir kısmını alacaklar oluşturuyor. COVID-19 nedeniyle ticaretin yavaşladığı ve alacaklarda belirsizliğin arttığı bir dönemde KOBİ’lerin desteklenmesi için Devlet Destekli Alacak Sigortası büyük önem taşıyor. 

Normalleşme adımları hayata geçiriliyor olsa da yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgınının küresel ekonomilere maliyetinin çok büyük boyutlara ulaşması bekleniyor. Bu durum da başta küçük ve orta boyutlu işletmeler olmak üzere iş ve ticaret dünyasını endişelendiriyor. İşletmeler için en büyük risklerden biri ise alacaklarını temin edememek. 

4 YILLIK BÜYÜME KAYBOLABİLİR

Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal İlişkiler Departmanı tarafından yayınlanan “2020 Ortası İtibarıyla Dünya Ekonomik Durumu ve Olasılıklar” adlı çalışmaya göre küresel ekonominin COVID-19 sebebiyle %3.2 küçülmesi bekleniyor. Bu durum en fazla gelişmiş ülkeleri etkileyecek olsa da gelişmekte olan ülkeler de negatif olarak etkilenecek. Rapora göre tahmini ekonomik daralmanın küresel ekonomiye maliyetinin 8.5 trilyon dolar seviyesine çıkabileceği öngörülüyor. Bu da 4 yıllık ekonomik kazanımların kaybolması demek. Dünya çapında hükümetler ise aldıkları önlemler ve mücadele programları ile COVID-19’un etkilerini azaltmaya ya da darbeyi yumuşatmaya çalışıyor. Hükümetlerin açıkladıkları mali önlemlerin boyutu neredeyse dünya ülkelerinin toplam GSYH’sinin %10’una ulaşmış durumda. Ülkemizde de bu anlamda atılan değerli adımlardan birisi Devlet Destekli Alacak Sigortası’nın genişletilmesi oldu.  

125 MİLYON LİRAYA KADAR KOBİ’LER GÜVENCE ALTINDA

25.03.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan KOBİ’lere yönelik Devlet Destekli Ticari Alacak Sigortası Tarife ve Talimat Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ve 30.03.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 2326 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnâmesi ile 01.04.2020 itibarıyla KOBİ’lere Yönelik Devlet Destekli Ticari Alacak Sigortası’nda yeni bir aşamaya geçildi. Mevcutta yıllık net satış hasılatı 25 milyon liranın altında olan mikro ve küçük işletmeleri kapsayan sistem, orta büyüklükteki işletmeleri de kapsayacak şekilde genişletildi. Böylece yıllık net satış hasılatı 125 milyon liraya kadar olan tüm KOBİ’ler, alacaklarını ödenmeme riskine karşı sigortalayabilecekler.

Bununla birlikte, alacak sigortası talebinde bulunan işletmenin vadeli satışlardan elde ettiği cirosuna göre alıcı başına 750 bin liraya kadar teminat limiti sağlanabilecek. Azami teminat limiti, alacak sigortası talebinde bulunan işletmenin, alıcı için talep ettiği teminat limiti ve risk değerlendirme kriterleri dikkate alınarak artırılabilecektir. Böylece sigorta sektörü KOBİ’lerin teminat ihtiyaçlarına cevap vermiş olacak. Alıcı bazında yapılan risk değerlendirmesi ile ticari alacak sigortası hasarın tazminin yanı sıra risk yönetimi danışmanlığı hizmeti de sunuyor. 

VADE SEÇENEKLERİ ARTIRILDI

Buna ilave olarak, vade seçeneklerine 120, 180 ve 360 güne ek olarak 240 gün de eklenirken, teklifin sunulduğu tarihten itibaren 10 gün içinde poliçenin düzenlenmesi durumunda ilgili poliçeye ilişkin teklif kapsamında sorgulama ücreti alınmaması kararı alındı. Devlet Destekli Ticari Alacak Sigortası Sistemine Devlet Tarafından Taahhüt Edilecek Reasürans Desteğine Dair Karar ile, küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik ticari alacak sigortası sunulmasını içeren devlet destekli sistem kapsamında 1 Nisan 2020’den 1 Nisan 2021 tarihlerine kadar düzenlenen sigorta sözleşmelerine ilişkin reasürans ve devlet desteği tanımlandı. 


Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Atilla Benli: Alacak sigortasında teminatın artmasıyla daha fazla sigortalıya erişim sağlanacak

‘Devlet Destekli Ticari Alacak Sigortası’ kapsamının genişletilmesi ile yıllık cirosu 125 milyon liraya kadar olan firmalar için teminat sağlanmasıyla daha fazla sigortalıya erişim sağlanacağı ve bu kapsamda devlet destekli ticari alacak sigortasına olan ilginin devam edeceği öngörülmektedir.”

