Ali Erül

Yolculuk nereye?

ŞEHİRLER arası yolculuk yaparken mola yerinde karşılaşılan bir araç sürücüsü sorduğunda yanıtı kolay belki ama aklı çalışan ortalama bir dünya vatandaşına genel gidişat bağlamında sorulduğunda yanıtı epey zor bir soru bu.
Geçen gün internet üzerinden yayın yapan bir programın konuğu olan tanınmış araştırmacı son yaptıkları araştırmanın özellikle gençler ile ilgili olan sonuçlarını yorumluyordu. “Sanılandan daha çok okuyorlar”, “söylenildiği gibi sorunlara duyarsız ve ilgisiz değiller”, “bireysel görünseler de bütünsel çözümleri destekliyorlar” filan. İç ferahlatan, umut veren bulgular.
Bunun yanında dünya da öngörülemeyen bir değişim yaşıyor. Küresel bir durgunluk, uluslararası ilişkilerde sürekli bir gerginlik, doğal kaynak savaşları, eşitsizlik ve adaletsizliğin çoğu coğrafyada artması.
Bir diğer önemli değişim de kurulu düzenin temel taşlarında. Bilgi artık ucuz, neredeyse bedava. İletişim ışık hızında ve o da neredeyse sıfır maliyetli. Para kazanmak, yaşam sürdürmek rekabet yüzünden ne kadar zorlaşırsa zorlaşsın teknoloji ve etkileşimin gelişmesi ile yepyeni iş kolları ve gelir üretme modelleri de ortaya çıkmakta. Öyle ki daha geçenlerde baktığım dünyanın en değerli şirketleri listesinin ilk 3 sırasındaki şirketler bundan 30-40 yıl önce var olmayan şirketler. Bir öngörüye göre de bundan 20-25 sene sonra ilk 500 şirketin arasında yer alacak 200-250 şirket bugün henüz kurulmamış şirketler.
‘70’ler, ‘80’ler ve hatta ‘90’ları görüp yaşayanlar eski dünya ve yeni dünyanın fark ve karşıtlıklarını en iyi bilenler ama ya bu insanların çocukları, torunları nasıl bir geleceğe gidiyorlar?
Nesnel bir bakış açısı ile önümüzdeki birkaç on yılın en önemli sorunu nüfus, enerji, doğal kaynaklar ve beslenme olacak sanırım. Bunun yanında eğitim, sağlık,emeklilik hizmetleri ve çevre konuları da gündemin ön sıralarında yer alacak.
Peki ya AI yani yapay zeka, robotlar, Endüstri 4.0, makinelerin interneti filan. Tedirgin edici ve meçhul gibi hala.
Bilinmeyeni bugünden öngörebilmek ne kadar zorsa salt öngörmek zor diye de boş vermemek lazım öte yandan.
Makinelerin interneti olacaksa önce doğru dürüst çalışan makineleri yapmak gerek. İnterneti herkesin her yerde her an ve mümkünse bedavaya kullanacağı hale getirmek lazım. Yapayını yapamasan da önce doğal zekaya odaklanmak, olanı da artırmak lazım. Robot yapamıyor olsan da işleri ve süreçleri robotların bile yapabileceği bir netlik ve yalınlığa getirmek lazım.
Eğer enerji ve doğal kaynak sıkıntısı öngörülüyorsa bunların kullanımını sağduyu ile yapmak, olabildiğince yenilenebilir olanlarına yönelmek, doğaya ve çevreye saygı ve sevgi ile yaklaşmak gerekir.
Mesela son birkaç ayın sıcaklık ortalamalarının son onlarca yılın en sıcak ayları arasında yer almasını fark etmek, ısınmaya para harcamadım diye sevinirken bu iklim değişikliğinin torunlarımızın yaşamlarına hangi yansımaları olacağını da düşünmek gerekir.
Yani kabus gibi, uyum sağlayamayacağımız bir gelecek yok kesinlikle ama bu uyumu geçmişin alışkanlıkları ve öğretileri ile sağlayabileceğimizi sanmamız da çok tehlikeli.
Deniyor ki her şey iyi ve yolunda giderse insanlar yakın gelecekte öncelikle mutluluk ve eğlenme arayışında olacak. Bu da daha az çalışma, daha çok hobi, kültürel etkinlik, yolculuk, sosyalleşme demek. Onca işsiz insan varken belli konularda hala uygun çalışan bulamamak, en muhafazakarından en liberaline herkesteki sosyal medya çılgınlığı, ortalama gelir düşerken bile yurtiçi-yurtdışı yolcu sayılarının artması, internet üzerinden milyonlarca kez izlenilen klipler, filmler vs aslında bir anlamda ipuçları bu gelişmenin.
İnsanlık farklı ve bence renkli bir geleceğe gidiyor. Geçmişin öğretileri ve deneyimlerinin yanına gidilen yer hakkında ön bilgi ve oradaki hareket planlarını da eklemek şart. Gelecek güzel olacak, yeter ki olabilecekleri öngörüp hazırlıklı ve donanımlı olalım.
Görüşmek üzere.

2 Aralık 2019

İlgili Haberler

Yazarlar