Okan Utkueri

Reasürans piyasalarında bahar havası daha ne kadar devam eder?

Geçen ay, reasürans piyasalarında yaşanan “yumuşak piyasa koşulları ne kadar devam edecek?” ya da bir başka deyişle “reasürans fiyatları artmaya başlayacak mı?” sorularına yanıt aramıştık. Bu trendi değiştirecek iki ana etken olabilir: Aynı yıl içinde meydana gelecek birden fazla mega katastrofik hasar ve finansal piyasalarda sıkı para politikalarının yaygınlaşıp likiditenin daralması...

Reasürans piyasalarında yaşanan bahar havasının arkasında iki temel sebep var:
İlki, katastrofik hasarların boyutunun azalması, ikincisiyse reasürans sermayesinde artış ve kapasite bolluğu…
İlk maddeyi geçen ay detaylı olarak incelemiştik. Yanda yer alan, 1990 yılından itibaren hazırlanan “Global ROL Index” verilerine bakıldığında, yıllar içinde meydana gelen hasar tutarları ile fiyat seviyesi arasında çok yakın bir ilinti olduğu net olarak görülüyor. Burada dikkat çekici nokta, reasürans piyasasının hacmindeki artışa paralel olarak, benzer büyüklükteki hasar hadiselerinin fiyatlar üzerindeki etkisinin daha sınırlı kalmaya başlamış olması.
Bir başka ifadeyle, reasürans şirketlerinin sermaye yapısını etkileyecek ve dolayısıyla piyasa trendini değiştirmek için çok daha ciddi büyüklükte afet hasarlarına ihtiyaç var.

 

Reasürans sermayesinde artış ve kapasite bolluğu
2008 global finansal kriz sonrasında uygulanan gevşek para politikaları ve düşük faiz ortamı, ciddi bir likidite fazlasının oluşmasına sebep oldu.
Mevcut bu likidite bolluğundan, reasürans piyasaları da faydalandı. Reasürans kapasitesi olarak sektörde yer alan semaye tutarında 2008 yılı sonrasında önemli bir artış yaşandı.
Aşağıdaki tabloda görüleceği üzere, 2006 yılında 385 milyar USD düzeyinde olan global reasürans sermayesi, 2016 yılında 595 milyar USD düzeyine ulaştı.
Bu tablo, son 10 yıllık dönem içerisinde, reasürans şirketlerinin sermaye tutarının yaklaşık %50 oranında arttığına işaret ediyor.
Bu süreç içerisinde, özellikle başta afet bonoları (CatBond) olmak üzere, alternatif resürans araçlarının ön plana çıktığını ve bu alana yönelen sermaye tutarının ciddi bir artış gösterdiğini söylemek mümkün. 2016 yılı itibarıyla, alternatif reasürans ürünleriyle sağlanan kapasite tutarının 78 milyar USD seviyesine ulaştığı görülüyor.

DÜZELTME HAREKETİ SÜRPRİZ OLMAZ
2017’de ilişkin yenilemeleri değerlendirdiğimizde, indirim oranları azalmış olsa da, fiyatlarda hala düşüş trendinin geçerli olduğunu belirtmek gerekir.
Önümüzde, trendi değiştirebilecek iki ana etken olabilir:
1. Aynı yıl içinde meydana gelebilecek birden fazla mega boyutta katastrofik hasar,
2. Finansal piyasalarda sıkı para politikalarının yaygınlaşması ve likiditenin daralması.
Umarız hiç gerçekleşmez, ama ilk maddedin ne zaman ve ne büyüklükte karşımıza çıkacağını kestirmek mümkün değil.
Öte yandan, ikinci koşul, FED’in (Amerikan Merkez Bankası) faiz artırım sürecini başlatmasıyla aslında somut bir hal aldı. FED faiz artışlarının frekansı ve şiddeti ile diğer merkez bankalarının bu konudaki tutumu, bu gelişmelerin reasürans piyasalarına etkisi konusunda belirleyici olacak.
500 milyar USD üzerinde bir büyüklükten bahsedilen ve ciddi bir hacme sahip reasürans piyasalarının artık belirgin bir stabiliteye sahip olduğunu belirtmek gerekir. Piyasanın, karşılaşacağı sürprizleri, büyük dalgalanmalar olmadan, kendi içerisinde dengeleyeceğini beklemek çok yanlış olmaz.
Yine de, geleceğe yönelik projeksiyon yapanların, reasürans koşulları ve maliyetler açısından, aşağı yönlü trendin devamı ve daha fazla düşüşten ziyade, yukarı yönlü bir düzeltme hareketinin daha olası olduğunu varsayarak hareket etmesinde yarar olacaktır.

2 Mayıs 2017

İlgili Haberler

Yazarlar