Geçtiğimiz yıl ABD ile Çin arasında yaşanan ticaret gerginliğinin, küresel ticaretin büyüme hızını 2009’dan beri görülen en düşük seviyeye çekmesinin ardından, COVID-19 salgınının bu yıl dış ticaretin gelişimi önündeki en büyük engel olacağının öngörüldüğünü ifade eden Benli, “2020 yılının ilk yarısında gelişen ve gelişmekte olan ülkelerde söz konusu salgına bağlı olarak resesyona girilmesinden endişe duyulmaktadır” dedi. Benli, COVID-19’un küresel piyasalara etkisini “Uluslararası Nakliyat Sigortacıları Birliği (IUMI) tarafından yapılan değerlendirmede ülkelerin salgın nedeniyle aldığı geniş önlemler ile sınır kapama politikalarından dolayı küresel ticaretin ilk çeyrekte 1 trilyon dolar kayba uğraması ve 2020 yılında tüm dünyada %2,4 olan GSYH büyüme tahmininin COVID-19 salgını etkisi ile %0,5 olarak gerçekleşeceği ifade edilmektedir. Bu kapsamda, COVID-19 salgını sonrasında yaşanan tahribatın 2009 yılı finansal krizinin yaratmış olduğu tahribatın 2 katından daha fazla olacağı öngörülmekte olup araştırmalar küresel olarak bu süreçten etkilenmeden çıkacak neredeyse hiçbir sektörün kalmadığını göstermektedir” sözleriyle değerlendirdi. 

TAZMİNAT TALEPLERİNDE ARTIŞ OLABİLİR

Salgın sürecinin dünya ekonomisinin İkinci Dünya Savaşı’ndan bugüne kadar yaşadığı en ciddi sınav olduğu dikkate alındığında salgın sonrasında pek çok sektörde iş süreçlerinde yapısal değişikliklerin gerçekleşmesinin beklendiğini aktaran Benli, “Ancak bu sürecin pek çok işletme için oldukça zor geçmesi ve tüm dünyada tahsilat sürelerinin uzaması beklenmektedir. Uluslararası bir sigorta grubu tarafından yapılan araştırmaya göre dünya genelinde iflasların %20 oranında artması beklenmektedir” şeklinde konuştu. Bu oranın ABD’de %25, Avrupa’da %19 ve Çin’de % 15 olacağının öngörüldüğünü de sözlerine ekleyen Benli, “Dünya ekonomisine paralel olarak kelebek etkisi ile aynı durumun Türkiye’deki şirketler tarafından da yaşanması ve ticari alacak sigortasında vade ve hasar bildirim sürelerinin uzaması beklenebilir” şeklinde konuştu. Benli, alacak sigortası tazminat taleplerinde bir artış olacağını da dile getirdi: “İçinde bulunulan durumun ilk etapta özellikle yurtiçinde faaliyeti duran işletmelerin tedarikçilerine yapacağı ödemeler ile ihracat alacaklarında gecikmeye neden olması ve ticari alacak sigortası kapsamındaki tazminat taleplerinde belirli bir artışa neden olması beklenmektedir.”

Türk sigorta sektörünün, üretimin, ticaretin kısacası iktisadi hayatın işleyebilmesi için gereken güvenceyi ve yeni girişimler için ihtiyaç duyulan fonları sağlayan kritik sektörlerden olduğunu belirten ve bu süreçte gerçekleşecek tazminat taleplerini karşılayabilecek güçte olduğunu vurgulayan Benli, “Türk sigorta sektörü, üretim yapan, ürünlerini ihraç eden ve ticaretle uğraşan sektörleri fiziksel risklerin yanı sıra finansal risklere karşı da korumaya devam edecek; üretim ve ticaretin yapılmasına ve sürdürülmesine katkıda bulunarak, reel sektöre güven vermeye devam ederek bu zor süreci birlikte aşmamıza destek olacaktır” dedi.

‘ALACAK SİGORTASININ ÖNEMİ DAHA İYİ ANLAŞILDI’

2020 yılının ilk çeyreğinde çok sayıda sektörün risk değerlendirmesinin olumsuz yönde etkilendiği görülüyor. Bu kapsamda, 2020 yılında salgına bağlı olarak ticari kayıpların önemli ölçüde artmasıyla beraber ticari alacak sigortasına olan ilginin de yükseliş göstereceğini belirten Benli, “COVID-19 salgınının ülkemizde görülmeye başlandığı dönem öncesine de bakıldığında, alacak sigortalarının 2019 yılsonu içinde toplam prim büyüklüğünün 304 milyon liraya ulaşmış olduğu görülmektedir. Söz konusu üretimin 10 milyon lirasını Devlet Destekli Alacak Sigortası oluşturmaktadır” şeklinde konuştu.

Benli, alacak sigortası hakkında şu değerlendirmeleri yaptı: “Alacak sigortası ürünü, geleneksel sigorta ürünlerinden farklı bir perspektife sahip olup fazla bilgi sahibi olunan bir ürün değildir. Acentelerimizin geleneksel sigorta ürünlerinin dışında finansal ürünlere de yönelmeleri, hem onların aracılığıyla bu ürünün etkin şekilde piyasalara sunulmasını sağlayacak hem de ilerleyen dönemde önemi daha da artacak olan bu sigorta ürününden alacakları payı artıracaktır. Diğer taraftan, ‘Devlet Destekli Ticari Alacak Sigortası’ teminat kapsamının genişletilmesi ile yıllık cirosu 125 milyon liraya kadar olan firmalar için teminat sağlanmasıyla daha fazla sigortalıya erişim sağlanacağı ve bu kapsamda devlet destekli ticari alacak sigortasına olan ilginin önümüzdeki dönemde devam edeceği öngörülmektedir. Sonuç olarak, 2020 yılında ticari kayıpların artacağı öngörülmekte olup, artan hasar maliyetine karşın her zaman olduğu gibi COVID-19 salgını sürecinde de sigorta sektörü sigortalılarımızın yanında olmaya ve onları desteklemeye devam edecektir. Bu çerçevede gerek artan risk algısı gerekse de Devlet Destekli Ticari Alacak Sigortası’nın kapsamının genişletilmesi ile ticari alacak sigortasının sektörümüz ve acentelerimiz için önemi içinden geçmekte olduğumuz süreçte daha net anlaşılmıştır.” 

NORMALLEŞMEYE KATKI 

25 milyon liranın altında olan mikro ve küçük işletmeleri kapsayan sistemin, orta büyüklükteki işletmeleri de kapsayacak şekilde genişletildiğini aktaran ve artık yıllık net satış hasılatı 125 milyon liraya kadar olan tüm KOBİ’lerin alacak sigortası kapsamına alındığını belirten Benli, yapılan değişikliklerle ilgili görüşlerini aktardı: “Sonuç olarak, yapılan değişiklikler ile küçük ve orta ölçekli işletmeler için ticari alacak sigortası kapsamındaki risklerin etkin bir şekilde koruma altına alınması amacıyla kamu otoritesinin girişimiyle oluşturulan sistem, sadece hasarın tazmini açısından fayda sağlamamakta aynı zamanda gerek sektörün gelişimi, gerekse piyasanın desteklenmesi adına fayda sağlayacak bir sistem olarak değerlendirilmektedir. Yapılan düzenlemelerin de daha fazla sigortalıya ulaşılmasına olanak sağlanacağı öngörülmektedir. Kapsamı genişletilen alacak sigortasının küresel salgının yarattığı belirsizliklerin azaltılması ve hayatın normalleşmesine katkı sağlaması beklenmektedir.”


Quick Sigorta Finansal Risk ve Analiz Müdürü Yasemin Ezenerden: Alacak sigortasının her alana olumlu etkisi olacak

“Alacak sigortasının tanıtımı ve yaygınlaştırılmasıyla birlikte ticari risklerin güvence altına alınmasının sadece tek bir alana değil, ticari faaliyette bulunan her alana olumlu etkileri olacak.”

Quick Sigorta Finansal Risk ve Analiz Müdürü Yasemin Ezenerden, devlet destekli alacak sigortası ile ilgili açıklamalarda bulundu. Yasemin Ezenerden, kapsama 125 milyona kadar yıllık net satış cirosu olan KOBİ’lerin alacaklarının da
eklendiğini söyledi ve ekledi: “Yıllık net satış cirosu 25 milyon liranın altında olan mikro ve küçük işletmelerin kapsamından orta büyüklükteki işletmeler ve yıllık net satış cirosu 125 milyon liraya kadar olan KOBİ’lerin alacakları ödenmeme riskine karşı sigortalanabilmektedir.” 

‘OLUMLU ETKİSİ OLACAK’

Mikro, küçük ve ortak büyüklükte olan işletmelerin alacaklarını tahsil edememeleri durumunda zararlarının karşılanması ve alacaklarının garanti altına alınmasının KOBİ’lere büyük faydasının dokunacağını vurgulayan Ezenerden, “KOBİ’lere Yönelik Devlet Destekli Ticari Alacak Sigortası, KOBİ’lerin nakit akışlarını sağlıklı bir şekilde düzenlemelerini, taahhütlerini yerine getirebilmelerini kolaylaştıracak. Bu ürün aynı zamanda KOBİ’lerin planlı bir şekilde ilerlemelerine de katkıda bulunacaktır dedi.

Quick Sigorta olarak Devlet Destekli Alacak Sigortası ürününde yapılan son değişikliklerle birlikte ürüne olan ilgi ve talepte önemli bir artış gördüklerini dile getiren Ezenerden, ürünün tanıtımı ve yaygınlaştırılmasıyla birlikte ticari risklerin güvence altına alınmasının sadece tek bir alana değil, ticari faaliyette bulunan her alanda olumlu etkilerinin olacağını sözlerine ekledi. Ezenerden, “Böylelikle firmalar müşterilerini daha iyi tanıyıp, analiz etme fırsatına sahip olacak” dedi.


Aksigorta Genel Müdür Yardımcısı Fahri Altıngöz: Alacak sigortası KOBİ’lerin elini rahatlatacak 

“KOBİ’lerin alacaklarını tahsil etme konusunda yaşayabilecekleri sıkıntıyı ortadan kaldırabilmeleri, finansal tabloları konusunda endişe etmeden işlerine odaklanabilmeleri açısından alacak sigortasının oldukça faydalı olacağını düşünüyorum.” 

COVID-19 salgınının hem dünya hem de ülkemiz ekonomisinde önemi ölçüde bir daralmaya sebep olduğunu söyleyen Aksigorta Genel Müdür Yardımcısı Fahri Altıngöz, bu konuda en çok etkilenen kurumların KOBİ’ler olduğunu söyledi. “Pek çok şirket ya üretim kısıtlamasına gitmiş ya da üretimlerini tamamen durdurmak zorunda kalmıştır. Bu olumsuz tablodan en çok etkilenenler ise finansal güç ve sermaye açısından daha zayıf olan KOBİ’ler olmuştur. Tahsilatlarını karşılamada ciddi bir sıkıntı içerisinde olan bazı KOBİ’ler için alacak sigortası adeta bir can suyu niteliğinde olacaktır” şeklinde konuşan Altıngöz, alacak sigortası hakkında şu yorumlarda bulundu: “Alacak sigortası 2 yıl önce hayata geçtiğinde kapsamı bu kadar geniş değildi. Mart ayında yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Hazine KOBİ’ler için desteğini gösterdi. Bu anlamda içerisinde bulunduğumuz zor günlerde hem kamu hem de sigorta sektörü olarak alacak sigortası ile KOBİ’lerimizin yanındayız. Yeter ki onlar bu üründen faydalansın ve iş yapmaktan çekinmesinler.”

Alacak sigortası ürününe olan talebi de değerlendiren Altıngöz, “Şu anda bu ürünle ilgili yaşayan 6 bin civarında poliçe bulunuyor. Yaşanan salgın hastalık da göz önünde bulundurulduğunda, KOBİ’lerin alacaklarını tahsil etme konusunda yaşayabilecekleri sıkıntıyı ortadan kaldırabilmeleri, finansal tabloları konusunda endişe etmeden işlerine odaklanabilmeleri açısından da bu ürünün oldukça faydalı olacağını düşünüyorum” dedi. Altıngöz, ilerleyen dönemde hem salgın hastalığın yaratmış olduğu ekonomik tablo hem de ürün kapsamını genişleten değişikliklerin alacak sigortasını çok daha sık duyacağımızın bir habercisi olduğu yorumunda bulundu.

RİSK YÖNETİMİNE KATKI 

Alacak sigortasının hasar ödeme fonksiyonu dışında işletmelere başka avantajları da bulunduğuna değinen Altıngöz, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Alacak sigortası ile müşteriler analiz ediliyor, finansal durumları izlenerek şirketin risk yönetimine katkı sağlanıyor. İşletmeyi öngörülemeyen tahsilat problemlerine karşı koruyarak, finansal yapılarını güçlendiriyor. Bilançolarının aktif kalitesini yükselterek bankalar ve finansal kuruluşlar nezdinde kredibilitelerini artırmalarına yardımcı oluyor. Sorunlu alacaklara ilişkin hukuki takip işlemleri işletme adına yürütülüyor. Böylelikle şirket yönetimleri alacak sorunlarını bir kenara bırakarak asıl faaliyet alanlarına odaklanabiliyorlar ve yeni müşteriler konusunda danışmanlık hizmeti alabiliyorlar. Bu ürün, onların en az riskle yeni müşterilere sahip olarak satışlarının artırılmasına katkı sağlıyor.”

Avatar

Umut Deniz Elçi

İlginizi Çekebilir